1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonunun operasyonları 7. yılına girerken ülkede değişen bir şey yok
Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonunun operasyonları 7. yılına girerken ülkede değişen bir şey yok

Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonunun operasyonları 7. yılına girerken ülkede değişen bir şey yok

Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyon güçleri ile Husi milislerin yoğun ve kanlı saldırıları arasında ezilen Yemen halkı, açlık, hastalık ve göç gibi insanlık krizleriyle karşı karşıya bulunuyor.

A+A-

Yemen'de Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyon güçlerinin, İran destekli Husilere karşı ülkenin uluslararası siyasi arenada meşru hükümetine destek için başlattığı askeri operasyonlar yedinci yılına girdi.

Arap koalisyonunun askeri operasyonları, Husi milislerin 21 Eylül 2014'te başkent Sana'yı silah zoruyla ele geçirmesi sonrasında Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi'nin talebiyle 26 Mart 2015'te başlamıştı.

Cumhurbaşkanı Hadi aradan geçen yıllar içinde "neredeyse kalıcı olarak" Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a yerleşmiş durumda. Ona bağlı Yemen'in meşru silahlı kuvvetleriyle Husiler arasındaki çatışmalar Suudi Arabistan'ın barış girişimiyle biraz hafiflese de hala devam ediyor.

Riyad'ın barış girişimi Birleşmiş Milletler (BM) gözetimindeki tam ve kapsamlı ateşkesin yanı sıra Husilerin kontrolü altındaki Hudeyde Limanı'na gelen gemi ve petrol tankerlerinden elde edilen gelirlerin ve vergilerinin Yemen Merkez Bankasına verilmesini kapsıyor.

Ayrıca Uluslararası Sana Havaalanı'nın uluslararası direkt uçuşlara açılması ve ihtilaflı tarafların BM riayetinde müzakerelere başlaması da öngörülüyor.

Yemen hükümetinin yanı sıra BM, ABD ve birçok devletin memnuniyetle karşıladığı girişime Husiler çekinceli yaklaşıyor ve yeni bir şey getirmediğini savunuyor.

Yemen'de çatışan taraflara karşılıklı destek veren Suudi Arabistan ve İran, bölgesel güç mücadelesi kapsamında aynı zamanda Lübnan ve Irak'ta da nüfuz elde etmeye çalışıyor.

Kontrol haritası

Arap koalisyonu, operasyonların başladığı 2015'ten bu yana Yemen'in kuzeyi ve güneyinde çeşitli vilayet ve bölgeleri geri alırken, ülkenin diğer bölgelerinde de çatışmalar ve güç mücadelesi devam ediyor.

Yemen hükümetine bağlı meşru güçler, geçen 6 senede Husilerin kontrol ettiği Aden, Şebve ve Ebyen gibi bölgeleri geri almayı başardı.

Koalisyonun desteğini arkasına alan hükümet güçleri, Lahic, Dali ve Taiz kentlerinin büyük çoğunluğunda kontrolü sağlasa da bu bölgeler hala Husi tehdidi altında bulunuyor.

Hükümet güçlerinin ilerleme kaydederek bazı ilçelerde kontrolü sağladığı Hudeyde ve Hacce vilayetlerinde de şiddetli çatışmalar sürüyor.

Nüfusun yoğun olduğu Yemen'in kuzeyinde ise koalisyon güçlerinin operasyonlarına başlamasından bu yana saha kontrolünde pek değişiklik olmadı. İbb vilayeti gibi ülkenin kuzeyindeki bölgelerin büyük çoğunluğunu İran destekli Husiler kontrol ediyor.

Yoğun saldırıların asıl mağdurları: Siviller

Yemen'de 6 senedir devam eden askeri operasyonlar ve tarafların karşılıklı saldırıları, yerleşim bölgelerinde büyük hasarın yanı sıra çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine yol açtı.

Koalisyon güçleri, Husilerin bulunduğu bölgelere düzenledikleri hava saldırılarında grubun çok sayıda askeri liderini öldürdü. Husiler, saldırılarda sivil yerleşim bölgelerinin hedef alındığına işaret ederken, koalisyon yönetimi ise bazı durumlarda "hata" yaşandığını vurguluyor.

Bunun yanında Husiler ise Suudi Arabistan'a insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle yoğun saldırılarda bulunuyor. Husilerin saldırıları sonucu Suud topraklarında da birçok sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Arap koalisyon sözcüsü Turki el-Maliki, 8 Mart'ta yaptığı açıklamada, operasyonların başlamasından bu yana koalisyon güçlerinin, Husiler tarafından sivillere ve sivil yerleşim bölgelerine "sistematik ve kasıtlı" bir şekilde gönderilen 353 balistik füzeyi durdurduğunu ve imha ettiğini duyurdu.

Koalisyon güçleri ayrıca Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'in güneyinde deniz trafiği ve küresel ticaretin güvenliğini tehdit eden Husilerin gönderdiği 550 İHA ve 62 bomba yüklü botun durdurup imha edildiğini açıkladı.

Husi grubunun askeri sözcüsü Yahya Seri ise 20 Mart'ta yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun güçlerinin, 2015'ten bu yana Yemen'de 260 bin hava saldırısı ve sadece geçen yıl bin kara baskını düzenlediğini duyurdu.

Yemen karşılıklı saldırılarla kana büründü

Yıllardır devam eden iç savaşta en çok sivil kaybın verildiği saldırılardan biri Ekim 2016'da gerçekleşti. Koalisyon güçlerinin Sana'da bir taziye salonunu hedef aldığı bu saldırı, çoğu sivil 100'ün üzerinde insanın ölümüne, yüzlerce kişinin de yaralanmasına yol açtı. Saldırıdan günler sonra, koalisyon güçleri, saldırının hatalı bilgiler üzerine gerçekleştirildiğini açıklayarak özür diledi.

Özellikle son dönemde Suudi Arabistan topraklarını yeniden yoğun şekilde hedef alan Husiler ise savaş süresince en dikkat çekici saldırıyı Eylül 2019'da düzenledi.

Suudi Arabistan'ın petrol şirketi Aramco'ya ait iki üretim tesisine İHA'larla vuran Husilerin bu saldırısı sonrasında tesisin üretimi geçici süreyle yüzde 50 oranında düştü.

Husiler son olarak 19 Mart'ta büyük bir saldırı daha düzenleyerek, başkent Riyad'daki bir petrol rafinerisini hedef aldı. Saldırı sonrası tesiste büyük bir yangın çıkmış, Suudi yönetimi yangının kontrol altına alındığını açıklamıştı.

Yemen: İnsani trajedinin merkezi

Birleşmiş Milletlere göre dünyanın en kötü insani krizinin yaşandığı Yemen'de yaklaşık 7 yıldır devam eden savaşta şu ana kadar 233 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 30 milyonluk nüfusun yüzde 80'i hayatta kalmak için yardıma muhtaç hale geldi.

Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyon güçleri ile Husi milislerin yoğun ve kanlı saldırıları arasında ezilen Yemen halkı, açlık, hastalık ve göç gibi krizlerle karşı karşıya bulunuyor.

Uzun süredir devam eden çatışmalar sonucunda bedelini sivillerin ödediği büyük bir insanlık dramına sahne olan Yemen'de temiz suya erişimin kısıtlı olması, yetersiz beslenme, ilaç ve tıbbi malzemelerdeki eksikliklerin yanı sıra sağlık hizmetlerinin yetersizliği gibi nedenler salgın hastalıklara davetiye çıkarıyor.AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.