Vakur bir milletin zaferi

Selami ÇAKIR

Tankların, tüfeklerin karşısına dikilen, var olduğu silah sadece iman ve inanç olan, yüreğiyle geçmişte atalarının cenklerdeki gösterdiği o eşsiz mücadeleyi bu aziz millet yeniden gün yüzüne çıkartmış ve göstermiştir. Milli Mücadele’nin ilk silahlı direniş gücü olan Kuva-yi Milliye ruhu bu millette tekrar yücelmiştir. 

Bu toprakları bize vatan kılmak için Malazgirt’ten beri kesintisiz bir şekilde sürdürdüğümüz mücadelede ecdadımızın bize emanet ettiği topraklara bu halk sahip çıkmıştır. Kurtuluş Savaşımızı kazanarak bizlere son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni armağan eden Atatürk’ün "Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum." 
Dünya tarihinde bir örneği daha olmayan savaşın, kaderini değiştiren bir cümledir. İşte tarih bir kez daha tekerrür etti. 
Bu vatanı bölmek isteyenlere karşı dik ve sağlam duruş sergileyen, bu ülkenin Cumhurbaşkanı çıktı ve dedi ki; "Milli iradeyi oluşturan cumhurun kendisini özellikle şehirlerimizin meydanlarına davet ediyorum ve şehirlerimizin meydanlarında biz halkımızla el ele olacağız ve bu kalkışmayı yapanlara gereken dersi orada vereceğiz."
İşte Türkiye’nin kaderini değiştiren bir cümlede tarih kitaplarında bu şekilde yerini alacak. Bu millet vakur olarak, destan yazmış ve tarihe imza atmıştır.  
Cumhurbaşkanımız, bundan 4 ay önce Kut’ül Ammare Zaferi töreninde şöyle bir şey söylemişti; "Asker millet veya ordu millet ifadesi kullanılır. Çünkü biz gerektiğinde tüm fertleriyle inancı, vatanı, bayrağı, devleti uğruna savaşabilen, bunu göze alan bir milletiz. Yani bizim ordumuz sadece muvazzaf değildir; ayrıca bizim birde mobil ordumuz var, o da milletin ta kendisidir." 
Rabbim bu milleti, bu ülkeyi ilelebet korusun, muhafaza etsin. İnşallah birliğimiz daim olsun.
Sağlıcakla kalın…