Ahmet DEMİRKAYA


Demografik Coğrafya


Son zamanlarda ırkçılık furyasına daha önce yanlış dini bilgilerle mücadelesine şahit olduğum, kitaplarının tanıtımı için bir de yazı kaleme aldığım kıymetli kardeşim Metin Sevil de katılmış. Görünce çok üzüldüğüm ifade etmek isterim. Oysa kendisi dün yazdığımız yazıya alkış tufanı yollamıştı, ben de sevinmiştim. Tabi ki her konuda herkes benimle aynı düşünecek diye bir kural yok, aynısı benim için de geçerli. Lakin her bir ayrı meselelerde bir birimizle ayrışırsak kendisinin endişe ettiği durumu kimseye ihtiyaç duymadan kendimiz yapmış oluruz.

Öncelikle şunun altını çizmek lazım gelir ki, Türkiye’nin demografik yapısı tarih boyunca birçok kavimlere ev sahipliği yapmış bir bölge. Öyle Ümit Özdağ’ların dolmuşuna binerek halledilecek bir konu değil. Kaldı ki Özdağ hakkında da buradan yazdım, bilmeyenler için tekrar hatırlatalım. Aslen Dağıstan Kumuk kökenli olan ve 1960 darbesine kurmay yüzbaşı olarak katılan, 13 Mayıs 1960 da milli birlik komitesinin dağılması üzerine Tokyo’ya sürgüne gönderilmiş Muzaffer Özdağ’ın oğlu olarak 1961 de Tokyo da dünyaya gelmiş Ümit Özdağ. Konumuz bu değil ama sorunun odak noktasında olduğu için hatırlatma yaptık.

Yaşadığımız topraklarda bizden de önce yaşamış kavimler, kabileler var. Mesela Hititler, Hattiler, Frigler, Lidyalılar, İyonyalılar ve Urartular gibi medeniyetler yaşamış. Gelelim biraz daha yakın tarihe, Osmanlıya gelindiğin de iki dönem ayrı ayrı beylikler adlandırılır. Birinci dönem de 10, ikinci dönemde 13 tane beylik vardır. Bunların bir kısmı Anadolu Selçuklu devletinin himayesindeyken birçoğu da bağımsız hareket eden beylikler. Bu arada etnik köken olarak Kürtler, Abazalar, Çerkezler, Ermeniler gibi farklı kültürden topluklar da vardı. Osmanlı 600 yıl boyunca bunları bir şekilde bir arada tutup idare etmiş.

TBBMM kurulurken de bu farklı kültürlerde temsilciler vardı. Bunların içinde özellikle Sabatayların çoğu isimlerini değiştirerek Türkçe isimler aldılar. Her ne kadar Türkiye Türklerindir sözü Atatürk’e ait olsa da bunu bayraklaştırıp toplumda kutuplaşmaya öncülük eden Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’dir. Oysa bu topraklar da sadece Türklerin olmadığı Osmanlıdan beri bilinen bir gerçek. Anadolu’daki bu hareketli sürecin her biri de kavgalar, savaşlar sürtüşmelerle geçtiği başka bir gerçek.

Yeri gelmişken şu anekdotu da şuraya not edip geçelim. Osmanlı devleti yıkılana kadar Suriye Osmanlı toprağıydı. Kurtuluş savaşında Osmanlıya yardım için gelip Çanakkale de kabirleri bulunan 2 bine yakın Suriyeli mezarı var. 1. Dünya savaşından sonra çözülemeyen sorunlardan biri olan Hatay, Fransız mandasındaki Suriye’ye bağlanırken 1939 da yapılan referandumla Türkiye’ye bağlanmıştır.

Gelelim bugün ki demografik yapıya. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde yaşayan vatandaşlarımıza. Bazı illerimizde % 95’e kadar Kürt vatandaşlarımız, % 25 Zaza, % 30 Arap az miktarlarda da olsa Türkmen (Ahıska, Terekeme vb) , barak, Çerkes, Azeri, Çeçen Süryani gibi etnik kimliklerden müteşekkil. Bunlar buralara sonradan göç edip gelenler değil Osmanlı bakiyesi olarak miras kalanlar. Yani kaya kovuğundan çıkmadılar, buralarda yaşayan yerleşik halklar. Daha bunlara lazlar, Kafkas Türkleri, balkanlardan gelen göçmenler dahil değil. Evet % 78 civarında da biz Türkler var. Şimdi biz çoğunluktayız diye diğerlerini yok mu sayacağız? 

Zaten 1920 lerde cetvelle çizilen haritanın amacı da buydu. İleride kargaşa çıkarıp yeni küçük devletçiklere bölerek yönetmek. Sizi temin ederim ki birileri kışkırtmasa biz 85 milyon bir birimizle tabanda çok iyi anlaşıp, birlikte yaşayabiliyoruz. Sınırlarımızdaki diğer etnik kökenlerle bizimkileri birleştirip bizi bölmek istiyorlar. Suriye’nin Beka vadisinde PKK bu amaç için kurduruldu. 

Gelelim Suriyeli sığınmacılara. Şunun altını çizmek gerekir ki, hiç kimse doğup büyüdüğü, yaşadığı toprakları kolay kolay bırakıp gitmez. Çünkü herkes için hayat doğduğu yerde başlar ama nerede biteceğini bilmez, bilemez. O yüzden yaşadığı yer onlar için her şeydir. Eşim iki yetimli Suriyeli bir hanım. Bacanağım da Iraklı bir öğretmen. Her iki tarafında acıları aynı. Ülkelerinden kaçarken ellerinde avuçlarında ne varsa eşkıyalara satıp çıkmışlar. Başka alternatifleri de yok zaten. Ya kalıp ölecekler ya kaçarken ölecekler ya da ellerinde ne varsa bu tefecilere verip kurtulacaklar. Şuan bacanağım Amr eli kolu bağlı sefil bir hayata mahkum olmuş durumda. 

Kim ister bu sefaleti. Oysa Irak’tayken villa gibi evi altında son model arabası, iyi bir öğretmen maaşı varmış. Ta ki İŞİD saldırıp mallarına el koyana kadar. Bir de bunlar gibi mallarını satıp paraya dönüştüremeyenler var. İki bina yanımda Iraklı biri bakkal dükkan açtı. Kendisi emekliliğine sayılı günler kalan bir polis. Emekli olabilseydim şimdi buradan 4-5 katlı bir bina alacak param olurdu diyor. Saddam, suyu bardakta zorla da olsa tutuyordu ama bardak devrilip kırıldı şimdi suyu tutan yok, her yere dağıldı diyor. İran’dan İŞİD gelip bize saldırana kadar durumuz çok iyiydi diyor.

Çoğunluğu yine göçmen olan sığınmacı düşmanlarına sormak lazım, siz böyle bir hayatı bırakıp gider misiniz? Sığıntı gibi itilip kakılarak bir hayat yaşamak ister misiniz? Kaçmasınlar, savaşsınlar diyenlere de CNN Türk muhabirinin şu sözlerini hatırlatalım. Suriye de asıl bombaları Rusya ve İran kullanıyor. Rusya, Ukrayna’ya özellikle Kiev’e fazla zarar vermek istemiyor. Çünkü orayı kendi malı gibi görüyor, geri aldığında imarı için fazla uğraşmak istemiyor. Oysa İdlip, Hama, Azez gibi bölgelerde neredeyse taş üstünde taş bırakmayacak kadar her şeyi yerle bir ediyor. Yani Esed de diyor ki, Hama’dan bu tarafına dokunmayın da ne yaparsanız yapın diyor.  

Silahların susmadığı böyle sorunlu bölgeye geri göndermek Yunanistan’ın kaçakların botlarını batırıp ölüme terk etmesinden farksız. Evet burada belki hükümetin göç politikaları eleştirilebilir, bende eleştiriyorum. Mesela göç sadece bize has bir özellik değil, dünyanın her yerinde olan bir gerçek. Ama birçok ülkede göçmen bakanlığı varken bizde yok. Düzensiz göçmenlerle de her ülkede olduğu gibi bizde de sorun oluyor. Çözümü acilen göçmen bakanlığı kurulup, göç politikaları üretilmesi. 

Farkındayım biraz uzadı ama son günlerde sığınmacılar üzerinden ülkede karışıklık çıkarmak isteyenler var. Bunlara prim vermemek için biz de üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Yoksa bizler de bölge ülkelerinin akıbetine maruz kalırız. 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

 

Bungalov bahçesinde silahla vuruldu

Marmaray'da intihar! Kendini raylara bırakan kadın yaşamına son verdi

18 yaşındaki yatalak kız evde ölü bulundu

Binada yangın dehşeti: 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Beton direğe çarpan araç hurdaya döndü: 1 ölü, 1 yaralı

Çocuk parkında bıçaklı kavga: 2 yaralı

Kocaeli’de 14. yüzyıl dönemine ait Kuran-ı Kerim ele geçirildi

Silahlı terör örgütüne üye oldukları ileri sürülen 2 kişi İstanbul’da yakalandı

Kamuyu 1 milyar lira zarara uğratan çeteye operasyon! Örgüt liderleri dahil 51 kişi yakalandı

Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında 3 sivil ile 1 komiser daha gözaltına alındı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 36 32 1 3 65 99
2.Fenerbahçe 36 29 1 6 61 93
3.Trabzonspor 36 19 13 4 16 61
4.İstanbul Başakşehir 36 17 12 7 11 58
5.Beşiktaş 36 16 13 7 6 55
6.Kasımpaşa 36 15 14 7 -4 52
7.Sivasspor 37 13 12 12 -8 51
8.Alanyaspor 36 12 10 14 3 50
9.Rizespor 36 14 15 7 -8 49
10.Antalyaspor 37 12 13 12 -5 48
11.Adana Demirspor 37 10 13 14 -3 44
12.Samsunspor 36 11 16 9 -8 42
13.Kayserispor 36 11 14 11 -12 41
14.Konyaspor 36 9 14 13 -11 40
15.Ankaragücü 36 8 13 15 -4 39
16.Gazişehir Gaziantep 36 10 18 8 -10 38
17.Fatih Karagümrük 36 9 17 10 -3 37
18.Hatayspor 36 8 15 13 -9 37
19.Pendikspor 36 9 18 9 -30 36
20.İstanbulspor 37 4 26 7 -47 16

YAZARLAR