1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu
Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu

Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu

Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, "Yüzyılın en yeni ve büyük meydan okuması emperyalizmin bir aparatı olarak terörizmdir. Terörizm,...

A+A-

Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, "Yüzyılın en yeni ve büyük meydan okuması emperyalizmin bir aparatı olarak terörizmdir. Terörizm, sömürü düzeninin en kullanışlı retoriği, en kanlı aparatı haline gelmiş durumdadır" dedi.

Memur- Sen Genel Merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısında "Terör ve Çalışma Hayatı Raporunu" kamuoyu ile paylaştı. Etkinlikte bir konuşma yapan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, "Kendisini demokrasinin beşiği olarak gören birçok devlet terör örgütlerini aparat olarak kullanmaktadır. Mesela ABD, Suriye'de terör örgütü DAEŞ'e karşı yaptığını ileri sürdüğü mücadelede bir başka terör örgütü PKK'yı kullanmakta, bu bahaneyle terörizmden başka hiçbir tecrübesi olmayan bu örgütü ağır silahlarla donatarak bölgeyi daha derin bir kaosa sürüklemektedir. Küresel güçlerin desteğindeki terörizm, Türkiye'nin bir numaralı ulusal güvenlik sorunudur. Ekonomiden siyasete, eğitimden kamu güvenliğine, sağlıktan yargıya bütün alanlar terörün olumsuz etkilerinden nasibini almaktadır" ifadesini kullandı.

Kuşkusuz olumsuz etkilenen alanların başında çalışma hayatının geldiğini vurgulayan Yalçın, "PKK terörünün 10 yıllardır hayatın bütün alanlarını olumsuz etkilediği, temel hakların tümüne saldırı içinde olduğu, ülkenin enerjisini ve potansiyelini soğurduğu bir vasatı milletçe yaşıyoruz. Türkiye, bu sorunu çözmek için ciddi bir çaba sarf etmiştir, etmektedir. Son olarak "Demokratik Açılım ve ardından gelen Çözüm Süreçleri" sorunu daha fazla kan dökülmeden çözmeye yönelik devletin ne kadar kararlı olduğunun örnekleridir. Buna karşılık PKK, bu iradeyi kendi var oluş sebepleri açısından bir tehdit olarak görmüş, bu nedenle "Çözüm Süreci" boyunca süreci baltalamanın hesabı içinde olmuştur. Bir yandan da çözüm sürecini bölgedeki alan hâkimiyetini genişletmek için bir fırsat olarak değerlendirmiş ve istismar etmiştir. Süreci akamete uğrattıktan sonra; Ağustos 2015'den itibaren Diyarbakır'ın ilçeleri Sur, Silvan, Bağlar; Mardin'in ilçeleri Nusaybin, Dargeçit, Derik; Şırnak il merkezi ile ilçeleri Silopi, Cizre, İdil; Hakkâri'nin ilçesi Yüksekova'da çukurlar kazıp, barikatlar kurarak ve el yapımı patlayıcılarla her yeri tuzaklayarak başlattıkları çukur terörü büyük bir yıkıma neden olmuştur. Bu olaylarda milyonlarca Kürt vatandaşın canı ve malı hiçe sayılmış, kentler adeta savaş alanına çevrilmiştir. Raporumuzda detaylarıyla yer verdiğimiz üzere, PKK terör örgütünün terör eylemleri sonucunda; 6-8 Ekim olaylarında; 2 polis ve 45 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 331'i polis memuru, 438'i sivil vatandaş olmak üzere 769 kişi yaralanmıştır. Kamu binalarına yapılan saldırılar sonucu 27 kaymakamlık binası, 67 emniyet binası, 283 okul, 73 parti binası başta olmak üzere 2558 bina hasar görmüştür " diye konuştu.

"PKK ile mücadele; Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarının yaşam hakkını koruma mücadelesidir."

Yalçın, PKK ile mücadelenin; Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarının yaşam hakkını koruma mücadelesi olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Çukur terörü sırasında; Şırnak'ta 19 cami ve 1 Kur'an Kursu, Cizre'de 4 Kur'an Kursu ve 38 cami, Silopi'de 9 cami, İdil'de 14 cami, Nusaybin'de 7 cami, 1 Kur'an Kursu, Yüksekova'da 23, Sur'da 8 ve diğer camilerle beraber 135 cami, 11 Kur'an Kursu zarar görmüş, 40 cami tümüyle yıkılmıştır. Sur'da 3, Cizre'de 29, Silvan'da 2, Silopi'de 5, Şırnak'ta 1, İdil'de 23 olmak üzere 63 din görevlisinin evleri tahrip edilmiştir. 2 din görevlisi ise PKK terör örgütü tarafından acımasızca katledilmiştir. 2015-2017 yılları arasında terör örgütü PKK'nın, çalışanlara yönelik 61 ayrı saldırısında; 17 emekçi yaşamını yitirdi, 41 emekçi yaralandı. 19 emekçi darp edildi. 55 kişi kaçırıldı veya alıkonuldu. 94 iş makinesi yakıldı. 11 araç yağmalandı. Emekçilerin kaldığı 7 kulübe ve konteyner yakıldı. 18 iş yeri EYP'lerle tahrip edildi. 1 petrol kuyusu ateşe verildi ve 1 yük treni bombalandı. Bölge illerinde görevli sağlık çalışanlarının yaşadığı ilden memnun olmama nedeninin başında yüzde 23'lük oranla terör ortamı gelmektedir. Aynı şekilde, buldukları ilk fırsatta şehirden ayrılmak isteyen sağlık çalışanlarının oranı yüzde 23,7'dir. Terör biterse ayrılmayacağını belirtenler ise yüzde 18,5'dir PKK, 2015-2016 yılları arasında sağlık çalışanlarını da hedef almış, gerçekleştirdiği saldırılarda 4 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiştir. Terör örgütü tarafından 1 hastaneye bombalı araçla saldırı düzenlenmiş, 26 ambulansa silahlı saldırıda bulunulmuş, 3 ambulans yakılmış ve biri de kaçırılmıştır. Bölgede kalınan sürede hastane içinde veya dışında bir terör saldırısıyla doğrudan karşılaşma oranı ise yüzde 41,1'dir. Hem hastane içinde hem de hastane dışında terör saldırısıyla karşılaşma oranı yüzde 11,2; hastane içinde yüzde 3,3; hastane dışında ise yüzde 26,6'dır. Yani yaklaşık olarak her 2 sağlık çalışanından birisi terör saldırısıyla karşılaşmıştır. Bölgede görev yapan öğretmenlere yönelik PKK saldırılarında; 1987 yılında 5, 1988 yılında 9, 1989'da 4, 1990'da 6, 1991'de 2 öğretmen katledilmiştir. Saldırılar 1991'den sonra çok daha fazla artmış, 1992'de 17, 1993'te 47, 1994'te 30 öğretmen şehit edilmiştir. 1995'de bu sayı 6, 1996'da 9, 1997'de 3, 1998'de 1 olarak gerçekleşmiştir. PKK'nın uluslararası tepkilerden çekinmesi, bölge halkından yükselen tepkiler ile devletin aldığı tedbirler nedeniyle öğretmenlere yönelik saldırılar iyice azalmıştır. PKK, 1998'den sonra 2011'e kadar öğretmenlere karşı saldırıları neredeyse durmuş, 2011 yılında Tunceli'de 1 öğretmen katledilmiştir. Son iki cinayet ise 2017 yılında gerçekleşmiştir. Öğretmenlere yönelik katliamlar, birkaçı hariç Doğu ve Güneydoğu illerinde gerçekleşmiştir. Örgüt özellikle çukur terörü döneminde 283 eğitim kurumu tahrip edilmiştir. 63 okul ağır hasar, 51'i orta düzeyli hasar görmüştür. Olaylar sırasında eğitim belli yerlerde aylarca durmak zorunda kalmıştır."

Çatışmaların neden olduğu güvenlik kaygısı ani göç dalgasını tetiklediğini, binlerce öğrencinin öğrenimlerini ya ertelemek ya da nakil yoluyla başka yerlerde sürdürmek zorunda kaldıklarına dikkat çeken Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çatışmalardan etkilenen 188 bin 468 öğrenciden 142 bin 76 öğrenciye telafi eğitimi verilmiştir. Gerçekleri karartmak isteyen PKK medyayı susturmak için de teröre başvurmuştur. 8 medya mensubu kaçırılmış, 7'si darp edilmiş, 1 medya kuruluşu ateşe verilmiştir. PKK, 2010-2017 yılları arasında siyasilere yönelik gerçekleştirdiği 21 terör saldırısında; 3'ü muhtar 10 kişiyi katletmiş, 2 kişiyi silahla, 9 kişiyi darp ederek yaralamıştır. Ayrıca 12 siyasiyi kaçırmış, 1 adet siyasinin evine saldırıda bulunmuştur. Temsil ettiğini iddia ettiği Kürt vatandaşların eğitim, sağlık, barınma, çalışma gibi haklarını engellemeye yönelik bir strateji izleyen PKK ile mücadele; Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarının yaşam hakkını koruma mücadelesidir. Ancak bu mücadelede özellikle komşuları ve gelişmiş ülkeler tarafından yalnız bırakılan Türkiye'ye akıl almaz suçlamalar yöneltilmekte, Türkiye'nin kendi vatandaşına şiddet uygulayan bir ülke olarak gösterilme çabası dikkat çekmektedir."

PKK tarafından hunharca katledilen Aybüke ve Necmettin öğretmenlerle ilgili cılız tepkiler veya tepkisizlikler gördüklerini vurgulayan Yalçın, "PKK terör örgütü, Türkiye için 40 yıllık bir terör ve şiddet problemi olmasına rağmen, birçok Avrupa ülkesi terör örgütü üyelerine kendi ülkelerinde koruma sağlamış, taraftar toplamalarına imkan vermiştir. Gerek söz konusu ülkeler gerekse de bu ülkelerdeki medya ve düşünce kuruluşları ile sivil toplum örgütleri PKK'yı temize çıkarıp meşrulaştırmaya yönelik ciddi bir imaj çalışması yürütmektedirler. Terör örgütü PKK, bütün otoriter, baskıcı özelliğine, bütün kanlı tarihine, onca terör eylemine rağmen bu kesimler tarafından adeta demokratik, özgürlükçü, barışçı bir yapı olarak sunulmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle ülkemizden bazı sendikaların, meslek kuruluşlarının ve insan hakları örgütlerinin PKK'nın yaptığı katliamları gizleyen, örgütün faaliyetlerini meşrulaştıran ve Türkiye'nin terörle mücadelesini saptıran kara propaganda yaptıkları bilinmektedir. Bu sendikalar ve diğer STK'lar, bağlı oldukları uluslararası kuruluşları da bu bağlamda yönlendirmektedir. Terörist gruplar arasında seçici davranan bu yaklaşım, bazı terör örgütlerine gösterdikleri tepkiyi, PKK ve diğer bazı örgütlerden esirgemektedir. Bunun en açık örneğini PKK tarafından hunharca katledilen Aybüke ve Necmettin öğretmenlere verilen cılız tepkilerde veya tepkisizlikler de gördük" diye konuştu.

"Terör saldırısın da hayatının kaybeden Aybüke ve Necmettin öğretmenlere ithaf edildi"

Terörün dini, dili, ırkı, mezhebi, meşrebi olmadığını "Senin terörün, benim terörüm" kavramlarını insani ve vicdani bulmadıklarını kaydeden Yalçın, "Bir kamu görevlileri konfederasyonu olarak, terörün çalışma hayatına verdiği zararları bizzat müşahede ettik, yaşadık. Bunları tarihe bir not düşürmek, örgütün bütün imaj çalışmalarına rağmen hakikati Türkiye dışında da göstermek amacıyla görüp bildiklerimizi raporlaştırdık. Çünkü hakikat, haklının en büyük silahıdır. Bu çalışmanın amacı; PKK terör örgütünün çalışma hayatına saldırılarını çalışma hakkı kavramı üzerinden son derece basit, açık ve somut olaylarla birlikte sunmak, barışa, huzura, refaha sendikal kulvardan katkı sunmaktır. Çalışanların bir sorunun da terörden kaynaklı olduğunu hatırlatmak, yaşanılan bölgelerdeki çalışma koşulları karşısında çalışanların fedakarlıklarını ortaya koymak, terörün çalışma hayatındaki kirli yüzünü anlatmaktır. Bu konuda özellikle yanlış ve yanlı bilgilere sahip olan uluslararası kuruluşlar ve sendikal örgütler raporlar hazırlarken ve Türkiye çalışma hayatıyla ilgili yorumlar yaparken bu gerçek ve somut bilgilerden yararlanmalarını bekliyoruz.Teröre kurban verdiğimiz Aybüke ve Necmettin öğretmenlere ithaf ettiğimiz ve önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız bu çalışmamızın hayırlara vesile olmasını diliyor, terörizme kurban giden tüm vatandaşlarımızı, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu

Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu

Memur-sen’den Çalışma Hayatı Ve Terör Raporu

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.