1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Davutoğlu,rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var
Davutoğlu,rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var

Davutoğlu,rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var

“Artık gönül coğrafyasını arkasına almış bir amiral gemisi olan Türkiye yok maalesef, rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği, edilgen ve kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var. Yazıklar olsun”

A+A-

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Fatih İlçe Kongresi'nde konuştu

Partisinin Fatih İlçe Kongresi’nde konuşan Gelecek Partisi lideri, Türkiye’nin rotasını Perinçek’in çizdiğini belirterek “Artık gönül coğrafyasını arkasına almış bir amiral gemisi olan Türkiye yok maalesef, rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği, edilgen ve kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var. Yazıklar olsun” dedi.

Kıyamete kadar sürecek bir vebale zemin hazırlamayın

Kanal İstanbul konusunda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren Davutoğlu, şunları söyledi: “Kanal İstanbul ile İstanbul’u adaya dönüştürmek vahim bir hata olacaktır. İstanbul’un kalbinden, Fatih’ten sesleniyorum, aklınızı başınıza alın ve kıyamete kadar sürecek bir vebale zemin hazırlamayın. O kanal bir kez açılırsa, bir daha geri dönüşü imkansız hale gelir. Eğer İstanbul Boğazı’nın üzerindeki 3 köprü ve Kanal İstanbul’un üzerinde yapılması planlanan 6 köprü bir zarara uğrarsa tarihi yarımadanın da içinde olduğu bu şehrin lojistiğini nasıl sağlayacaksınız? Buranın içinde yaşayan insanları nasıl koruyacaksınız? Allah’ın yarımada olarak yarattığı bu güzel beldeyi bir adaya çevirerek felaketlere zemin hazırlıyorsunuz. Kanal İstanbul etrafında yeni bir arsa rantı oluşturulmaya çalışılıyor. Bilinsin ki arsa rantı üzerinden İstanbul’u tehlikeye atan kim olursa olsun tarih de millet de onun yakasını bırakmaz. Biz Gelecek Partisi kurulur kurulmaz yaptığımız ilk kapsamlı rapor çalışmasını Kanal İstanbul üzerine yaptık. Dileyenler partimizin web sitesinden inceleyebilirler. “İnadına”, arsa rantı üzerinden İstanbul’a zarar vermek isteyenlere karşı İstanbul’u koruyacağız.”

Değil sokak çeteleri, organize ne kadar suç örgütü varsa hepsi üzerimize gelse bir adım geri atmaz, sözümüzden bir kelimeyi esirgemeyiz

Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“İnsan Hakları Eylem Planı’nın ilan edildiği günlerde Selçuk Özdağ’a saldıran zanlılar “mağdur edilmemeleri” için serbest bırakıldı. Aslında bize ve sesini yükselten herkese şu mesaj verildi: Size saldırı olur ve saldıranlar serbest bırakılır, çekinin, korkun. Değil sokak çeteleri, organize ne kadar suç örgütü varsa hepsi üzerimize gelse bir adım geri atmaz, sözümüzden bir kelimeyi esirgemeyiz.”

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hiçbir işi komisyonlara havale etmeyin, bu hayat pahalılığının, “bana yetki verin, ekonomi uçacak” diye söz veren Sayın Cumhurbaşkanı, bütün bunların sorumlusu bizzat sizsiniz.

Sayın Cumhurbaşkanı, milletin hakkını hukukunu üç beş rantiyeciye, faizciye yedirttiğiniz için bu tablonun sorumlusu bizzat sizsiniz.

Esnafa vergi muafiyeti verecekler. Bunu yapacağınıza esnafın kiralarını, faturalarını ödeyin. Esnaf kâr mı yapıyor ki gelir vergisinden vergi muafiyeti vereceksiniz?

Çiftçiye mazot, gübre ve yem desteği, esnafa kira ve fatura desteği verin, en başındandır söylüyoruz, kredi olarak değil hibe olarak verin.

Her gün siyasi mesaj veren İletişim Başkanı Beştepe’de bir sürü boş oda varken Konya yolu üzerinde muazzam bir binayı ayrıca tutma ihtiyacı hissediyorsa sizin tasarruf planınızda samimiyet nerede?

Milletin evlatları bir asgari ücret için iş ararken sizin seçkin mensuplarınız birkaç yerden birden maaş alıyorsa buna adalet de denmez, vicdan da denmez, devlet yönetimi de denmez. Biz bu otoriter yolsuzluk düzenine karşı çıkıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı 5 aydır telefonun başında Biden’dan bir telefon gelecek diye bekliyor. Eskiden beklemezdi, Obama hemen arardı çünkü o dönemde biz de kadrolardaydık, iddialı ve itibarlı bir Türkiye vardı ve Washington’dan kim ararsa önce Türkiye’yi arardı.

Amerika’da yayımlanan makalelerde bu ifade geçiyor: Biden, Erdoğan’ı sessizlikle terbiye ediyor. Neden Biden aramıyor peki şu anda? Sen Trump’ın “aptal olma” mektubuna sessiz kalırsan şimdikiler de öyle bir mektup göndermez ama seni de telefonla aramaz.

Geçen sene bu vakitlerde İdlib’te 36 askerimiz Rus hava desteğine sahip rejim güçlerince şehit edildikten sonra da Sayın Erdoğan Putin’in kapısının önünde dakikalarca bekletilmişti. Allah aşkına bu nasıl dünya liderliği?

Biz böyle bir Türkiye mi bıraktık bunlara? Bir başka devlet başkanının kapı önünde, ya da Ankara’da bir başka devlet başkanından gelecek bir telefona muhtaç bir makam olarak mı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı temsil edilecek?

2.5 milyar dolar ödenmiş S-400 madem kullanılmayacaktı da, depolarda tutulacaktı da Türkiye’nin ortağı olduğu en önemli uluslar arası stratejik proje olan F-35 projesinden biz niye kopartıldık?

Kosova’ya olağanüstü yardımlar yaptık. Kosova, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ve orada temsilcilik açan ilk Müslüman ülke oldu. Şimdi sormak vakti değil mi, Kosova’ya bile sözünüz geçmiyorsa ne diye oturuyorsunuz Ankara’da?

Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan eden Trump’a “Reis Trump” muamelesi yaptılar ya, herhalde Kosovalılar da “Erdoğan Trump’a böyle hürmet gösterdiğine göre bizim de Trump’ın kararına uymamıza Türkiye birşey demez” diye düşündü.

“Bu can bu bedendeyken teslim etmem” dediğiniz Rahip Brunson’u sert bir tweet ve mektup üzerine teslim ederseniz dünyada kimse size saygı göstermez.

Artık gönül coğrafyasını arkasına almış bir amiral gemisi olan Türkiye yok maalesef, rotasını Doğu Perinçek’in çizdiği, edilgen ve kendi egemenliğinden taviz verebilen bir ülke var. Yazıklar olsun.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.