1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Şu Bizim Milli Görüş
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Şu Bizim Milli Görüş

A+A-

80 Darbesi mağdurlarından olarak 83’de mezun
olabildim ancak. Üniversite hayalimi
gerçekleştirebilmem için çalışmam gerekiyordu.
Sitelerde muhasebecilik yapan milli görüşçü bir
ağabeyin yanında çalışmaya başladım. Ofisi aynı zaman
da Refah Partisi kurucu genel başkanı merhum Ahmet
Tekdal ağabeyle ortak kullanıyorlardı. Sabah erken
gidip önce milli gazete ve yeni devir gazetelerini
dağıtmamı sonradan ofise gelmemi istediler. Mübarek
gün ve gecelerde de ilan toplayıp ek gelir elde
edebileceğim söylendi.
Çok sevinmiştim, en azından emekli babama yük
olmadan üniversiteye hazırlanabilecektim. Belki Ankara
da bir yer kazanırsam okulla birlikte de yürütebilirdim
bu işi, babamın üzerinden büyük bir yükü kaldırmış
olurdum. Fakat o dönem gazetenin Ankara temsilcisi
Ferhat Koç bütün sitelerden ilan toplamama rağmen
bana taahhüt ettikleri parayı vermedi. Cevap olarak da
“ Allah rızası için yapılan işten para talep edilmez” oldu.
Sanki kendileri babalarının hayrına yapıyordu. Sayın
Erdoğan’ın iyi niyet ve samimiyetine inanıldığı gibi biz
de o dönem Erbakan hocanın samimiyetine inanıp
partiyi terk etmedik ama sitelerdeki işimizi bırakıp
başka işlere yöneldik, üniversite hayalimiz de adım
adım yok oldu.
İş aradığım o tarihlerde Ankara ilahiyattan tanıdığım ve
Akıncı gençlikte bizlere yön veren Hasan Hüseyin
Ceylan’ı gördüm bizim apartmanın önünde, sevinçle
selam vererek yanlarına gittim. Meğer kayın biraderi
Akif Gülle bizim yan binaya taşınıyormuş. Selamımı alır
almaz elime eşya tutuşturup hadi bunları taşı dedi. Ben

yapım gereği bu tür çıkışlara alışkın değilim, yine
hocamızın samimiyetine istinaden katlandık ama aynı
zamanda dilimde durmaz konuşurum. Bu yüzden de
partiye bizden sonra giren yeni yetmeler bile ne uç
noktalara geldi de biz siyasette hep yerimizde saydık.
Zira bize öğrettikleri dini duygular siyasetin üstünde
gelişti bizde. Siyaset bize göre değildi.
Asker dönüşü milli gazetede çalışan muhabir arkadaş
gazete aracılığıyla bir tercüme bürosunda iş var yapar
mısın dedi, olur dedim. Verdiği adrese gittim, parti
içinde de aktif bir isim. Ücret mücret konuşmadan
hemen işe başladık, önüme bir yığın dosyayı bırakıp
gitti. Aradan bir buçuk ay geçti adam da ne ses var ne
soluk. Dayanamayıp yanına gittim, maaş gününüz ne
zaman dedim. Suratını asıp, ne maaşı, biz eleman
almadık yardım için geldin buraya demez mi,
beynimden vurulmuşa döndüm. Hikaye uzun da kısa
kesiyorum.
Gebze’ye geldiğimde de ev bulması konusunda o
dönemim Saadet partisi ilçe başkanından yardım
istedik. Biraz beklersen sana kendi evimi vereyim
kiraya dedi. Okulların açılmasına yakın nihayet kendisi
yeni aldığı argo tabirle cillop gibi eve taşınırken bana 15
yıldır bir çivi bile çakmadığı evi bıraktı. Çalışıyorum,
okullar açılmak üzere mecburen üstün körü temizlik
yapıp taşındık. Fakat adam dur durak bilmiyor, bütün
ev sahipleri 20 Tl 40 Tl artış yaparken bu 70-80 zam
yapıyor. Üstelik ak parti iktidarda ve Erdoğan ev
sahiplerine kira baskısı yapıp birçok ev sahibi indirime
bile gittiği halde bu artışta ısrar ediyordu.
Son artışı onu beklemeden devletin belirlediği oranda
yaptım. Hemen kapıma dayanıp “sen nasıl bana

sormadan bu artışı yaparsın, ben daha fazlasını
düşünüyorum” dedi. Diğer kiracıları örnek gösterdim,
kendim engelliyim dedim, iki de engelli çocuğum var
dedim, sen nasıl bir vicdansız adamsın dedim. “ Ben de
üniversite de okuyan fakir öğrencilere yardım ediyorum,
hayır işleri yapıyorum” dedi. Benden aldığı fazla parayla
hayır işi. Siyaseti sulandırdıkları yetmedi sıra dini
duygulara geldi. Bu yüzden hiçbir siyasetle, hiçbir
cemaat ve cemiyetlerle yıldızım barışık olmadı.
Kızdıklarımı terk ettim kimseyle araya mesafe
koymadım ama onlar bana hep temkinli yaklaştı.
Siyasetlerine çomak sokup pazarladıkları dine itiraz
ettiğim için.
Durup dururken bunları niye anlatıyorum? Hepsi geldi
geçti, bu saatten sonra bana ne faydaları ne de
zararları dokunur, dokunsa ne olur ki? Lakin bir nesli
din sömürüsü ve siyasetle nasıl mahvettiklerini yeni
neslin bilmesinde fayda umduğum için tarihe bir not
daha düşelim istedik. Tekrar söylüyorum, benim
kimseyle kişisel bir kavgam yok.
Bendeniz vaktiyle milli görüş lideri Erbakan hocayı da
eleştirmiş, “üniversite hocaları başörtülü kızlarımızı
kapıda selamlayacak” söylemini doğru bulmadığımı,
abdest almaya gücü olmasına rağmen korumalarına
abdest aldırmasını, İslam ahlakıyla bağdaşmadığını,
başbakanlık konutunda cemaat önderlerine iftar
vermesini eleştirmiş biriyim. Onun ittifakları da
koalisyonlarında da bir söylemi vardı, “hayır işlerinde
motor, şer işlerine firen olmak için varız” demesi. Lakin
yapılan yanlışlar ve söylemler motoru da fireni de
patlattı.

Malumunuz altı siyasi partinin genel başkanları CHP’nin
daveti üzerine toplandılar. Kapalı kapılar ardında ne
konuşuldu ne edildi bilmiyoruz. Ancak dün olduğu gibi
bugünde içinden geldiğim siyasi bir oluşumu eleştirmek
de bizim hakkımız olsa gerek. Diğer genel başkanları
belki ayrı bir kategoride değerlendirmek lazım ama
sayın Karamollaoğlu’nu tabi ki eleştireceğiz ve şu
soruların cevabını bekliyoruz.
Erbakan hocanın siyasi vaatlerinin bir çoğunu yine onun
öğrencisi sayın Erdoğan gerçekleştirirken siz kime
motor kime firen oluyorsunuz? Mili görüşün siyasi
anlayışında ilkelerin ve misyonların önünü çıkar ve
menfaat mi aldı ki başka partilerin kuyruğunda yeniden
büyük Türkiye hayaline kapıldınız? Parti içindeki
yanlışları düzeltip seçmen nazarında yeni argümanlar
üretmek varken aynı davadan beslendiğiniz arkadaşınız
Erdoğan gitsin seremonisine sizi iten saik nedir? Daha
sorulacak çok soru var da bunların cevabını bile
alacağımız meçhulken okuyucuyu fazla meşgul etmenin
bir anlamı yok.
Siz siz olun, oy vermeye gitmeden önce siyaseti ve
siyasetçileri enine boyuna iyice analiz edip ona göre
karar verin. Siyasetin çetrefilli ayak oyunlarını iyi görün
derim.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.