1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Tahterevalli
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Tahterevalli

A+A-

Çocukluk yıllarımızın en sevilen oyuncaklarından olan tahterevalli günümüzde de çocukların halen severek oynadıkları oyuncaktır. Oyuncaklar ve oyunlar asılında sadece bizleri eğlendirmez aynı zamanda öğretici bir yönü de vardır. Tahterevalli tek başına hiçbir anlam ifade etmez, yani yalnız başına oynayamazsınız. İlla ki karşınızda bir arkadaşınızın ve bir başkasının olması gerekiyor. Bir nevi dengeleme oyunudur. Karşılıklı havaya kaldırılıp indirilerek oynandığı için dengeyi sağlayarak oynamak gibi bir zorunluluk vardır tahterevallide. Bir tarafta biri diğerine göre ağır ve daha güçlüyse güçlü olanın karşıdakinin gücüne oranla hareket etmesi lazım. Yoksa oyunu kuralına göre oynamamış olursunuz. Yani denge şart.

Hayatımızın hemen hemen her alanında bu denge olmazsa olmazlardan. Lakin gelin görün ki o günlerdeki yaramaz, haylaz çocukların aynıları hayat oyununda da çoğu zaman oyun bozanlık yapıp dengeyi bozmaya çalışırlar. İş’te, alış-verişte, siyasette hemen her alanda tahterevallilerimizin dengesini bozan birileri çıkar karşımıza. Maksat hep güçlü olma ihtirası. Bunlar kaba kuvvetlerini, maddi imkanlarını aklınıza gelebilecek her gücü zayıf fakat haklı olanlar veya hakkı olanlar üzerinde kullanarak oyun bozanlık yaparlar. Bazen bütün zayıflar bir araya else de onlar entrikalarla diğer güçlerini kullanıp yine mazlumu ezmeye kalkarlar. Çoğu zaman da zayıf insanlar da zaafını bu insanların arkasına gizleyerek mazlumun ezilmesinde bu tür insanlara üstü kapalı yardım ederler.
Siz de hep oyunu kuralına göre oynayacağım diye çabalar durursunuz.
Demokrasi tahterevallisinden hep bir umut bekledi bu güne kadar bu necip millet. Türk demokrasi tarihi boyunca da haylaz çocuklara karşı hep içlerinden çıkan ezilmişleri desteklediler. Bir umut bir heyecan bir bekleyiş, oyunu kurmak, oyun kurdurup tahterevallide dengede durabilmek için. Nereden bile bilirlerdi ki içlerinde haylaz çocukların bulunduğunu. Kandırıldık, aldatıldık ama yılmadık. Hep aynı umut aynı bekleyişle yüzlerimiz gülsün diye bekledik. Çocukluğumuz da oynatmadılar bu oyunu tadına alalım. Gençliğimiz gitti bu demokrasicilik tahterevallisinde. Ahir ömrümüzün sonlarına yaklaştık. Şimdi de içimizdeki haylaz çocukların bertaraf edilmesini bekliyoruz. Dedik ya umut dünyası işte, gün bize de gülecek diye hala beklemedeyiz. Kimler yararlanmadı ki demokrasi nimetinden? Haylazların arkadan gelen çocukları da bu oyunu doyasıya oynadılar. Sonradan gelenlerin içinden yeni haylazlar da çıktı. Biz göremedik çocuklarımız bari görsün istedik. Aman Allah’ım ne de çok haylazımız varmış? Sanırım bizim çocuklarımız da bu haylazların hışmına uğrayacak. Ömür durmuyor ki bir seans daha bekleyelim de görelim diyelim. Sahi haylazların gündemi farklı bugünler de değil mi? Neyi bekliyoruz ki daha? Onlar dokunulmaz, dokundurmazlar. 
İçimizdekilerin korkusu onlara dokunmak değil. Mazlumların yüreklerine dokunan sesleri. Ne verdik ki ellerine onu sürelim yüzlerine korkusu. Onlara dokunuruz dokunmasına da tahterevalliye kendi yerleştirdiğimiz haylazlara da dokunulur korkusu. Oyunun tadı kaçtı, dokunun beyler dokunduğunuz yere kadar. Zaten denge bozuldu vatandaşa her hâlükârda dokunuluyor.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar