1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Tolstoy’dan Karlov’a Rus elçiler
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Tolstoy’dan Karlov’a Rus elçiler

A+A-

Ankara benim doğum büyüdüğüm şehir. Çocukluğum ve gençliğim o zamanın tabiri varoşlardan denen gece kondu da geçti. Haliyle o dönemler oralar sol görüşlü yapılanmalardı. Biz muhafazakârlığın ne olduğunu bilmiyorduk ama dindar bir ailemiz vardı. Oturduğumuz muhit kadar okuduğumuz okulda sol görüşlü semtte idi. Aile büyükleri içinde de sol görüşlü bir hayli akrabalarımız vardı. Nedendir bilinme ama ben onlardan hiç etkilenmedim, sol’a hiç meyletmedim. Üstelik Allah’ı (CC) inkar ediyorlar, dinsizler diye de tepki veriyorduk. Artık Rusya ile ilgili nasıl bir propaganda yapıldıysa?

Ankara/Kızılay’da Zafer çarşısı ve yanındaki bina da kitapçılara ve sahaflar var. Bu gittiğim de sahaflar çarşısına da uğradım. Artık kitap almayacağım diye kendi kendime söz vermişken her seferinde kitapları görünce dayanamıyorum. Yine 4 adet kitap aldım. Bunlardan biri de Tolstoy’un gizli raporlarında Osmanlı İmparatorluğu adlı kitap. Tolstoy’u gençlik yıllarımızdan beri ismini duyup bilmemize rağmen anti propagandanın tesiriyle olsa gerek hiç içimden gelmedi alıp okumak. Rus büyük elçi Karlov’un silahlı saldırısı sonrası ve her şeyden önce Fetöcülerin Rusya ile aramızı açma eğilimleri gün yüzüne çıkınca bu sefer alacağım dedim, iyi ki de almışım. 150 sayfalık bir kitabın hepsini okuyamadım henüz. Ama yolda gelirken ve evde biraz okudum. İşin gerçeği bugüne kadar okumadığımın pişmanlığını yaşadım içimde. Merak etmeyin bugünlerde hükümetle arası iyi diye Rus hayranlığı başlamadı içimizde. Ama gelin görün ki bazı olayları tarihi akışı içinde incelemezseniz bugünü ve yarını iyi analiz edemezsiniz. Ve her şeyden önemlisi de hiçbir kitaba ön yargılı yaklaşmamak lazım, bunu da gördük bu sayede.
Rusya hayranlığımız baş göstermedi elbette lakin batının iğrenç yüzünü görmek için ilk önce yakın ülkelerle ilişkilerimizi gözden geçirmemizin de elzem olduğun bir gerçek. Nitekim bendeniz batının vahşi kapitalizmini, özellikle İngilizlerin, Fransızların ve Almanların bize şirin görünen düşmanlar olduğunu zaman zaman dile getirmişimdir. Tolstoy’u okuyunca tarih boyunca Türk-Rus ilişkilerinin Osmanlı da bugünkünden daha makul düzeyde olduğunu anlarsınız. Fransızların bizi savaşa sürüklemek için ne tür entrikalar çevirdiğini, bugünde aynı tıynetle bize yaklaştığını anlıyorsunuz Tolstoy’u okudukça. 15, 16 ve 17. yüzyıl da yaşanalar bugünküyle hemen hemen aynı benzerlikler arz ediyor. Tarihini burasından baktığınızda da Rus büyükelçi Karlov’un niçin ve kimlerin emellerine hizmet etmek için öldürüldüğü daha net anlaşılıyor. Laik kesimi İran olmakla korkuturlarken İslami kesimi de Komünist olmakla korkutan yine batılı kapitalistler olsa gerek. Türkiye bölgenin dominant ülkesidir, hiç kimseye benzemeyiz. Her ne kadar bu gerçeği çokları bilmiyor olsa da maya sağlam olunca sütü bozuklar hemen belli oluyor.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.