Bedrettin Naim ARSLAN

Bedrettin Naim ARSLAN

KÖŞE YAZARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Soru – Cevap

A+A-

Israrla anlamak istemeyenler için değişik bir yöntem deneyeceğiz bugün. Birkaç konuda toplumumuzun geneline şamil düşünceleri aktaracağız. Nasıl mı? 

İşte böyle; 

Toplumumuzun mazluma bakış açısı nedir, yeteri kadar misafir sever miyiz?
Hem mensubu olduğumuz yüce İslam dininin bizlere telkin ettiği hasletler ve hem de Türk örf adetleri doğrultusunda her zaman ezilenin ama haklının yanındayız. Belirli yaş grubu ve cinsiyete bağlı olarak mültecilere kucak açtık. Ekmeğimizi direkt olmasa da devlet yordamıyla paylaştık. Karşı olduğumuz nokta neresi? Ayıklanmalı bu adamlar. Eli silah tutan cepheye gitsin kalanlarına biz bakarız. Gerektiğinde ölmeyi öldürmeyi bildikleri malum olmuştur bu genç Suriyeli kardeşlerimizin.

EYT'liler erken emekli olmak istemiyor!
Nedendir bilinmez, hükümet adına açıklama yapan görevliler sürekli olarak EYT'lilerden erken emeklilik istiyorlarmış gibi bahsediyorlar. Hayır kardeşim. Erken emeklilik istemiyorlar. Haklarını talep ediyorlar. Primlerini fazlasıyla ödemişler. Yaşa takılmışlar yaşa. Üç yüz bin bilemedin biraz üstünde çalışan var bu durumda. Ve bunları ekonomik dengeleri bozmak bahanesi ile engelliyorsunuz. Üç milyonu aşkın mülteciye kucak açmışsın. Birçok yükü almışsın sırtına kaldırıyor demek ki ekonomi.  Demek ki bu bahane  dayanaktan yoksun bir bahane. Hele bazı iş adamlarının kullandıkları kredi şekli, vergi ödemelerindeki dengesizlikleri göz önüne alırsak konu bambaşka. Hazır sayın bakanımızın emeklilik işi de halledildi. İki yıl vekillik yapan otomatikman emekli.  Hani demişti ya sayın Soylu bende EYT'liyim diye. O konu yani.  Artık bu konuya da eğilme zamanı gelmiştir değil mi? 

Köprüye hangi akli selim biri karşı çıkar ki?
Allah devletimize zeval vermesin. Güzel oldu. Fiziki yapısı itibariyle mükemmel bir köprü. İşlevi tartışmasız. E o zaman nesine karşı bazı insanlar? Fiyatına karşı. Verilen teminata karşı. Bazı arkadaşlarımız pervasızca yazıyorlar sağda solda. Alın işte direkleri sizin olsun diye.  Merak etmeyin diyorum bu arkadaşlara. O direkler hepimizin. Faturalar da kabarıklar hissettiğinde sorma neden diye. Direklerden…

TOKİ…
Mültecilere ev verilsin mi? Verilsin kardeşim fazla ise. Ama öncelikle şehit ailelerine, gazilere verilsin. Kalırsa gerçek korumaya muhtaç mültecilere de verilsin. Hem devlette devamlılık esastır diyoruz, hem de bir önceki uygulamayı reddediyoruz. Neden mi? Dönemin bakanı Abdulhaluk Çay tarafından gazi ve şehit yakınlarına tapu verilmeden tahsis edilen daireler boşaltılmaya yeltenilmişti. Son durumu nedir açıklanmadı. Bunu kastediyorum. Mademki TOKİ evleri fazla, çıkarmayın kardeşim bu insanları. Hayatta olanlara zulüm yapmayın ki, şehitlerin de kemikleri sızlamasın. Bir çok konu var böylesi. Anlaştık mı şimdi? Veya anlatabildim mi meramımı? 

Beyin göçü meselesine gelince ;
Mülteciler arasından yüksek nitelikli beyine sahip üç bin civarı insana vatandaşlık verilecek deniyor. Sebep beyin göçünün Avrupa’ya kaçmaması. Şimdi ben buradan sormak istiyorum. TÜBİTAK’ımızın değerlendirmeye bile lüzum görmediği benim gençlerimiz buluşları Avrupa’da birinci oluyor. Son iki yılda onlarca örnek var. Araştırın Google amca size söyleyecek isim isim, konu konu. Şimdi bu gençlere Avrupa sahip çıkıyor, teşvik ediyor. Ne yapsın bizim genç. Kendi beyinlerimize sahip çıkalım, göç etmesinler. Önce can, sonra canan.

Temel sorunumuz şu aslında;
Hangi konu olursa olsun cımbızlı açıklamalar beyinlerde travma oluşturuyor. Millet birbirine giriyor sonra. Ne yapmak lazım ? Hükümet sözcüleri açık ve net konuşacak. Belirleyici çizgilerle sunacak olup biteni. O zaman bende okurlarımla konuyu araştırmak yerine tartışmayacağım. Kimse tartışmayacak. Huzur böyle hâkim olacak. 

Benden söylemesi…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.