1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Meslek Odaları Veya Milli İrade
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Meslek Odaları Veya Milli İrade

A+A-

Siz hala 4-5 sene de bir halkın önüne konulan sandığı milli irade mi sanıyorsun? Müthiş bir yanılgı içinde olduğunuzu peşinen söyleyeyim.

Bakmayın siz eski siyasetçilerin iki de bir sine-i millet çıkışlarına. İçerideki paylaşımda anlaşmazlık çıkınca millet akıllarına gelir bunların.

Bir seçim sandığından söz edilebilir ancak bu sandık vatandaşın önüne gelmeden önce başka aşamaları kat ederek geliyor milletin önüne. Asıl güç birliği burada sağlandıktan sonra sandık milletin önüne konur. Zira büyük paralar burada döner.

Hangi aşamalar bunlar veya hangi seçim sandıkları?

Sermaye piyasasını şimdilik pas geçiyorum. Ak parti öncesi seçilecek hükümette bunlar en önemli aktördüler. Halende güçlüler, çünkü para onlarda. Ak parti de bunu gördüğü için karşı sermayeyi kurup geliştirdi.

Sendikaların azı dişleri 12 Eylül 80 sonrası çekildi. Ak partinin çıkardığı yasayla sendika değiştirme hakkı verildi. Buna rağmen sendikalar seçim/sandık yoluyla ellerindeki gücü, daha doğrusu para kaynağını kaybetmemek için her türlü yolu deniyor.

Çoklu baro tartışmasının akabinde ikinci bir bora kurulmasının arka planın da neler var sizce? Şimdide Tabipler birliği sırada. Buralarda da hep seçimle iş başına gelir yöneticileri, ama nasıl? Vatandaşların çoğu buralardaki seçimlerden haberleri bile yok. 

Hakeza demokratik yöntemlerle seçilip göreve gelmiş gibi görünen tüm meslek odaları, dernekler, vakıflar aklınıza daha neler geliyorsa vatandaşın sandığı olan genel seçimlerde etkili olacak aktörler. Cemaat ve tarikatları da burada ıskalamamak lazım. Hangi genel başkan bunlara gitmedi ki?

Lakin vatandaşın sandığının bir önceki aşaması olan partilerin kendi içlerindeki seçimleri. Genel merkezlerin oluşumu her ne kadar alt teşkilatların belirlediği gibi görünse de çoğu parti genel merkezleri oralara kendilerine yakın isimleri önceden yerleştirdikleri için seçilmeme şansları yok. Gerisi genel başkanların ve genel merkez yöneticilerinin marifetlerine kalmış. 

Şirketlere yaptırılan anketlerin sebebi azınlıkta kalan kararsızların oyunu etkilemek içindir. Zira azınlık olmalarına karşı seçim sonucunu etkileyecek konumdalar ve etkiliyorlar da. Bu azınlıkların çoğunun da bağlı olduğu meslek odası, dernek vakıf gibi  bir yerler yok.

Nereden çıktı şimdi bu seçim konusu? Düğün değil bayram değil!

Esnaf bir kardeşimiz, ne şiş yansın ne kebap kabilinde iktidara eleştiri getirerek “vatandaşlar olarak bunlara bir ders vermeliyiz. Bir kısmımız A partisine, bir kısmımız B ve C partilerine oy vererek kendimizi anlatmalıyız” dedi. Akla gelen soru, Ak parti tabandan kopuyor, milletten uzaklaşıyor mu? Görünmeyen köye kılavuz lazım.

Bu serzenişten iki anlam çıkıyor; iktidarın birçok uygulamasından memnunuz ama vatandaş olarak bize yansıyan çok fazla bir şey yok. İkincisi, parti teşkilatları vatandaşa kulaklarını tıkamış, onların sesini ve sorunlarını dinlemek yerine kendi içlerinde kavga edip bildiklerini okumaları. Allahtan bu esnaf kardeşimiz iki kelimeyle de olsa dükkânına gelen birilerine derdini anlatıyor. Ya işçi, memur, emekli sokakta çöp toplayanlar ne yapsın, kime derdini anlatsın? Çoğu kararsız azınlık ama sorunları çok. 

Merak etmesinler, seslerini duyuramıyorlar ama seçilmek isteyenler seçim zamanı çıkıp seslerini size duyururlar. Sandık geldi önünüze, hadi buyurun çekerler!

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…  

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.