1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Ümmi Peygamber
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Ümmi Peygamber

A+A-

Lütfen bu yazıyı ve buna benzer yazılarımı okurken şuna dikkat edin; ben teolog veya ilahiyatçı değilim. Filoloji veya felsefe de okumadım. Ancak ne var ki bunların yazdıklarını okuyup anlayacak kadar akli melekeye sahip olduğumu düşünüyorum. Bu nedenle ben bu tür konuları uzman gözüyle değil halk gözüyle nasıl anlaşılıyor, topluma yansıması nasıl oluyor onu analiz ediyorum.

Çocukluğumdan beri Peygamber Efendimizin hayatı ile ilgili yerli-yabancı çok yazarın kitabını okudum. Başta Anthony Quinn’in Çağrı filmi olmak üzere birçok da film izledim. O günden beri de aklımı kurcalayan sorulara cevap aradım.

Nedir ümmi peygamber?

Yazıya başlamadan önce de internetten araştırma yaptım. Birbirinin aynı benzer klasik anlatımlar. Birkaç tane de değişik görüşlere denk geldim. Her iki görüşü de yabana atmıyorum ancak geleneksel anlatım da öyle abartılar var ki şaşmamak elde değil. Bir tanesi kesin be kesin diyor paylaştığı bilgilere. Sanki o gün oradalardı!
Bizim hatun Suriyeli, ona Ümmi ne demek diye sorduğum da direkt “anne” dedi. Hatta arkadaşlarından bahsederken kadınların adı yerine evin büyük erkek çocuğunun adını ön ek olarak kullanıp Ümmi Abdulkadir vs diyor. Yani Abulkadir’in annesi anlamında.

Birçok görüş buradan hareketle peygamber efendimize anasından doğduğu gibi kalmış, hiç okuma yazması yoktu diyor. Tabi ümmi kelimesinin Kur’an da geçiyor olmasını da delil gösteriyorlar. Bahsettikleri ayetlerin hepsine baktım hiç birinde okuma yazmasının olmadığından bahsetmiyor. 

Kaldı ki öksüz ve yetim olan Peygamber efendimiz Mekke’nin en zengin ailelerinden birine mensuptu ve amcasının kervanıyla seyahat ediyordu. 25 Yaşında evlendikten sonra da eşi Hz. Hatice’nin kervanlarıyla iş seyahatleri yapıyordu. Ticaretle uğraşan birinin okuma yazma bilmemesi, matematik bilmemesi mümkün değil.

Bazı rivayetleri eleştirip elediğimizde bizi hadis düşmanı ilan ediyorlar ama alın size tapu gibi bir hadis; “Sizin en hayırlınız Kur’an öğrenen ve öğretendir”. Bu hadis sahih, sahih olmasına da asıl soru şu; Arap toplumuna Arapça inmiş kitaptan kim kime ne öğretecek? Demek ki ortalama düzeyde herkes okuma yazma biliyor. Ama Allah ve Resul’ünün isteği Kur’an’ın anlayarak öğrenilmesi. 

İşin bir ilginç yanı da batılı müsteşriklerden bazıları bile bizdekilerden daha insaflı tercümeler yapıp peygamber efendimizin okuma yazma bildiğini, Kur’an da geçen ümmi sözünün Yahudi ve Hristiyan olmayan putperest Arap toplumu anlamına geldiğini söylemişler.

Bütün yorumlar bir tarafa benim asıl sorguladığım Allah Resulünün okuma yazma bilmediğini iddia edenlerin bundan ne umdukları? 

Günümüzde de çokça rastlandığı üzere bir takım gruplar ve onları yönlendiren şahıslar, bir yerlerden el aldığını, yayınladıkları kitapların Allah tarafından kendilerine yazdırıldığı gibi iddialarda bulunmaktalar. 

Böyle bir iddia başta Allah’ın emeğine saygısızlık, Peygamber efendimizin emeğine saygısızlık, o günden bu güne kadar Allah ve Resulünün anlaşılmasını istediği dinin üzerinde emek harcayan alimlere saygısızlık olur. Hepsinden öte Kur’an’ın anlaşılması için gereken emek ve çalışmanın yapılmadan da bir şeylere ulaşabileceğini ön görmek olur ki böyle bir din anlayışına, din adına kim ne satarsa kabul görür. Nitekim bizim gibi Müslüman bir toplumda Müslüman anne-babadan doğan herkes din adına her şeyi kabul eder. Bilmeyince sezilmiyor Müslüman. Diğer dinler nasıl bozuldu zannediyorsunuz? 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.