1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. CANLI YAYINDA SİTEM ETTİ: HAKKIMI HELAL ETMİYORUM
CANLI YAYINDA SİTEM ETTİ: HAKKIMI HELAL ETMİYORUM

CANLI YAYINDA SİTEM ETTİ: HAKKIMI HELAL ETMİYORUM

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, darbe girişiminde bulunanlar arasında arkadaşları olduğunu belirterek "Hakkımı helal etmiyorum" dedi.

A+A-

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, NTV canlı yayınında darbe girişimini değerlendirdi. Darbe gecesi yaşananları anlatan emekli Org. Özel, gözaltına alınanlar arasında askerlik döneminden arkadaşları olduğunu ve bunlara hakkını helal etmediğini ifade etti.

"15 TEMMUZ GECESİ OLAN KALKIŞMA..."

Necdet Özel, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle yüce halkımı saygıyla selamlıyorum, kendilerine geçmiş olsun diyorum. Türkiye'de Türk ordusu hukukun üstünlüğüne, anayasanın temel niteliklerine, evrensel olan ilkelere, insan haklarına her zaman saygı duymuş ve evlatları bu milletin bağrından çıkmış evlatlar olarak milli ordu vasfını koruyan ve yine halkımız tarafından bize yakıştırılan peygamber ocağı olarak vasıflandırılan çok önemli bir kurumdur. Bu düşünceleri bugün emekli olmuş bir komutan olarak aynen muhafaza ediyorum. 15 Temmuz gecesi olan kalkışma herkesi son derece üzücü, vahim sonuçlar doğuran, ülkemize, milletimize acı çektiren çok önemli bir olaydır. Ancak burada TSK'nın kurumsal kimliği ile yapılmış veya onu değerli komutan kademesi tarafından yapılmış bir hareket olmadığı artık çok net olarak bugün anlaşılmıştır. Bu işin sevindirici tarafıdır.

"KAHRAMAN KOMUTANLARI KUTLUYORUM"

Birçok acılar yaşandı. Öncelikler verilen şehitlerimize Allahtan rahmet ailelerine sabırlar diliyorum. Yaralı arkadaşlarımız var tabi darbecileri kastetmiyorum darbeye karşı mücadele eden yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Sonuçta bu kalkışmanın çok kısa zamanda bastırılmış olması Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel varlığının kurulsal yapısının halen devam ediyor olmasıdır. Halkımızın gösterdiği inanılmaz bir destek var. Onun içinde yüce milletime teşekkür ederim. Sayın cumhurbaşkanının gösterdiği cesarete, liderlik vasfına teşekkür ediyorum. Sayın başbakan ve hükümet üyelerine teşekkür ediyorum, medyaya teşekkür ediyorum. Bugün medyanın bütün kanalları tek vücut olarak bu konunun üstüne eğilmiş ve yayınlar yaparak bu iğrenç olayı kınıyorlar. Bu konuda bir birlik günüdür. Bunu medyamızda da gördük. Bunlar sevindirici hususlar. Ayrıca bir teşekkürde bu işi bastırmak için gayret eden TSK'nın gerçek komutanlarını ve kahramanlarını da kutlamak istiyorum. Bugün belki onlar tam olarak bilinmiyor. Her zaman olduğu gibi TSK personeli birçok konuda öne çıkmayı istemez, geri planda kalmayı tercih eder. O arkadaşlarımı ben biliyorum ve bu yayın vasıtasıyla kutluyorum onları da.

"MUTLAKA BİR KRİZ MASASI OLUŞTURULMALI"

Ben emekli olduktan sonra Ankara'da kendi özel evimde yaşamımı sürdürüyordum. O gece başka özel bir kanal seyrediyordum. İstanbul'dan bir akrabamın eşimi arayarak İstanbul'da köprülerin askerler tarafından kapatıldığı haberini eşim bana söylediği zaman kanalları dolaşmaya başladım. O anda bunun bir ihbar üzerine bir arama faaliyeti olduğunu düşündüm. Bir müddet sonra bir parlamenter beni arayarak Ankara'da jetlerin alçaktan uçtuğunu söyledi. Benim oturduğum Gölbaşı semtinden bunları duymam mümkün değildi. Bunun üzerine bir hükümet yetkilisi beni aradı böyle böyle oluyor ne yapmalıyız diye. Bende şuanda bilgi sahibi değilim şekliden ifade ettim. Ama yapılacak şey mutlaka bir kriz masası oluşturulmalı ve bu kriz masasında tedbirler hemen görüşülmeli şeklinde cevap verdim. Ondan sonra bilgi almak için komutanları aradım.

"ALDIĞIM BİLGİLERİ BAKAN ARKADAŞIMLA PAYLAŞITIM"

Maalesef Genelkurmay Başkanı, İkinci Başkan, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı'yla irtibat kuramadım. Hava Kuvvetleri Komutanımızın da Ankara dışında olduğunu öğrendim. İstanbul'da bir düğünde olduğunu sonra öğrendim. Çok kısa bir konuşma yaptım ne oluyor diye. O da bir şeyler oluyor ama bizde tedbir almaya çalışıyoruz dedi. Ondan sonra deniz kuvvetleri komutanımızı aradım güvenli bir yerdeyim dedi. Donanma komutanımızı da rehin aldılar dedi. Baktım durum iyice vahim durumda. Bunun üzerine İstanbul'da 1. ordu komutanı arkadaşımla sürekli görüştüm. Dolayısıyla ona bazı şeyler yapması gerektiğini söyledim ve devamlı iletişim içinde oldum. Tabi bu aldığımı bilgileri de yine hükümetimizin bir bakan arkadaşımızla sabaha kadar hep paylaştım. Ondan sonra Ankara'da özel kuvvetler komutanını aradım. Kendisinin bir düğünden çıktığını eve gittiğini fakat birlikle irtibatının kesildiğini, bir kobra aracıyla birliğe giderken ateş edildiğini ve şoförünün yaralandığını söyledi bana. Fakat birliğine ulaşamadığını söyledi bana.

"YARALARIN KAPATILMASI ZAMAN ALACAKTIR"

Özel kuvvetlerde görevli bir albay arkadaşımı aradım onunla görüştüm. O bazı arkadaşları toplayarak ki benim yanımda özel kuvvetlerde görevli iki tane astsubay arkadaşımı da ona vermek suretiyle özel kuvvetlerdeki o muassarayı ortadan kaldırmak için oraya gittiler. Onlar sabaha kadar özel kuvvetleri ele geçiren hainlerle çarpıştılar. Birkaç şehidimiz oldu maalesef orada. Özel kuvvetlere hakim oldular sonra. Ben hala sabah saatlerinde rehinelerin Genelkurmay Başkanlığı'nda sığınakta tutulduğunu duymuştum. Arkadaşlarıma jandarma da bir arkadaşım vardı, Ankara merkez komutanlığında bir arkadaşım vardı bir araya gelin bir güç oluşturun bu rehineleri kurtarın bir plan yapın hayati şey bu. İkinci bir şey de Ankara'daki hava araçlarının durdurulması konusu vardı. Onu yapmak içinde girişimlere bulunduk. Dolayısıyla sabaha kadar bu şekilde devam etti bu. Benim o gün böyle bir bu işe müdahil olmam gerekti, öyle hissettim. NTV yayınında da kısa bir açıklama yapmam istendiği için sizin kanalınızda açıklamamı yaptım.

Gözaltına alınanlar arasında görevde olduğum yıllarda arkadaş olduklarım var, onlara hakkımı helal etmiyorum. Göreve geldiğimizde ordu içerisinde olmaya çalışan gruplar vardı. Komutanların en yakınında çalışanlar bunları yapanlar. Beni arayanlara korsan mesajlara inanmamaları gerektiğini söyledim.

Benim gördüğüm kadarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nde travma biraz büyük. Bu yaraların kapatılması zaman alacaktır ama benim arkadaşlarım bunu başaracaktır.

İSTİHBARAT ZAAFİYETİ VAR MI?

Türkiye'de son zamanlarda yaşanan olayların ardından sürekli istihbarat zaafiyeti deniliyor. Ama istihbarat nasıl toplanır bilmiyorlar. Kurumlar kendilerine gelen bilgiler üzerine istihbarat oluşturular. Dinleme yapıldığı zaman yasaya göre. Hatta ortak bir İstihbarat Koordine Merkezi kurulması önerisini ben yaptım ve kurduk. Kurumlar benim dönemmde koordine çalıştı. Ama bilgilerin gelmesiyle bitmiyor gelen bilgilerin hukuki niteliği önemlidir?

TERÖRLE MÜCADELE SEKTEYE UĞRAR MI?

Gözaltına alınanların bir kısmı IŞİD'le ve PKK'yla başarılı bir şekilde mücadele eden arkadaşlar. Bu konuda hiç şüphe olmasın TSK'nın terörle mücadele konusunda hiçbir zaman zaafiyet göstermemiştir. O konudaki başarıyı hiçbir şey gölgeleyemez. Bu konuda dünya orduları bizi tebrik ediyor. TSK terörle mücadele konusunda çok başarılı bir ordudur."

BUNDAN SONRA NE YAPILMALI?

Hükümetimiz iş başında ve tabii ki bundan sonra gerek tedbirleri alacaklar. Ben TSK'da komuta kademesinde olan arkadaşlarıma bir şey söyleyebilirim. TSK'yı süratle toplasınlar 2011'de yaptığımız gibi. TSK'daki yarayı bir an önce onarsınlar. Güneydoğu'daki mücadele henüz bitmedi. O neden TSK'yı bir an önce onarmaları lazım bu yarayı bir an önce kapatmaları lazım." 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.