• BIST 75.764
  • Altın 127,791
  • Dolar 3,3775
  • Euro 3,6436
  • İstanbul 7 °C
  • Kocaeli 6 °C
  • Ankara 0 °C

Türk futbolunun dramı!

Ahmet BEYZADE

Bu hafta biraz rahatsızım ve yoğundum, yazı yazmaya pek mecalim yoktu. Akşam şampiyonlar ligi maçını izledikten sonra epey niyetlendim ama kendimi iyi hissetmediğim için yazamadım. Arkadaşlarla biraz maç kritiği yaptık. Biraz biraz kendime gelmeye başlayınca yazayım artık dedim.

Beşiktaşı’n Napoli kadrosunu görünce bir hayli şaşırdım. İki tane Türk isimli futbolcumuz vardı kadroda. Onlar da yine Avrupa da futbol öğrenmiş oyuncularımız. Sonradan yapılan değişiklikte oyuna giren iki isim de yine Avrupa da yetişmiş Türk futbolculardı. 1-1 biten maçın akabinde bugün de arkadaşlarla paylaştım bu duygularımı. Onlar gayet normal karşılıyorlar bu durumu. Gerekçeleri de rakip takımlarda da çoğu oyuncu oynadığı takımın vatandaşı değil. Şampiyonlar liginde oynuyorsanız orada vatandaşlığa değil oynanan futbola bakacaksın. İyi öyle bakalım da bakıp da göremediklerimiz ne olacak?

Şu futbol endüstrisi gerçekten çok ilginç bir sektör. Hani çok teknoloji üretemiyorsunuz onu anladık da tamamen yetenek ve kişisel becerilere dayalı bir sektöre hiç mi becerikli, yetenekli, ülke futboluna katkı sağlayacak futbolcu çıkmaz bu ülkede. Üstelik bu kadar çok izlenen ve popüler olan, çocuklar ve gençler arasında en yaygın ilgilenilen bir spor dalında istenilen uluslar arası oynayacak yetenekler çıkaramayız içimizden. Milyarlarca paranın döndüğü bu sektörü büyük puntalı gazetelerin yazarları her yönüyle eleştiriler, yorumlar yapar da niye işin kaynağına inip futbolun temel sorunlarına kalıcı çözümler arayıp, önermezler. Futbol baronları engel mi oluyor? Velev ki öyle olsun ama olan Türk futboluna oluyor, bu oyuna gönül verip hayal kırklığı yaşayan gençlerimize oluyor, geleceğimize oluyor.

Dedik ya olayı kaynağında çözmek lazım. İşte futbolun kaynağında yaşayan bir arkadaşımın yaşadıkları. Kendisi çok güzel futbol oynar lakin şartları profesyonel anlamda futbol yapmaya el vermemiş. Ama çocukları da babaları gibi futbol hastası. Küçük oğlunu bizzat 4-5 yaşlarından beri tanırım ve o yaşta ki bir çocuğun yapamayacağı hareketleri yapıyordu, başka bir ifadeyle top cambazlığı. Arkadaş da çocuğunun yeteneğinin farkında olduğu için Gebze spor alt yapısına verdiği oğlunu. Zaman zaman da konuşuruz çocuğun geleceğini. Duyduklarım gerçekten iç açıcı değil. Gebze de bir tane Metin Oktay var antrenmanlar için, bütün kulüpler burada idman yapıyor. Öyle ki koca sahada her takıma çeyrek alan düşüyor. Antrenör sayası da fazla değil. Hani bir zamanlar derlerdi, yağ var, un var, şeker var niye helva yapmıyorsun diye. Bu ülkede yıldız futbolcu olabilecek potansiyel var ama imkanları yok. Büyük takımların alt yapısına da genellikle maddi durumu iyi olanlar veya dayısı olanlar alındığı söyleniyor. Bu şartlar da kaç tane yıldız futbolcu çıkarabilir siniz? Danimarka’nın sokakların da yetişen Emre Mor dünya yıldızı olmaya aday olur ama bizde nice Emre’ler imkansızlıktan futbolu bırakmak zorunda kalır. Keşke bu ülke de herkes yetenekleri, becerileri ve en iyi yapabildikleri işleri yaparak katma değer üretebilseler. Üretmeden pastanın büyünü götürenlere ne zaman dur diyebilirsek Türkiye’de futbol da diğer bütün işler de düzelir.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Marmara Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 444 33 69 Faks : 0262 644 12 53