1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Daha İyisini Bulana Kadar
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Daha İyisini Bulana Kadar

A+A-

2021’i sevmemiştim 2022’yi hiç sevmeyeceğim bu gidişte. Aşıdan mıdır havalardan mıdır yoksa ayağımızın biri çukura iyice yaklaşıyor ondan mıdır bilinmez ama bildiğim tek bir şey var bir hafta iyiyim bir hafta kötüyüm. Ne hasta olduğum belli ne sağlam. Günlük rutin işlerimi yapacak kadar kafamı ayakta tutabiliyorum, gerisi yatakta geçiyor desem yeridir. Neyse vardır bunda da bir hayır. 

Daha önce defalarca yazdım ama bazı arkadaşlar ya okumamışlar ya da görmemiş olacaklar ki benim devletçi, muhafazakar olduğuma hükmetmişler. Şunun altını özellikle çiziyorum. Bu coğrafya ve kimliğim ilahi kaderim, bunu ne ben ne de bir başkası değiştiremez. Bu topraklar da 16 tane devlet kurulmuş hepsinin adları da değişik ama değişmeyen tek şey bu topraklarda yaşayan millet. İngiltere de sadece İngilizler yaşamıyor, Almanya da sadece Almanlar yaşamıyor (1960’lı yıllarda çalışmaya giden Türklerin orada doğan çocuklarının hepsi Alman vatandaşı ama Alman değiller) İran da sadece Farisiler yaşamadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti devletinde de sadece Türkler yaşamıyor. BU gerçeği artık herkes kabul edip birlikte kardeşçe yaşamanın yollarını bulmaktan başka çaremiz yok.

Çoğu zaman eleştirdiğimiz Osmanlıda da hep birlikte yaşıyorduk bugün de yaşarız insanca yaşamayı öğrendikten sonra. Bugünkü ulus devlet sınırları da savaştan mağlup çıkmış Osmanlının parçalanmasından sonra galip devletlerin dayatmaları sonucu çizilmiş sınırlar. Sadece biz değil Osmanlı bakiyesi toprakların tamamında bu ulus devletler kuruldu, kurduruldu. Hemen yanı başımızdaki ulus devletlerin Arap baharıyla ne hale geldiklerini hepimiz gördük. Türkiye cumhuriyeti devletinin başına da böyle bir şey geldiğin de neler olacağı malum. 

İktidarı beğenmeye bilirsiniz, eleştirirsiniz de. Ben de bu köşe de sayfalarca eleştiri yazısı yazdım. Lakin sistemin diğer aktörlerini ve de faktörlerini görmezden gelip sadece Erdoğan suçlu eleştirisine de karşıyım. Zira kim gelirse gelsin milletin kaderinin değişmeyeceği sistemde aktörlerin değişmesi hiçbir şeyi değiştirmiyor. Sistem değişikliğinde de hiçbir siyasiyi samimi bulmuyorum. Millet namına en güçlü argüman ekonomi, o da tek başına devletin elinde değil, siyasilerin hiç değil. Bakmayın sizi muhalefettekilerin asgari ücret şu kadar olmalı, işçiye şu kadar zam vereceğiz, memura bu kadar zam naralarına, veremezler. Bugün hükümetin verdiği asgari ücret kadar bankalar maaşını taşıyana promosyon veriyor. Önceden onu da göremiyordu garibanlar. O zaman ki karlarını varı siz düşünün.  

Bu işin bir boyutu, diğer yandan siyasilerin çekişmesi, hukukun ağır ağsak işlemesi teknolojinin getirdiği bilgi kirliliği toplumda önü alınmaz ahlaki deformasyonlara neden oluyor. Bunun sonuçları olarak da toplumda soyan soyana, vuran vurana, kıran kırana kavgalar aldı başını gidiyor. Müthiş umursamaz bir toplum olduğumuz gibi umursayanları da dövüyorlar adeta. Her zaman söylüyorum, nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz. Bir soru soruyorsunuz, vay siz şunlardansınız, vay bunlardansınız tu kaka. Kimse kimsenin hakkına hukukuna riayet etmiyor canı yanan yetiş hukuk diyor. 

Dolandırıcılık neredeyse yasal meslek haline geldi. Öyle ya katillerin iyi hal indirimi aldığı memlekette bunların yaptığı deve de kulak. Dolandırıcılığı sadece ortalıkta gezen aylaklar yapıyor sanmayın. Neredeyse serbest çalışan bütün meslek gruplarında bunlarla karşılaşmanız büyük ihtimal. Aracınızı tamire veriyorsunuz adam yaptım diyor, iki gün sonra yolda kalıp başka tamirciye gidiyorsunuz. Abi şurasını iyi yapmamış, şu somunu iyi sıkmamış şunlar şunlar arızaya sebep olmuş. Kime güveneceksiniz? Kadın taksiye biniyor adam taksimetreyi açmıyor, bir de itiraz eden kadını dövmeye kalkıyor. Tam curcuna cumhuriyeti. 

Doktora bile diplomasını yırttıran bir millet olduk bulunmaz demokrasimiz sayesinde. Daha neleri sayayım ki! Fırtınalı aşklarla evelenip iki sonra kavgalı gürültülü mahkemenin yollarına düşeni mi? Biz karılı kocalı çalışıyoruz misafir kabul edemeyiz diyeni mi? Adını deliyi aklını internete bağlayıp sorumsuz yaşayanı mı? Ebeveynlerin bile evlatlar arasında ayrımcılık yapanları mı? Söz verip sözünde durmayanları mı? Ekonomik krizi bahane edip fellik fellik gezenleri mi? Zamları şikayet edip neredeyse arabayla tuvalete girenleri mi? Kardeşim bu yanlış dediğinde yumruğu gözüne indireni mi? Herkes diktatör olmuş ama tek suçlu diktatör Erdoğan, yersen. 

Yeri gelmişken şunları da ekleyelim inanan kesimler için. Ben elhamdülillah Müslümanım, inancımı Kur’an dan örnek hayatı da peygamberimizden alan biriyim. Ne inancımız da ne de geleneklerimiz de devlet yıkmak yok. Allah Resulü peygamber olarak geldiği Müşrik toplumu yıkıp yerine inandığı gibi devlet kurmak gibi bir hedefi asla yoktu. Güç elde edeyim, mal mülk edineyim söz sahibi olayım diye bir derdi asla olmadı. Hatta bunların hepsi kendisine teklif edildi ama kabul etmedi. Çünkü kendisine verilen görev ahlaki bir toplum inşasıydı. Biz bugün iktidarın siyasal İslamcılığını mı eleştireceğiz yoksa ekonomiyi iyi yönetemediğini mi?  Daha düne kadar İslamcı kesimlerin en çok şikayet ettiği şey inandıkları gibi yaşayamamaktı. Bugün inandıkları gibi yaşamak için ortam müsaitken peygamberin ahlaki toplumunu yeniden inşa etmek yerine bir birimizin İslam’ını beğenmeyip acımasızca eleştiriyoruz. Elimizdekinin kıymetini bilmezsek daha kötüsüyle imtihan edilmemiz kaçınılmazdır. 

Yazı biraz uzadı farkındayım ama hastalık hali peşimi bırakmıyor, biz de yakalamışken bırakmayalım dedik. Muhafazakarlıkla ilgili yazmıştım ama sanırım bazı arkadaşlarla yeni tanıştığım için fikrimi bilmeden beni muhafazakar olarak görmüşler. Yazı çok uzadığı için o konuya girmeyeceğim. 2016 da yazdığım yazının linkini şuraya bırakıyorum, sanırım yeterli olur. https://www.marmaragazetesi.com/musluman-muhafazakarlik-532yy.htm 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.