Ahmet DEMİRKAYA


Ekonomi Soruları 2


 

Ekonomi uzmanlık alanımız olmadığını söylememize rağmen soruların arkası kesilmiyor. Evet, uzmanlık alanımız değil ama bu ülkede yaşayan biri olarak alışveriş yaptığımız için asgari düzeyde de olsa bir şeyler biliyoruz. Ancak ne var ki bütün bilgilerimizi paylaşmaya kalksak ciltler dolusu kitap yamamız gerekir. Yazmak yerine okuyalım diye ekonomiyle ilgili birçok da kitap aldık.

En son neoliberal ekonomi kitabını okumaya çalıştık. Tavsiye etmem, kafanız karışır işin içinden çıkamazsınız. Paradan ve bilgiden kaçmak istemeyen olursa alıp okuyabilir. (Kitap düşmanı da değiliz) Zira şuan bütün dünyanın göz bebeği bir ekonomi modeli olarak sunuluyor ve birçok ülkede uygulanıyor. Adamlar kendi kurdukları sistemi anlatmak için kitap yazıyor, para kazanıp ekonomiye katkı sunuyorlar. Vatandaşın ne işine yarayacaksa?

Vatandaşı ilgilendiren ekonomi politikalarından cebine ne kadar para gireceği. Dilimizde tüy bitti adeta, asgari ücreti artırmakla enflasyon önlenemez demekten. Salgın sürecinden bu tarafa değişmedik maliye bakanı, ticaret bakanı merkez bankası başkanı kalmadı. Ne değişti, hiç bir şey. Hükümetin en pasif bakanlığı da ticaret bakanlığı olsa gerek. Ne işe yarar, ne işler yaparlar bilen var mı? Öyle ya, ekonominin diğer ayağı da ticaret bakanlığı.

Asgari ücret komisyonu toplanınca vatandaşın gözü marketlerdeki raflara dikiliyor da ticaret bakanlarımız vatandaşın gördüğünü göremiyor. Deniliyor ki, şu kadar işletmeye şu kadar para cezası kesildi. Devlete gelir kapısı. Açıklayın hangi işletmeler, hangi firmalar. Ya da caydırıcı cezalarla asgari ücrete gelen zamların daha vatandaşın cebine girmeden erimesini engelleyin. Yoksa asgari ücrete yapılan zammın vatandaşa hiçbir katkısı olmuyor.

Bazı İslamcı arkadaşlar dini uygulamalardaki yanlışlarından dolayı Osmanlıyı eleştiriyorlar. El hak, doğrudur, yanlış uygulanan yerler var ancak monarşi olmasına rağmen Osmanlı bürokrasisi bugünkünden çok çok ileriydi. Hazinenin başına yerli-yabancı kimi getirirse getirsin sistem tıkır tıkır işliyordu. Bugün Amerika’nın yaptığı gibi. Her ne kadar bizden olan yerli ve fakat dışarıda eğitim almış kişileri de getirsek bizde durum değişmiyor. Bakalım Gaye hanımın performansı nasıl olacak?

Yeri gelmişken, ekonomiyi eğitimden ayrı düşünemezsiniz. İlkokula kadar çocuklar bizim oluyorlar. Üniversiteye kadar da bir nebze aileden ve ülke gündeminden kopmuyorlar. Ne oluyorsa üniversiteye gittikten sonra oluyor. Hele bir de yurt dışına eğitime gitti mi artık tanıyamaz oluyoruz. Eğitim güzel kariyer güzel ama ülkeye katkılarını göremiyoruz. Ekonomik olarak uzmanlaşmış onca kadrolar varken niçin bu tür sorunları aşamıyoruz? Kaldı ki konunun uzmanı çoğu profesör göreve getirilmesine rağmen!

Ekonomiden bağımsız düşünemeyeceğiniz bir diğer konu ise hukuk ve adalet. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz, güvenin olmadığı yerde istikrar olmaz. Bu anlamda eleştirilmesi gereken sivil toplum kuruluşları, meslek odaları dernekler gibi kuruluşlar da baş sorumlular. Adam emlak ofisi açmış daire satıyorum diye vatandaşı dolandırıyor. Emlakçılar odasını arayıp bilgi veriyorsunuz, kayıtlı üyemiz ama yaptırım gücümüz yok diyorlar. E aidat alınıyor, gelir kapısı ne desin adamlar? On bin liranın üzerindeki davalara tüketici hakem heyetleri bakmıyor. Tüketici mahkemesine gideceksiniz. Vatandaş gidip müracaat ediyor. Bir hafta sonra yanlış olmuş önce ara bulucuya gidecektiniz. İyi de niye kabul ettiniz başvuruyu, vatandaşın başvuru ücreti ne olacak? Hâkim karar verince alacaksınız.

Çaresiz arabulucuya gidiyorsunuz ama arayı bulamıyor. Mahkemelerin yükünü azaltacağız diye çıkarılan gereksiz bir uygulama. Bir kere daha müracaat ediyorsunuz, bu sefer de emniyette dosyası kabarık adam duruşmaya gelmiyor. Sen devletin mahkemesine nasıl gelmezsin deyip yaka paça getirmek yok. Bunun yerine davacının önüne bilirkişi, tespit tutanağı gibi akçeli işleri sürüp mahkemeye müracaat ettiğine bin pişman ediliyorsunuz. Sonuç, her iki müracaatta da yaptığınız masraflar yanınıza kar olarak kalıyor. İyi de bir ders alıyorsunuz, sıkıysa bir daha git hak aramaya.

Serbest piyasa koşullarında çokları da serbest çalışır, yeri gelir vergisini ödemez, yeri gelir primlerini ödemez ama asgari ücretliden, işçiden memurdan çatır çatır alınır vergisi, primi. Devlette borçlarını alabilmek için yapılandırmalarla, vergi aflarıyla tahsilatının peşine düşer. Piyasada götürü adı altında öyle işler yapılıyor ki adamlar milyonlar kazanıyor ama fatura yok belge yok denetleyen de yok. Kayıp kaçakların faturasını da yine gariban vatandaşlar ödüyor.

Önceki yazımızda da dedik ya, sorun daha çok ahlaki yoksunluk. Yönettiğiniz toplumu ahlaken eğitemiyorsanız o toplumda artık her yol mubah olur, sizde işin içinden çıkamazsınız. Biz ekonomiye dair gördüklerimizin, bildiklerimizin bin de birini yazdık. Artık gerisini ilgililer düşünsün.

Hadi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile

 

 

Yolun karşısına geçmeye çalışan kadına otomobil çarptı

Alkolden ayakta duramadı, ’Tansiyonum var’ dedi

Alkolden ayakta duramadı, ’Tansiyonum var’ dedi

Bungalov bahçesinde silahla vuruldu

Marmaray'da intihar! Kendini raylara bırakan kadın yaşamına son verdi

18 yaşındaki yatalak kız evde ölü bulundu

Binada yangın dehşeti: 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Beton direğe çarpan araç hurdaya döndü: 1 ölü, 1 yaralı

Çocuk parkında bıçaklı kavga: 2 yaralı

Kocaeli’de 14. yüzyıl dönemine ait Kuran-ı Kerim ele geçirildi

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 37 32 2 3 64 99
2.Fenerbahçe 37 30 1 6 62 96
3.Trabzonspor 37 20 13 4 17 64
4.İstanbul Başakşehir 37 17 13 7 10 58
5.Beşiktaş 37 16 13 8 6 56
6.Kasımpaşa 37 15 14 8 -4 53
7.Alanyaspor 37 12 10 15 3 51
8.Sivasspor 37 13 12 12 -8 51
9.Rizespor 37 14 15 8 -8 50
10.Antalyaspor 37 12 13 12 -5 48
11.Adana Demirspor 37 10 13 14 -3 44
12.Samsunspor 37 11 16 10 -8 43
13.Kayserispor 37 11 14 12 -12 42
14.Gazişehir Gaziantep 37 11 18 8 -8 41
15.Konyaspor 37 9 14 14 -11 41
16.Ankaragücü 37 8 13 16 -4 40
17.Hatayspor 37 8 15 14 -9 38
18.Fatih Karagümrük 37 9 18 10 -5 37
19.Pendikspor 37 9 18 10 -30 37
20.İstanbulspor 37 4 26 7 -47 16

YAZARLAR