1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. 'Sanki başımın içinde büyük iğneli bir top vardı ve sağa sola çarpıyordu'
'Sanki başımın içinde büyük iğneli bir top vardı ve sağa sola çarpıyordu'

'Sanki başımın içinde büyük iğneli bir top vardı ve sağa sola çarpıyordu'

Muş'ta aldıkları önlemlere rağmen yakalandıkları yeni tip koronavirüsü yenen iki hemşire, hastalık sürecinde yaşadıkları zorlukları anlattı.

A+A-

Muş Devlet Hastanesinin Kovid-19 yoğun bakım servisinde görev yapan hemşireler Döndü Altu ve Esra Gül Koç, Kovid-19'u yendikten sonra görevlerine dönerek hastalarını iyileştirebilmek için canla başla çalışıyor.

Hemşire Döndü Altu, , geçen yıl ağustos ayında Kovid-19'a yakalandığını, bu sürecin çok stresli ve gergin geçtiğini söyledi.

Ailece yakalandıkları hastalıkta bir ay süren tedavinin ardından sağlıklarını kavuştuklarını belirten Altu, "Bu süreçte eklem, halsizlik, ateş ve baş ağrısı gibi çok sıkıntılar yaşadım. Benimle beraber 2 çocuğum, eşim ve kayınvalidem Kovid-19'a yakalandı. Eşimde boğulurcasına bir öksürük vardı. Bir gün 'Allah'ım artık al canımı, ölmek istiyorum' diye haykırdığını duydum. O yüzden o süreç bizim için çok ağır geçti." dedi.

Kovid-19'a yakalandığında kendisini tamamen izole ettiğini anlatan Altu, şöyle konuştu:

"Kapının dışına çıkamıyorsunuz. Kimse korkudan yaklaşamıyor. Kötü bir his, ateşim çıktığında Allah'ım yoksa benim de bu kadar mıydı dediğim oldu. Ben de çok korkmuştum. Birkaç gün bu duyguyu yaşadım. Bu süreçte moralim çok bozuldu, ağlamaklı oldum ama çok şükür kendimize dikkat ederek Kovid-19'u atlattık. İyileştikten sonra elimden geldiğince hastalarıma yardımcı oluyorum. Kovid-19'u yenmenin verdiği duygu ve hisle beraber hastalara daha hassas davranıyorum. Şimdi daha iyiyiz, canla başla çalışıyoruz."

Altu, Kovid-19'un ilk günlerinde valizini hazırlayıp yurda gittiğinde duygusal anlamda zor bir dönem yaşadığını belirterek, "Bir daha eve gelemeyeceğim diye hissettim. 3 gün yurtta ağladım. Artık çocuğumu görmeyeceğimi düşündüm. Çok kötü bir süreçti. Daha çok dikkat etmeye başladık, topluluklara girmemeye özen gösteriyoruz ancak insanları dışarıda kol kola görünce kendimi kötü hissediyordum. Burada kan ter içerisinde çalışırken insanların kurallara dikkat etmemesi bizi üzüyor." ifadelerini kullandı.

"Tüm kemiklerim kırılmış gibi hissediyordum"

Hemşire Esra Gül Koç ise son geçen yıl kasım ayında ailesiyle Kovid-19'a yakalandığını ve ağır atlattığını belirtti.

Şiddetli baş ağrısıyla başlayan Kovid-19'un tat ve koku alma kaybıyla devam ettiğini anlatan Koç, yaşadığı süreci şöyle aktardı:

"En korktuğum şey yavrularım oldu. Çok şükür atlattık. İnsanlara buradan yalvarıyorum, mesafe ve maskeye dikkat edelim. Marketlerde görüyoruz, herkes iç içe. Bana bir şey olmaz demeyelim. Hepimiz bir gün Kovid-19 olabiliriz. Yavrumuza ya da ailemizden birine bir şey olabilir. Umarım en kısa zamanda bu illet hastalıktan kurtuluruz. Hastalığı ağır atlattım. Sanki başımın içinde büyük iğneli bir top vardı ve sağa sola çarpıyordu. Tüm kemiklerim kırılmış gibi hissediyordum. Çok şükür bu hastalığı yendik."AA

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.