1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Yazı-Tura iman
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Yazı-Tura iman

A+A-

İnsanı diğer canlılardan ayırt eden en önemli özellik Akıl. Akıl, insana hakikatleri idrak için verilmiştir. Yıllarca İslam aleminde, ‘İslam mantık dinidir’ diye Müslümanların aklıyla alay ettiler. Oysa mantık da aklın ürünüdür. Tarihi birçok yanlışın bilimsel veriler karşısında acze düşmenin psikolojik savunması olarak ortaya atıldığı bir iddiadan başka bir şey değildir. İslam “Vahiy” dinidir ve aklı olan herkesin idrak edip kabullenebileceği bir dindir. Çünkü buluğ çağı dediğimiz aklı kullanma yaşına gelen her kişinin (kadın-erkek) yüklenebileceği sorumlulukları içerir. Yani Vahyin muhatabı insan Kur’an’ı Kerimdeki ayetleri okuyarak Kainat kitabındaki diğer ayetleri de anlayabilecek demektir. Vahye kendini muhatap görmeye de ‘İman’ (inanan) denir. Kur’an’daki ayetlerle kainattaki ayetleri kavramaya da ‘Mümeyyiz Akıl’ denir. Aklı olan anlar ve kabul eder demektir.

Gelelim bu yazıya ilham kaynağı olan olaya. Ne kadar akıllı olursak olalım, ne kadar sefalet veya  rehavet içinde yaşarsak yaşayalım ölüm herkes için hakimi mutlaktır, herkes kendisine ayrılan vakte kadar yaşayacak, ondan sonra da ebedi istirahate çekilecek. Bundan kurtuluş yok. İmanın önemi de bu nokta da kendini gösteriyor. Arkadaşın birisi diyor ki, öldükten sonra iki pişmanlık duyacağız. Cennet ve cehennem yoksa bu dünyada her şeyi yapamadığımıza pişmanlık duyarız. Varsa da niye dini ihtiyaçları yerine getirmedik diye pişmanlık duyarız diyor. Vahiyden uzak mantığın kabul ediyorsa inan kabul etmiyorsa inanma anlayışıyla inşa edilen toplumdan başka nasıl iman etmesini beklersiniz. Bir de bana diyor ki sen bize göre daha şanslısın. Eğer cennet-cehennem yoksa sen öyle ya da böyle bu hayatı ibadetlerini de yaparak bizden daha iyi yaşamış olacaksın. Yoksa da bazı zevklerden mahrum gitmiş olacaksın.

Buradan çıkan sonuç şu ki, insanlar ikilemde kalıp ne dünyasından vaz geçebiliyor ne de ölüm gerçeğinin arkasındaki bilmediği dünyadan vaz geçebiliyor. Toplum psikolojik travma yaşıyor. Bu hasta kalplerin ilacı yine Kur’an’dır ve Nisa süresi ayet 136 da Rabbimizin “ Ey iman edenler iman edin” emri gereği yeniden tedavi ile iman etmeye mecburuz. Ey cemaatler cemiyetler insanları ucuz cennet avcılığıyla oyalamak yerine iman hakikatlerini anlatın insanlara, herkes kendi cennetini kendi arasın. Diyanet ve imamlara da burada çok büyük sorumluklar var. Bırakın böcek, çiçek, Yeşilay, Kızılay haftası dersleri vermeyi, bu millete hakiki manada nasıl iman etmeleri gerektiğini anlatın. Dini hiçbir hükmü olmayan okuduğunuz mevlitle onları rahatla bilirsiniz ama hakiki imanı anlatmazsanız içine düştüğü psikolojiden ve günahtan kurtaramazsınız onları. Yazık etmeyin bu insanlara, insanlığa. Yoksa gelecekte arkamızdan bir tane hayırlı evlatlar bırakamayacağız. Bunu sizlere bir sitem olarak değil yangın yerine dönmüş bir yüreğin dostane serzenişi olarak kabul edin. 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.