1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Türkiye Sekülerizmi
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Sekülerizmi

A+A-

Özel bir durumdan dolayı bir süredir Ankara’dayım. Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği yerleri gezip, dolaşmak, eski günlerden günler den kalan izleri müşahede etmek istedim. Öyle ya özellikle gençlik yıllarımızda ideallerimiz vardı, uğruna mücadele ettiğimiz bir davamız vardı. Ankara Cumhuriyetimizin başkentiydi. Yeni Türkiye’nin temelleri burada atıldı. Ama bir İstanbul kadar bir İzmir kadar batı modeli hayata çok da adapte olamamıştı bizim gençlik yıllarımıza kadar olan süreçte. Modernizmin tanımlamasıyla varoşlar dediğimiz kenar mahalleler Çankaya-Kızılay gibi elitlerin yaşadığı yerlere sadece alış-veriş için turist gibi giderler, kendilerini yabancı bir ülkedeymiş gibi hissederek bir an önce işlerini tamamlayıp geri dönerlerdi. Hani elit dediysek bildik tarzda haya yoksunu bir kitleden bahsetmiyoruz. O zamanın elitleri bile usturupluydu. Sadece kültürel farkları az da giyim kuşamları değişikti bizim varoş sakinlerinden.

Bu geldiğimde Ankara’yı çok farklı buldum ve işin gerçeği içim burkuldu. Daha önce de birkaç kez gelip gittim ama bu sefer hakikaten farklı bir Ankara buldum karşımda. Kelimenin tam anlamıyla basamakları üçer beşer çıkıp sınıfsal farklılıkları ortadan kaldırıp tam seküler olmuşlar. Ulus, Saman pazarı, Bent deresi gibi muhitlere henüz gitmedim ama Kızılay’ın bir bölümü bile çok şey anlatıyor insana. Kadınlar da erkekler de hiç giyinmemişler dense yeridir. Allah dan Eylül ayıdayız ve Ankara bu aylarda genelde serin olur. Buna rağmen bahardan kalan son günleri kaçırmamacasına Temmuz ve Ağustos’u yaşıyor Ankaralılar. Bunların hepsi neyse de en çok beni ürküten ve dehşete düşüren hemen hemen Ankara’nın her cadde ve sokaklarında yerlere atılmış olan kartvizitler. Ne var bunda demeyin çünkü ben tarifini yapmakta zorlanıyorum. Kartvizitlerin üzerinde çıplak kadın resimleri var diyeceğim ama iş göründüğü gibi değil. Zira resimlerin üstünde travesti falan altında da cep telefonu numarası. Hani yerlerde birkaç tane olsa belki hiç görmeyeceğiz bile. Lakin bütün kaldırımlar sanki parkelerle değil bu kartvizitlerle kaplı. Başkan Melih Gökçek’in Bent deresindeki umumhaneyi şehir dışına kaldırma planı vardı. Sordum, evet kaldırılmış. İyi de kadınları kaldırmışınız ama dönmeler cirit atıyor gören yok. 
Gördüğüm manzara içimi acıtmadı desem yalan olur. Biz gençlik yıllarımız da buralarda Türkiye’nin sekülerleştiği gerekçesiyle gerek siyaseten gerekse meydanlarda bunun mücadelesini veriyorduk. Asıl sekülerleşme şimdi olmuş da haberimiz yok. Hadi paralel örgütü geçin de diğer Müslüman gruplar, cemaatler ne iş yapıyor bu memlekette acaba? AK Parti gibi kendini muhafazakâr olarak tarif eden bir partinin iktidarında kimler kendi inançları ve idealleri uğruna mücadele veriyor Allah aşkına. Bence CHP’liler iktidar olamadık diye hiç üzülmesinler. Zaten onların istedikleri harfiyen yaşanıyor bu memlekette. Batılıların da bizimle uğramasına gerek yok. Biz bu geldiğimiz nokta onlara bile rahmet edecek seviyeye ulaşmışız maazallah. Kendilerini mütedeyyin Müslüman olarak tarif edenler mi? Onların sormayın! Kendilerini iktidar da zannedip sekülerizmin eşiğinde bir birleriyle çıkar kavgasındalar. Bir nesil böyle yok edildi. Ben geçen gençliğime ağladım büyüdüğüm bu topraklarda. Sen de ağla Türkiye’m, başka Türkiye yoktu senin kaybettiğin Türkiye’de.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.