1. HABERLER

  2. KÜLTÜR - SANAT

  3. Akif gençlerin omuzunda
Akif gençlerin omuzunda

Akif gençlerin omuzunda

27 Aralık 1936 günü vefat eden Akif’in vefat haberi gazetelerde kısa haber olarak çıkar. Ancak cenaze merasimi önemli bir yer tutar. Haberlerde gençlerin Beyazıt’tan Edirnekapı’ya kadar Akif’in tabutunu omuzlarda taşıdıkları yazılır.

A+A-

Bir bavulla İstanbul’dan ayrılan Milli Şairimiz Mehmet Akif 11 yıl kaldığı Mısır’dan hasta olarak döndü. 1936 yılının Haziran ayında vapurla üç gece süren bir yolculuğun ardından Galata Rıhtımı’na bir kolunda eşi İsmet Hanım diğerinde tutunduğu bastonuyla hasta ve bitkin olarak indi. Akif İstanbul’a geldiğinde Mısır’dan dostu Abbas Halim Paşa İstanbul’daki yardımcısı Fuad Şemsi İnan’a kalacak yer ayarlamasını söyler. Mısır Apartmanı’na ailesiyle birlikte yerleşen Akif, Şişli Sağlık Yurdu’nda uzun süre siroz tedavisi gördükten sonra 27 Aralık 1936 günü evinde hayata veda etti. Mehmet Akif’in cenaze töreniyle ilgili ertesi gün gazetede çıkan haber şöyle: “Cenaze otomobilde Beyazıd Camii’ne getirilmiş, namazı kılınmıştır. Buradan otomobille Edirnekapı Mezarlığı’na götürülecekti. Fakat gösterilen arzu üzerine Türk bayrağına sarılı olan tabut otomobile konmamış ve eller üzerinde taşınmak suretiyle Beyazıd’dan Edirnekapı’ya kadar götürülmüştür.”

TABUTA TÜRK BAYRAĞI ÖRTÜLÜR

Beyazıt Camii’nden kalkan cenaze için tören düzenlenmesi için harekete geçen iki tıp öğrencisi Mecit Bumin ve Mithat Müdüroğlu’dur. Uzun yıllar Bursa’da mesleğini sürdüren Bumin bu törenin hikayesini yıllar sonra Türk Edebiyatı dergisinde anlatıyor. İki arkadaş ders çalışmak için buluşur. Arabayla getirilen bir cenaze görürler ve görevliden bu kişinin Akif’in olduğunu öğrenirler. İki genç Kapalıçarşı’dan tabutun üstüne örtmek için Türk bayrağı getirirler. Ardından Akif’in fotoğraflarını taab ettirir ve yurtlara giderek buradaki öğrencileri cenaze namazından haberdar ederler. Bumin dergide şunları yazmış: “Beyazıt Camii’ne geldik. Cenazenin yanında, resmî kıyafetleri ile Darüşşafaka İlkokulu birinci sınıf talebelerini öğretmenle birlikte gördük. Daha sonra cemaat çoğaldı. Namazdan sonra tabut omuzlara alınarak Beyazıt Meydanı’na çıkıldı. Cenaze alayı ilerledikçe kalabalık artıyordu. Edebiyat Fakültesi önünde beş dakika duruldu, saygı duruşunda bulunuldu. Artık cenaze alayı büyümüştü. Tabut gençlerin ve halkımızın omuzlarında, bayrağımıza sarılı vaziyette ilerliyordu. Edirnekapı’ya kadar böylece gelindi. Tabut mezara indirildikten sonra görmek isteyenler için merhumun yüzü son bir kere açıldı. Tam bu sırada Güzet Sanatlar Akademisi’nden bir genç mezara atladı ve alçılı bir bezle merhumun o nazik yüzünün mülajını aldı.(...) Mezar usul-ü veçhile kapandı. Kur’an-ı Kerîm okundu, dualar edildi ve büyük kaybın verdiği iç burukluğuyla cemaat oradan ayrıldı.”

CENAZEYE KİMLER KATILDI?

Akif’in cenazesine Şamsettin Günaltay, Fazıl Ahmed Aykaç, Yahya Kemal, Esad Fuad Tugay, Tüccar Emin Vasfı, Fuad Şemsi İnan gazeteci Feridun Kandemir başta olmak üzere çok sayıda üniversite hocası ve öğrencileri katıldı.

Ondan kalan eşyalar

Mehmet Akif’ten bugüne hatıra olarak kalan birkaç parça eşya var. Mısır Apartmanı’nda geçirdiği son günlerinde bu dairede kullandığı bir adet masa, gardırop, Mısır’dan dönerken elindeki baston, gece lambası ve küçük bir kilim (seccade olarak kullanmış) yazar Kadir Mısıroğlu’na ait. Mısıroğlu bu eşyaları Üsküdar Doğancılar’daki Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda muhafaza ediyor. Mısıroğlu’na bu eşyalar Akif’in Mısır’daki dostu Abbas Halim Paşa’nın İstanbul’daki mal varlığını idare eden Fuad Şemsi İnan tarafından teslim edilmiş. Akif ile ilgili yaptığı araştırmalarla tanıdığımız Mehmed Rüyan Soydan ise Akif’in ailesinin hediye ettiği kol saati ve bir seccadesi dışında başka eşyası olmadığını söylüyor.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK GAZETESİ

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.