1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. 'Yahudi ulus devlet' yasasına kınama

'Yahudi ulus devlet' yasasına kınama

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği, İsrail'in "Yahudi ulus devlet yasası"nı kınadı.

A+A-

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), İsrail'in "Yahudi ulus devlet yasası"nı kınadı.

İDSB'den yapılan açıklamada, Filistin topraklarına haksız bir işgalle yerleşerek bugüne kadar varlığını ve genişlemesini terör uygulamalarıyla sağlayan İsrail'in bunu bir adım daha ileri taşıyarak Yahudi Ulus Devlet yasasını çıkardığı kaydedildi.

Söz konusu kararla, İsrail'in tüm dünya Yahudilerinin temsilcisi sıfatıyla etnik-dini bir devlet olarak tanımlandığına dikkat çekilen açıklamada, "Aslında bu yasa, uzun süredir ABD'nin desteğiyle planlı olarak devam eden Kudüs'ün başkent ilan edilmesi gibi politikaların bir adım öteye taşınması bağlamında ırk-din temelli bir devlet yapılanmasıdır. Gelinen bu nokta, güvenlik ve ordu mensuplarına hukuki bir arka plan sağlamanın ve Filistin halkına yönelik etnik temizlik hazırlıklarının bir payandası olacaktır. Halihazırda uygulamada zaten var olan ayrımcı politikalar, yasayla bir hükme bağlanmakta ve Arapça resmi dil olmaktan çıkarılarak ülkenin tek resmi dili İbranice yapılmaktadır." denildi.

Hür dünyada artık örneği kalmayan ırkçı apartheid rejimi kanunları ile ülkenin asıl sahipleri Filistinlilerin ikinci sınıf vatandaş konumuna itildiği belirtilen açıklamada, bunun asimilasyonun kılıfı olduğu aktarıldı.

Açıklamada, Filistinlilerin bu topraklar üzerindeki tarihi varlıklarının ve topraklarına geri dönüş haklarının yok sayıldığı vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:

"'Hukukta bir boşluk olduğunda Yahudi şeriatı referans alınacaktır.' diyerek Yahudilerden başka ülkede yaşayan herkesi köle olarak gören çarpık bir zihniyetin bu şekilde pervasızca kanunlaştırılması, işgal devletinin sadece bölgemiz için değil, insanlık için de ne denli tehdit oluşturduğunun son örneği olmuştur. Birleşmiş Milletler sözleşmesi ve tüm evrensel hukuk değerlerine aykırı olarak ırkçılığı ulusal bir kavram olarak yasalaştıran faşist bir anlayış karşısında, BM başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşların tepkisizliği ve çaresizliği kabul edilemez. Maalesef asıl üzücü durum tüm bu olumsuzluklar karşısında bazı Müslüman ülkelerin İran tehdidine karşı İsrail ile yakınlaşması, ortak güvenlik kalkanı altına girmesi, hatta Türkiye'nin Filistinli mazlum kardeşlerimiz lehine ortaya koyduğu savunuculuk ve insani yardım eksenli çalışmalar karşısında İsrail'le iş birliği içine girebilmeleridir. Aslında İsrail, Filistin ve dünya için değişen bir şey yoktur. İsrail zaten böyle bir devletti, zaten böyle görülüyordu, zaten böyle uygulamalar yapıyordu, zaten bu zihniyetle kitlesel kıyımlara girişiyordu."

Açıklamada, bu yasanın bütün Müslüman dünyası için yok hükmünde olduğuna vurgu yapıldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.