1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Vasat Ümmetin Gerçekliği
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Vasat Ümmetin Gerçekliği

A+A-

 

Bendeniz Kur’an aşığı, Allah ve Resul sevdalısı bir insanım. Bizdeki bu sevgi ataerkil olarak ebeveynlerimizden gelen bir sevgi. Onlar Kur’an okumayı da anlamayı da bilmiyorlardı, tamamen doğal sevgiydi onlarınki. Biz de kendi çapımızda bir şeyler öğrenme gayretinde olduk hiç şüphesiz. Bu anlamda bilgilerinden yararlanabileceğim her türlü cemaat, tarikat, hacı hoca kim varsa onlarla oturup kalkar, bilgilerinden istifade etmeye çalışırım. Kur’an’dan başka hiçbir şeye aidiyet de duymam.

Türkiye artık eski Türkiye değil bende eski Ahmet değilim. Üstelik gazeteci bir kimliğimde var. Yani elde ettiğim bilgileri eskiden olduğu gibi körü körüne kabul etmem, sonuna kadar sorar sorgularım. Hani bizde bir söz var, canı yanmış eşek attan hızlı gider diye. Ben geçmişte bu bilgilere ulaşırken çok canım yandı, kimse kusura bakmasın artık sadece yoğurdu değil her şeyi üfleyerek tadıyorum. Birilerinin zoruna gidebilir, kabul etmeyebilir, onlar da kendileri bilir. İlim öğrenmekte öğretmekte öyle kolay değil. O kadar kolay olsaydı Allah Resulü hiç zorlanmadan hallederdi bu işi. 

Emekliliğin ardından taşınma ve covid salgınından dolayı birçok konuda olduğu gibi toplantı, sohbet gibi etkinliklerde internetten sosyal medya araçları üzerinden yapılmaya başlandı. Yüz yüze de bunları yapanlar var ama malum sebeplerden dolayı biz henüz yeni çevre edinemedik, etrafa açılamadık. Bu nedenle de internetten bu sohbet ve toplantılara devam ediyoruz karınca kararınca. 

Yeri gelmişken şunu da ifade edeyim, bilgiye ulaşabileceğim her kişi ve kuruluştan azami derecede  istifade ederim ama kendimi onlardan biriymiş gibi tanımlamam. Geçmişte de böyleydi bugün de böyle.  Aradaki mesafeyi onların benim kişisel hak ve özgürlüklerime gösterdikleri veya gösterecekleri saygı ve hoşgörü belirler. Kimseye bencil, üstenci ve kibirli yaklaşmam öyle yaklaşandan da hoşlanmam. Gösterdiğim saygı kadar saygı beklerim, gösterilen saygı kadar saygı gösteririm.

Bu ülkede dil yetersizliği ve ahlaki eksiklik anlaşmazlıkların en temel nedeni. Düşünsenize, aynı dili kullanıyoruz, aynı kelimeleri kullanıyor aynı cümleleri kuruyoruz ama anlaşamıyoruz. Kronik bir vakıa. Özellikle dini ve siyasi konularda bu yüzden kimse kimseyle anlaşamıyor. Hiç kimse cümlenin ayniliğine, fiillerin yanlışlığına bakmıyor failler bizdense karşı taraf tu kaka oluyor. Hiç kimse failin fiilindeki yanlışa bakmıyor hatırlattığınız zaman niye topa girdin suçlamasıyla karşılaşıyorsunuz. 

Şunu da buraya not düşelim de belki anlayan birileri çıkar. Malumunuz işitme engelli biri olduğum için konuşulanları anlamak için güçlük çektiğimiz bir gerçek. Ama yazılanları okuyup anlayacak yeterliliğe de sahibiz Elhamdülillah. Birilerinin sadece kendileri her şeyi anlıyormuş gibi karşısındakini aptal yerine koyması hiç yakışık olmayan ahlaki bir travmadır. Okumuş, mürekkep yalamış ben bilirim diyen insanlardan toplumun beklediği yapıcı ve düzenleyici üsluptur. Bilgi bunun için vardır, bilmek bunun için önemlidir. Yıkarak bilgi paylaşılmaz, başkalarını küçümseyerek hiç olmaz. Hele ki dini anlatımlarda bu hiç olmaz, olamaz olmamalı. 

Siyasilerin ötekileştirici şiddet dilini kullanmalarını anlarım da din anlatanları anlamak mümkün değil. Siyasiler kendilerini ve partilerinin geleceğini düşünüp oy avcılığı yapmaları varlık nedenleri olduğu için gerekli olabilir. Ama anlatılan din kimsenin babasını dini değil, din Allah’ındır. O’ Resulüne nasıl yaşanılmasını anlattığı gibi anlamak, Resulün yaşadığı gibi yaşamak zorunluluğumuz var. Karşılığını da yine Allah’tan bekleyerek anlatmak. Yoksa din anlatmış olmayız, kendimizi anlatırız. 

Din ve siyaset hayatın iki gerçeği. Hangisi ağır basar derseniz dini tercih ederim. Zaten bu yüzden siyasete sıcak bakmıyorum. Dinime zarar vermediği oranda yaklaşırım. Dinime laf etmedikleri, hakaret etmedikleri sürece haksızlığa uğrayanlara da destek veririm. Gelin görün ki dinime ve devletime laf edenler, hakaret edenler bile bazı dini çevrelerce itibar edilip destek görürken bizim en masum uyarımız topa girmek oluyor. Üstelik bir de kınanıyorum. Vallahi bu Müslümana yakışır bir tutum değil billahi de. 

Yapım gereği sürü psikolojine itibar etmem, güdülmekten hoşlanmam. Kimseye de bu muameleyi yapmam. Her fırsatta ülkenin cumhurbaşkanına, tek adam, diktatör diyenler başkalarının görüşüne saygı göstermiyorsa kimse kusura bakmasın suçladığı zihniyetin aynısını yaparak kimse bir yere varamaz. Bu ülkede gücü eline geçiren herkes diktatörlüğe soyunuyorsa demokrasi algısında problem var demektir. Dilimize ve söylemlerimize ölçü getirmediğimiz müddetçe herkes yaptığı kavgayı dava görür daha öte gidemez. 

Gelelim vasat ümmet kavramına. Birçok ayette geçmesine karşın en belirgin ifadeler Bakara süresi ayet 143 de geçer. “İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Elçinin de size şahit olması için sizi dengeli bir ümmet kıldık” Ayette geçen ümmet-i vesat tamlaması “orta, dengeli, adaletli, ölçülü, denk, uyumlu, ılımlı, hayırlı bir topluluk” anlamına gelmektedir. İfrat denen “aşırılık”lardan ve tefrit denen “küçümsemecilik”ten uzak olup itidal denen dengeyi tutturan topluluk demektir. İsteyen ayetin öncesini ve sonrasındaki ayetleri de okuyup daha net tasavvur edebilir.

Maalesef ayetleri bağlamlarından kopardığımız gibi ayetlerden de kopuk bir İslam anlayışımız var ve biz bu anlayışla insanlara din tebliğ edeceğiz ve insanlarında  akın akın bize ittiba etmelerini bekleyeceğiz söz de Allah rızası için. Yapmayın Allah aşkına yapmayın. Bu dini Mübin Müslümanların elinden çektiğini düşmanlarından çekmedi. Beni gruplarınızdan çıkarabilirsiniz, beni basit de görebilirsiniz (sizin görmenizle basit olunmaz) hatta aşağılayabilirsiniz lakin kaç tane gönlü dine küstürdüğünüzü göremezsiniz. Bu anlayışla da vasat ümmet olunmaz, olamayız olamazsınız. Tarif benim değil tespit bana ait.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.