1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türkiye,2011 yılından beri tarihteki en önemli ve yüksek sayıdaki göç akınını yaşadı

Türkiye,2011 yılından beri tarihteki en önemli ve yüksek sayıdaki göç akınını yaşadı

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) iş birliğinde düzenlenen Göç, Güvenlik ve Sosyal Uyum Bölgesel Üst Düzey Çalıştaylar Marmara Bölgesi toplantısı, Kocaeli’de gerçekleştirildi.

A+A-

Marmara Bölgesi’ni kapsayan tüm illeri kapsayan ve göç, güvenlik ve sosyal uyum konularının bölgesel düzeyde ilgili kurum ve kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinin katılımıyla istişare edildiği çalıştaya İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Göç İdaresi Genel Müdürü Abdullah Ayaz, Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu, BMMYK Türkiye Temsilcisi Vekili Jean Marie Garelli, İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanı Dr. Can Ozan Tuncer, Sakarya, Yalova, Bursa, İstanbul, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli illerinin valileri ve belediye başkanları katıldı.

Türkiye’de göç yönetimi, göç ve güvenlik, Türkiye’de yabancılara yönelik yürütülen uyum faaliyetleri, Suriye krizi ve insani yardımlar başta olmak üzere birçok konunun ele alınacağı çalıştayda konuşan BMMYK Türkiye Temsilcisi Vekili Jean Marie Garelli, Türkiye’nin küresel mülteci problemlerinin çözülmesi noktasında desteğine dikkat çekerek, “Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği olarak bizlerin ana odağında uluslararası korunmaya ihtiyacı olan kişiler vardır. Bu kişiler, ölümler, savaş ve çatışma sebebi ile güvenlik anlayışı yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalmış ve uluslararası sınırları aşmışlar kadınlar, erkekler ve çocuklardır. Günümüzde yaşanan pek çok risk sayıları, karmaşıkları ve giderek uzayan süreleri arttırmış, küresel olarak 70 milyon insanın zorla yerinden edilmesine sebep olmuştur. Bu kişilerin 25 milyonu uluslararası korunma bekleyişiyle sınırları aşmış mültecilerden oluşmaktadır. Bu kişilerin yarısı 18 yaşının altındadır” dedi.

Lüksemburg'un nüfusundan fazla bir rakam

Daha sonra konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Suriye’de yaşanan sorunlara değinerek, “Suriyeli kardeşlerimizin savaşmadıkları, zulme direniş göstermediklerini söylemek de doğru değildir. Suriye ülke olarak geçen 9 yılda 600 binden fazla insanını kaybetti. Bu Lüksemburg'un nüfusundan fazla bir rakam. 1 milyondan fazla insan yaralandı. Ülke nüfusunun üçte ikisi evinden oldu. Böylesi bir insanlık dramının yaşandığı ortamda ülkemiz insanı, vicdani ve ahlaki görevini yerine getirerek, kapısına sığınanların ırkını, dinini, rengini, dilini, cinsiyetini ayırmaksızın hiç tereddüt etmeden kabul etti. 9 yıllık süreçte kayıt altına alınmaktan çeşitli faaliyetlere kadar ülkemiz atmış olduğu adımlarla kültürüne ve tarihine özgü karakterini içeren kendine has göç yönetimini değiştirmiş ve tüm dünyaya duyurmuştur” diye konuştu.

Çok sayıda din ve inançtan inşalar ülkemize geliyor ve biz onlarla birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz

Türkiye’nin bölgede yaşanan sorunlardan en çok etkilenen ülke olduğunu belirten Çataklı, “Bu çerçevede devletlerin göçleri engellemek yerine onları yönetmeyi amaçlayan rasyonel çözümlerin üretilmesi ve ilk etapta olumsuz gibi görülen bu durumun avantaja çevrilecek akıl katması, her zaman daha yararlı olacaktır. 2019’da 40 milyondan fazla turist ağırlayan Türkiye, dışa açılmayla düzenli ve düzensiz göçlerin hedefi haline gelmiştir. Türkiye 1980’lerden itibaren özellikle Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin savaş ve istikrarsızlıklarından fazlasıyla etkilenmiştir. Önceleri göçmenlerin Avrupa’ya geçmek için kullandığı ülkeyken, şu an göçmenlerin hedefi haline geldi. Bu etrafımızdaki istikrarsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Suriye, Irak, Afganistan’da neredeyse benim doğumumdan beri devam eden durum, ekonomik olarak Pakistan ve Bangladeş’teki durum, iç savaşların hepsi bize dönük isteği arttırıyor. Böyle bir sosyolojik gerçek var çevremizde. Kabullenmek istemesek de çok sayıda din ve inançtan inşalar ülkemize geliyor ve biz onlarla birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz” şeklinde konuştu.

"Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarımızın üzerine koyarak, göçü en iyi şekilde yönetme gayreti içerisinde olacağız."

Göç İdaresi Genel Müdürü Abdullah Ayaz, Türk halkının 2011 yılından özellikle ortaya çıkan Suriye krizi sonrasında hoşgörü, tolerans seviyesi ve kabul düzeyinin ne kadar yüksek olduğunu herkese gösterdiğini belirterek, "Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarımızın üzerine koyarak, göçü en iyi şekilde yönetme gayreti içerisinde olacağız." dedi.

Ayaz, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) iş birliğinde Kocaeli'deki bir otelde düzenlenen "Marmara Bölgesi Göç, Güvenlik ve Sosyal Uyum Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, dünya genelinde 270 milyonun üzerinde göçmenin, 70 milyondan fazla zorla yerinden edilen insan ve 25 milyon üzerinde mülteci bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin, 4 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını aktaran Ayaz, "Göçe kaynaklık eden sorunlar ortadan kaldırılmadığı sürece, kaynak ülkelerde özellikle istenilen gelişmeler gerçekleştirilemediği, kaynak ülkelerle hedef ülkeler arasındaki makasın daraltılamadığı, refahın biraz daha adil dağıtılamadığı, çatışmaların, zorbalıkların, diktatörlüklerin, yoksullukların engellenmediği bir dünyada, önümüzdeki dönemde de insanlar çok farklı coğrafyalara doğru hareket edecekler. Bunlardan birisi de biziz." diye konuştu.

"Biz göçü vicdanla yönetiyoruz"

Ayaz, Türkiye'nin 2011 yılından beri tarihteki en önemli ve yüksek sayıdaki göç akını yaşadığını bildirdi.

Türkiye'nin, 1923-2011 yılı arasında yaklaşık 2 milyon göçmene ev sahipliği yaptığına işaret eden Ayaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu düşünüldüğünde, 2011 yılından sonraki göç akınının boyutu bizlere çok önemli bir işaret vermektedir. 2011 yılından bu yana başta Suriyeliler olmak üzere, daha sonra son 2 yıl-3 yıl içerisinde Afganistan ve Irak kaynaklı göç hareketlerini, ilgili kurumu ve kuruluşlarımız ve paydaşlarımızla beraber başarıyla yürüttüğümüzü ifade etmek istiyoruz. Tabii bu konuda en büyük ödülü de hak eden de toplumumuz. Gerçekten halkımız, 2011 yılından özellikle ortaya çıkan Suriye krizi sonrasında hoşgörü, tolerans seviyesi ve kabul düzeyinin ne kadar yüksek olduğunu hepimize göstermiş oldu. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarımızın üzerine koyarak, göçü en iyi şekilde yönetme gayreti içerisinde olacağız. Sayın Bakanımızın bütün konuşmalarında ifade ettiği gibi, biz göçü vicdanla yönetiyoruz."

BMMYK Türkiye Temsilcisi Vekili Garelli

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Temsilcisi Vekili Jean Marie Garelli de çalıştayın üst düzey karar vericilerle politika yapıcıları göç, güvenlik ve sosyal uyum arasındaki ilişkiler hakkında görüşme ve tartışmalar yapmak üzere bir araya getiren önemli bir program olduğunu belirtti.

BM Mülteci Örgütü'nün, ana odağında uluslararası koruma ihtiyacı bulunan kişilerin bulunduğunu aktaran Garelli, bu kişilerin, zulüm, çatışma ve savaş sebebiyle güvenlik arayışı içerisinde evlerini terk etmek zorunda kalan ve uluslararası sınırları aşmış kadın, erkek ve çocukların bulunduğunu vurguladı.

Garelli, uluslararası koruma ve güvenlik meselelerinin birbirleriyle yakın ilişki içerisinde olduğunu kaydetti.

"Türk kurumları muazzam çalışmalar yürütüyor"

"Türkiye, 4 milyon mülteci ve sığınmacıyla dünyada en fazla mülteciyi barındıran ülke konumunda olmayı sürdürmektedir. Türkiye, ev sahipliği yaptığı mültecilerin ihtiyaçlarını uzun süredir karşılama geleneğini sürdürmektedir." diyen Garelli, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin Küresel Mülteci Mutabakatı'nın hazırlanması sürecinde oynadığı rolün ve geçtiğimiz aralık ayında ilk kez gerçekleşen olan Küresel Mülteci Forumu'nun eş başkanlığını yapmış olmasının altını çizmek istiyorum. Bu forumda, uluslararası topluluk, dünyanın mültecileriyle ve onların ev sahibi ülkeleriyle dayanışmalarını ifade etmek için bir araya gelmiş, onları desteklemek için katkılarını duyurmuş ve çözüm arayışları için kararlılık göstermiştir. Bu bağlamda bu çalıştay, ev sahibi toplum üyeleri ve mülteciler arasındaki sosyal uyumu güçlendirmek adına İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü liderliğinde Türk kurumlarının muazzam çalışmalar yürüttüğü bir yol ayrımında önemli bir girişimin simgesidir."

Bugün sona erecek çalıştayda, göç ve güvenlik, Türkiye'de yabancılara yönelik yürütülen uyum faaliyetleri, geçmişten günümüze Suriye krizi ve insani yardımlar konuları ele alınacak. 

Kaynak: AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.