Gündoğdu YILDIRIM

Tarih: 13.01.2026 12:08

YENİ BİR ÇAĞ!

Facebook Twitter Linked-in

YENİ BİR ÇAĞ!

Tarihin çağları insanoğlu ile başlar ve günümüze kadar devam eder
gider.
Tarih ne kadar insanın yeryüzüne gelişi ile de başlasa bilmediğimiz
dönemleri var.
Biz buna karanlık çağlar diyoruz.
Yazının bulunuşu milat oluyor ama daha öncesinde taşlar, topraklar,
kullanılan aletler bize ışık tutuyor.
Kullanılan aletlerin yanı sıra kap kacak bir ipucu veriyor.
Bakır, tunç, demir gibi ayrımlar yapıyoruz.
Milat sıfır kabul ediliyor.
Yazılı tarih başlıyor.
İnsanoğlu yaptığını ettiğini yazıya döküyor.
Yazılı tarihin başlangıcı M.Ö 3200…
İlk çağ diyoruz bu döneme…
376 Kavimler Göçü ile ilk çağ sona eriyor.
Kavimler Göçü büyük bir olay bu arada…
İstanbul’un Fethi Orta Çağ’ı sonlandırıyor.
Osmanlı’nın Dünya Tarihine damgasının vurduğu çağ da dense yeridir.
Bir zamanlar üç kıtaya hâkim olmuş, dünya tarihine yön vermişiz.
Sonra Avrupa’da coğrafi keşifler, rönesans, reformlar derken, Fransız
İhtilali (1789) Yeni Çağı sonlandırıyor, Yakın Çağı başlatıyor.
Yakın Çağ; Fransız İhtilali ile günümüze kadar devam edip gidiyor.
Bu arada tarihsel bir sürü gelişmeler yaşanıyor.

Teknolojideki gelişmeler nedeniyle çağla ilgili adlandırmalar yapılmıyor
değil…
Uzay Çağı…
Teknoloji Çağı…
Bilişim Çağı…
Milenyum Çağı…
Dünyayı topyekûn etkileyen olaylar üzerine çağlar yeniden
adlandırılmış.
Bu olaylar yeni çağlar için milat olmuş.
ABD’nin, Venezüella Devlet başkanı Nicolas Maduro’yu kendi
ülkesinden kaçırarak esir alması, dünyada yeni bir çağın başlangıcı
olarak kabul edilebilir.
Bir ülkenin devlet başkanını, karga tulumba alıp götürmek…
Ne demektir?
Dünyada eşi ve benzeri yoktur.
Venezüella devlet başkanı Nicola Maduro’nun, ABD tarafından
kaçırılması başlı başına büyük bir olaydır.
Tarihidir...
Milattır…
Uzun zamandır tek kutuplu bir dünya ile karşı karşıyayız.
ABD çok güçlü bir ülke…
Düne kadar Rusya, Çin, Avrupa Ülkeleri, ABD’ye karşı bir ölçüde denge
olmaytaydı.
En azından bizler öyle sanıyorduk.
Son yıllarda güçlü devletlerin, dünya ülkeleri üzerinde siyasi, askeri,
ekonomik yaptırımlar uygulaması, ardından resmen ülkelerin işgal

edilmesi ve en sonunda da Venezüella devlet başkanının esir alınması
yeni bir çağın başlangıcından başka bir şey değildir.
Yeni bir çağ başlıyor.
İran, Suriye, Ukrayna, Irak, Küba, Danimarka…
ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka’nın egemenliğinde olan
Grönland adası ile ilgili, “Grönland adası bizim.” dedi.
Bunu söylerken de hiçbir gerekçe göstermedi.
Neymiş efendim: "Grönland konusunda isteseler de istemeseler de bir
adım atacağız. Çünkü biz bunu yapmazsak, Rusya ya da Çin Grönland’ı
ele geçirecek ve Rusya ya da Çin’in komşumuz olmasını istemiyoruz.
Ben bu işi kolay yoldan, bir anlaşmayla çözmeyi tercih ederim. Ama eğer
kolay yoldan olmazsa zor yoldan yaparız."
Sanki insanoğlunun tarihi yolcuğu biraz geriye doğru gidecek gibi
görünüyor.
Biliyorsunuz coğrafi bir terim vardır.
Menderes…
Bir nehrin, akıntının veya başka bir suyolunun kanalındaki bir dizi
düzenli kıvrımlı eğrilerden, kıvrımlardan, döngülerden dönüşlerden
biridir.
Nehirler, ırmaklar, dereler düz bir çizgide akmazlar; bazen kıvrımlı,
bazen eğimli akarlar, hatta bazen geldiği yönden geri döner… Uzun bir
mesafe…
İnsanlık tarihi de mendereslere benzer…
ABD’nin, Venezüella Devlet başkanı Nicola Maduro’yu kaçırması bir
milattır.
Yakın Çağı bitirmiş, yeni bir çağı başlatmıştır.
Başlayan bu yeniçağın adını ne koymalıdır?

Gelin adını siz koyun…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —