MİRAC'IN KAZANDIRDIĞI DEĞERLER

Mehmet KARATEPE

Söyleşirken Cebrail ile kelam / Geldi Refret önüne verdi selam

Aldı ol şâh-ı cihânı ol zamân / Sidre'den gitti ve götürdü hemân

Zaman vardır, yükselen dualarla değer kazanır. Zaman vardır, inen rahmetlerle nurlanır. Zaman vardır, rahmet kapılarının ardına kadar açılmasına vesile olur. Zaman vardır, kutludur; dinin daha bir içten yaşandığı, Allah'ın varlığının daha bir hissedildiği anları barındırır. İşte bu kutlu zaman dilimlerinden biri de ub akşam idrak edeceğimiz Miraç Gecesidir.

 Miraç, âlemlere rahmet, insanlara mutluluk için gönderilen Peygamberimizin yüce makamlara yükselişi ve benzeri görülmemiş bir keyfiyet içinde Allah’ın huzuruna kabul edilişi olayıdır. Bu gece Allah Resulü büyük ilahi lütuflara mazhar olmuş, hiçbir faninin ulaşamadığı yüce makamlara ulaşmıştır.

Dinimizde yaygın şekliyle "Mi'rac mucizesi" olarak bilinen olay, İsrâ ve Mi'rac olmak üzere iki bölümden meydana gelmektedir. Birincisi Kur'ân'da, ikincisi de hadislerde bildirilmiştir. İsrâ, Kur'ân'da şöyle açıklanmıştır: "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulu Muhammedi Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir, O noksan sıfatlardan münezzehtir." (İsrâ, 17/1)

İsrâ, gece yolculuğu ve gece yürütmek demektir. Mi’rac ise sözlükte merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek, yükselme aracı ve yükselme yeri gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak ise Peygamberimizin Mescid-i Aksa’dan Mi’râc denilen mucizevi bir vasıta ile yedi kat göklere yükselip tâ Sidretü’l–Müntehâ’ya ulaşması, burada Cebrail’i arkada bırakıp Refref denilen ledünnî binitle Allah’ın huzuruna varıp O’nun Zât–ı Akdes’ini yakînen müşahede etmesi ve zaman–mekân üstü konuşup görüşmesi olayına denir. Mi'rac, hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce olmuştur. Alimlerin çoğunluğu Mi'racın uyanık halde ruh ve bedenle birlikte gerçekleştiği görüşü üzerinde birleşmişlerdir. Kuranı Kerim’de İsrâ mucizesinin anlatıldığı İsrâ Suresi’nde, İslam ahlakının, insanlığı mutluluğa götürecek temel esasları zikredilmiştir:

 “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet ve rahmet et." Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma(saçıp savurma). Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın. Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve dilediğine de kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir davranış ve çok kötü bir yoldur.

Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın.

Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın.

Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.

Ölçtüğünüzde ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

 Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca dağlara da asla erişemezsin. Bütün bu sayılanların kötü olanları Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir. (İsra Suresi 23-38)

Bu vesile ile yüce dinimizin insanlığa sunduğu bu  yüksek değerleri hayatımıza taşıma, Mirac’ın bize kazandırdığı en önemli kulluk pratiklerinden olan namaz ibadetine gereği gibi riayet ederek Sevgili Peygamberimizin “Namaz mü’minin miracıdır” hadislerinde beyan buyurduğu üzere namazla miracı yaşama ve sürekli hale getirme dua ve niyazı ile Mirac Kandili’nizi tebrik eder; hayırlara vesile olmasını Rahmet-i Sonsuz’dan niyaz ederim.