-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
Yüksek ateş olduğunda doğru tedbirleri uygun zamanda alın
Yüksek ateş olduğunda doğru tedbirleri uygun zamanda alın
Kış aylarında yüksek ateşin çocuk acil servislerine en sık başvuru nedenlerinden birisi olduğunu belirten uzmanlar, ateşli nöbetin her çocuğun geçirebileceği bir durum olduğunu, doğru tedbirlerin uygun zamanlarda alınmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Kış aylarında özellikle çocuklarda yüksek ateş, çocuk acil servisleri ve polikliniklere en sık başvuru nedenlerinden olurken, aileler, ‘havale geçirir mi, kalıcı bir hasar kalır mı’ diye endişe ediyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, yüksek ateşin aslında bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olduğunu belirterek, "Ateş aslında vücudumuzun savunduğunu gösteriyor. Ateş, bir yanıt ateş olduğu zaman da vücut savunmaya geçiyor ve vücuttaki tehlikeyi öldürmeye çalışıyor. Ama bazı durumlar tabii ki daha riskli oluyor. Kalp hastası, akciğer problemi olanlar bunun dışında önemli dediğimiz ciddi bir kansızlık, altta yatan metabolik bir hastalığı, doğuştan gelen bir hastalığı varsa bu durumlarda riskli olabiliyor. Ateş öldürmüyor, ateş kalıcı bir hasar bırakmıyor. Alttan hastalık neyse, o bizi yönlendiriyor. Eğer bir üst enfeksiyon kaynaklı ateş ise üst enfeksiyonu kontrol ettiğimiz zaman, ateşini kontrol ettiğimizde herhangi bir sıkıntı çıkmıyor" dedi.
"Ateşli nöbet her çocuğun geçirebileceği bir durum"
Yüksek ateşe karşı öncelikle evde yapabileceklere değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Ailelerin en çok korktuğu problem; ’ateşli bir nöbet geçirir mi, nöbet geçirirse çocuğumda kalıcı bir zeka kaybı sorunu kalır mı’ bu oluyor. Aslında ateşli nöbet her çocuğun geçirebileceği bir durum. Hastanede, hastanenin kapısından çıkarken veya evde bir çocuk daha ateşi çıkarken de nöbet geçirebiliyor. Bildiğimiz ateşli nöbetlerde çocukta kalıcı bir hasara neden olmuyor. Ateşlenen kişiyi daha ince giydirmek, soğuk suyla değil, ılık suyla yıkayıp vücudun ısısını normale getirmeye çalışmak, yine ateş düşürücüleri doğru, uygun dozda ve uygun zamanlarda kullanmak. Ama ateş bir savunma mekanizması, direkt ateşi düşürmek bizim de işimize gelmiyor, mümkün olduğunca savaşmasını da istiyoruz" şeklinde konuştu.
"Kapalı ortamların sık sık havalandırılması gerekiyor"
Kapalı ortamlarda daha fazla rahatsızlıkların arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Yazın tabii ki hava açık, açık havada geziyor çocuklar. Daha çok dışarı çıkıyorlar, camlar açık havalanıyor, kalabalık ortamlardan daha fazla kaçıyorlar. Ama yine yazın da ateşli hastalıklarımız var. Her mevsimin belli bir virüs, bakteri yükü var. Kış aylarında neden artıyor? Çünkü çocuklarımız kapalı ortamda kalıyor, havalandırma daha azalıyor, bir arada daha fazla oluyorlar. Ne kadar bir arada bulunan insan sayısı arttıkça da hastalıkların yayılımı artıyor. Kapalı ortamların aslında sık sık havalandırılması gerekiyor. Özellikle çok yoğun kalabalık olduğu dönemlerde sık sık havalandırılması gerekiyor. Çocuklarımızın ellerini yıkamalıyız, kendimiz ellerimizi yıkamalıyız. Bu hususa çok dikkat etmemiz gerekiyor. Yine hasta çocukları bu kalabalık ortamlara sokarak virüs yayılımının artmasını sağlıyoruz. Bunlara dikkat ederek, hastaysa birazcık daha çocuğu dinlendirmeye bırakmamız gerekiyor" diye konuştu.
Kış aylarında özellikle çocuklarda yüksek ateş, çocuk acil servisleri ve polikliniklere en sık başvuru nedenlerinden olurken, aileler, ‘havale geçirir mi, kalıcı bir hasar kalır mı’ diye endişe ediyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, yüksek ateşin aslında bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olduğunu belirterek, "Ateş aslında vücudumuzun savunduğunu gösteriyor. Ateş, bir yanıt ateş olduğu zaman da vücut savunmaya geçiyor ve vücuttaki tehlikeyi öldürmeye çalışıyor. Ama bazı durumlar tabii ki daha riskli oluyor. Kalp hastası, akciğer problemi olanlar bunun dışında önemli dediğimiz ciddi bir kansızlık, altta yatan metabolik bir hastalığı, doğuştan gelen bir hastalığı varsa bu durumlarda riskli olabiliyor. Ateş öldürmüyor, ateş kalıcı bir hasar bırakmıyor. Alttan hastalık neyse, o bizi yönlendiriyor. Eğer bir üst enfeksiyon kaynaklı ateş ise üst enfeksiyonu kontrol ettiğimiz zaman, ateşini kontrol ettiğimizde herhangi bir sıkıntı çıkmıyor" dedi.
"Ateşli nöbet her çocuğun geçirebileceği bir durum"
Yüksek ateşe karşı öncelikle evde yapabileceklere değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Ailelerin en çok korktuğu problem; ’ateşli bir nöbet geçirir mi, nöbet geçirirse çocuğumda kalıcı bir zeka kaybı sorunu kalır mı’ bu oluyor. Aslında ateşli nöbet her çocuğun geçirebileceği bir durum. Hastanede, hastanenin kapısından çıkarken veya evde bir çocuk daha ateşi çıkarken de nöbet geçirebiliyor. Bildiğimiz ateşli nöbetlerde çocukta kalıcı bir hasara neden olmuyor. Ateşlenen kişiyi daha ince giydirmek, soğuk suyla değil, ılık suyla yıkayıp vücudun ısısını normale getirmeye çalışmak, yine ateş düşürücüleri doğru, uygun dozda ve uygun zamanlarda kullanmak. Ama ateş bir savunma mekanizması, direkt ateşi düşürmek bizim de işimize gelmiyor, mümkün olduğunca savaşmasını da istiyoruz" şeklinde konuştu.
"Kapalı ortamların sık sık havalandırılması gerekiyor"
Kapalı ortamlarda daha fazla rahatsızlıkların arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Yazın tabii ki hava açık, açık havada geziyor çocuklar. Daha çok dışarı çıkıyorlar, camlar açık havalanıyor, kalabalık ortamlardan daha fazla kaçıyorlar. Ama yine yazın da ateşli hastalıklarımız var. Her mevsimin belli bir virüs, bakteri yükü var. Kış aylarında neden artıyor? Çünkü çocuklarımız kapalı ortamda kalıyor, havalandırma daha azalıyor, bir arada daha fazla oluyorlar. Ne kadar bir arada bulunan insan sayısı arttıkça da hastalıkların yayılımı artıyor. Kapalı ortamların aslında sık sık havalandırılması gerekiyor. Özellikle çok yoğun kalabalık olduğu dönemlerde sık sık havalandırılması gerekiyor. Çocuklarımızın ellerini yıkamalıyız, kendimiz ellerimizi yıkamalıyız. Bu hususa çok dikkat etmemiz gerekiyor. Yine hasta çocukları bu kalabalık ortamlara sokarak virüs yayılımının artmasını sağlıyoruz. Bunlara dikkat ederek, hastaysa birazcık daha çocuğu dinlendirmeye bırakmamız gerekiyor" diye konuştu.
Online yemek siparişi platformu
En Güncel Hurda Fiyatları Üzerinden Kazanç Elde Etme Stratejileri
ÜPO Akademi’de Geleceğin Teknolojileri Konuşuldu:
BAYRAM PAZARI 3 GÜN KURULACAK
GEBZE BELEDİYESİ’NİN DÜZENLEDİĞİ 450 KM'LİK VEFA YOLCULUĞU
Darıca Dutluk Sokak’a Büyükşehir neşteri
Modern ofis projelerinde akustik yüzeyler mimari tasarımın parçası oldu
Minik Kitapseverlere Özel Söyleşi ve İmza Günü
Başkan Büyükakın’dan önemli mesajlar
Başkan Büyükakın’dan, Halep’te yoğun ziyaret trafiği
Toptan Ahşap Askı Kullanmanın Mağazalara Sağladığı Avantajlar
İstanbul’da Boşanma Sürecinde Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Necmettin Nursaçan Darıcalılarla buluşuyor
165 şoföre 487 bin TL ceza
Vali Aktaş, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na Katıldı
ÜMRANİYE BELEDİYESİ’NDEN İFTARA YOLDA YAKALANANLARA İFTARİYELİK DESTEK
Çiftçi, Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı'ndaki revizyon çalışmalarını inceledi
GEBZE’DE ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR
6 bin 754 ring segment tamam, diğerleri yolda
İSU’DAN KARAMÜRSEL’E 215 MİLYON TL’LİK ALTYAPI YATIRIMI
Başkan Büyükakın’ın, pazarcı esnafıyla yaptığı iftara yoğun katılım
Hantech Klima Modelleri ile Yaşam Alanlarında Konfor Artıyor
Kurumsal binalarda sessiz görüşme alanı standartları tartışılıyor
Akademi ve Ticaret Dünyası Gebze’de Buluştu
Gebze Belediyesi’nin “Türk-İslam Sanatları’nın İzinde” Sergisi Açıldı
“Samanyolu’nda Ziyafet” gençlerin rehberi oldu
BAŞKAN BÜYÜKGÖZ, İFTAR SOFRASINDA GENÇLERLE BİR ARAYA GELDİ
Gölcük’te İlmek İlmek Sanat: 2. Geleneksel Örgü Şöleni Başlıyor
Kartepe’den Bulgaristan’a Kardeşlik Köprüsü
Uzman Diyetisyen Çağatay Köşkeroğlu ile Kişiye Özel Beslenme Yaklaşımı
Yükleniyor
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
26
16
1
9
30
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
26
8
9
9
-7
33
9.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17


