1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. VEDUD (AŞK)
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

VEDUD (AŞK)

A+A-

Geçen hafta yazılmayı bekleyen bir konu idi Vedud. Araya başka konular girince bugüne kaldı. Geçen hafta iki arkadaşımın aşk hakkındaki görüşleri bu yazıyı yazmaya teşvik etti bizi. İşaret dili kursunda kalp kelimesi şekil olarak tasvir ediliyor. Herkesin malumu olduğu üzere kalp resmedildiğinde V harfi açık uçlarından oval şeklinde içe doğru kıvrılarak birleştiğinde kalp oluyor.  Kurs hocamıza dedim ki biyolojik kalp böyle değilken niçin böyle resmediliyor? Hocamız da bilgisini paylaşırken niçin öyle olduğunu bilmediğini fakat kalbin üzerinde küçük nokta kadar bir siyahlık olduğunu. Kara sevdaya tutulanların bu noktadan kara sevdaya yakalandıklarını söyledi. Diğer bir arkadaşımla da sevgiden, sevmekten bahsederken; insan yaratılış itibariyle her şeyi sever, sevebilir. Ama aşk başka bir şey. Aşkın önünde sürekli bir engel vardır. Sevdiği şeyi elde edememek aşktır dedi. Her ikisi de ilginç ve fakat açılması gereken bir konu. Biz de biraz açalım çorba da tuzumuz olsun istedik.

Vedud Esmaü-l Hüsnadandır ve Sevilmeye en layık olandır. Rabbimiz bizleri Vedud ismiyle şereflendirip sevgisinden bizleri yaratırken o sevgisinden bir numuneyi de bizlere ihsan etmiş. Sevgi v e sevmek olmasaydı belki hayatın hiçbir şeyinden tat ve lezzette alamayacaktık.  Sevgiyi veren Rabbimiz sevmeyi de öğretti Habibi vasıtasıyla. Bu sevgi sayesinde birbirimizi daha iyi anlamaya çalışırız, daha candan yaklaşır, yakınlaşırız. Bazen de sevgiden öyle ileri gideriz ki gözlerimiz adeta hiçbir şeyi görmez. Peki nedir gözlerimizi kör eden bu sevgi?

Sevginin iki şubesi vardır. Ak sevda, kara sevda. Ak sevda; sevdiğini yüreğinde azad eder, özgür bırakır. Maşukuna ulaşmak gibi bir gayesi yoktur ak sevdanın. O sevdiğini sevdiği için aşıktır, ona kavuşmak için değil. Ak sevdalı bilir ki maşukuna kavuşunca aşktan çıkar sevgisi tatmin olur. Onun için sevdiğine ulaşmak istese de kavuşmak için maşukunun da gönlünün sevgisine kale olmasını ister. Kara sevda ise sevdiğini yüreğine zindan eder, tutsak eder, tutuklar. Aslında bunun ki sevgi değil tutkudur. Sevdiğine ulaşamadığı zaman ona ulaşmak için yapmayacağı çılgınlık yoktur.  Ne var ki maşukuna ulaşınca sevgide biter aşkı da. Her şey tatmin olana kadardır. Sevginin kaynağından uzak sevgiler aşk da değildir zaten. Çünkü sevilemeye en layık olan Rabbinin sevgisini kulunda icra eden sevgi kara sevdadır. Hocamızın bahsettiği o delikten midir kara sevda bilenmez ama küçücük sevgiyi kendisine veren zatın sevgisinin büyüklüğü karşısında kulun acze düşmesidir bu. Sevgiyi vereni bilmeden verileni şuursuzca sevmektir kara sevda. Bir de anekdot vererek noktalayalım yazıyı. Evet kalp biyolojik olarak yukarıdan aşağı doğru incelen elips bir et parçasıdır. Ne var ki Rabbimizin sevgisinden sevmemiz için verilen eşlerimizin kalbiyle yan yana gelince resmetmeye çalıştığımız şekildeki gibi V biçiminde yukarıdan uçları birleşen yarım daire biçimindedir. Bu da ilahi bir lütuf olsa gerek.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.