1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Sanat camiası gerçekten sanatçı mı!
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Sanat camiası gerçekten sanatçı mı!

A+A-

 

       Ülkemizde en son gelişen çocuk kaçırma ve devamında insan olanın diline almaya, kaleme dökmeye utandığı olaylar üzerine çok şey söylendi. Kimisi asalım, kimisi kökünden keselim, kimi de hadım edip besleyelim gibi fikir beyanlarında bulunurken diğer taraftan kıblesini bir türlü Batı’dan çeviremeyen malum zihniyetse bütün bunların insan haklarına ya da Avrupa normlarına aykırı olduğunu iddia ederek yıllardır dinsizleştirmeye çalıştıkları bu ülkenin sokaklarında yaptıkları ve her türlü ahlaksız pankartları taşıdıkları eylemlerinden utanmadan ve yıllardır ülkeyi bütün ahlaki erdemlerden uzaklaştırmaya çalıştıklarının farkına bile varmadan son gelişen ahlakdışı olayların suçunu da devlete ve İslama atmaya çalıştılar.

       Şüphesiz herkese denilecek çok şey var, zira idam bir cezalandırma ve caydırma eylemi ancak her şeyin de çözümü değil, çünkü koskoca evrensel İslamı getirip sadece idama endekslemekten ziyade İslamın ahlak anlayışını da topluma sunmak gerekiyor. Evet İslam anlayışında bahsi geçen suçun cezası idamdır, ancak eğitmediğiniz bir toplumu sadece cezalandırarak da bir sonuç alamazsınız. Yüce Allah da insanoğluna indirdiği vahiy sistematiğinde önce inanç, sonra amel yani bedensel ve ruhsal eğitim, sonra da müeyyideyi yani ceza metodolojisini görüyoruz. Bu anlamda iş yine gelip eğitime dayanıyor. Öncelikle her alanda ahlaklı bir toplum yapısı ortaya koymanın altyapısını oluşturacak bir eğitim anlayışını hakim kılmak gerekiyor. Zira aynı problem kendini ODTÜ’de de göstermiyor mu? Ahlakını eğitmediğiniz bir toplumu, diploma adam da etmiyor medeni de yapmıyor. İşin bir başka ilginç yönü ise, ülkeye hep Batı penceresinden baktığını zanneden, İslamı kol kesmek ve kısas  yapmaktan ibaret zannederek din düşmanlığı sergileyen sözde batıcı liboşlar ise ne zaman hırsızlık, tecavüz gibi olumsuzluklar kendi başlarına gelse, islamın verdiği kısas ve idam gibi cezaların daha ağırlarını bile suçluya uygulamaktan bile bahsedebiliyor. Oysa evrenin yaratıcısı ve sonsuz merhametin sahibi olan yüce Allah’tan daha merhametli olmaya soyunan aciz insanoğlu, yüce Allah’ın verdiği cezanın da insanoğlunun menfaatine olduğunu ve toplumun huzurunun garantisi olduğunu benzer bir olayla karşılaşmadan da idrak edebilmeli.

       Her neyse geçmiş yazılarımda bu tür konuları anlattığım vâkidir; Biz toplumda yaşanan olaylar üzerine tapındığı Batıdan örnek veremeyip, Medine’de tecavüz olaylarının çokluğundan dem vuran sözde sanatçı kadına gelelim. Aslında bu kadın kendi camiasının tivitlerde tezahür eden bir örneğidir. Zira biz geçmişte de bu camiadaki diğerlerinin nasıl her fırsatta İslama ve değerlerimize düşmanlık yaptığına defalarca şahit olduk. Peki bunlar bizim değerlerimize ve aslında bize neden bu kadar düşman? Bundan da öte bunlar sanatçı mı ve gerçekten sanat mı yapıyor diye de sorgulamak da gerekli. Şöyle bu insanları biraz araştırdığımızda, az istisna hariç bir çoğunun aslında buranın insanı olmadığı, gönülden yada nesep olarak farklı coğraflara uzanan bir bağı bulunduğu ya da ülkemizde azınlık diye tanımlanan ancak o azınlık halleriyle çoğunluğa hükmetmeye kalkmış kendini bu vatanın asli sahibi yada ingilizlerin giderken bıraktığı sömürge temsilcisi zihniyeti taşıdıklarına şahit oluyoruz. Bize yıllardır sanat diye sundukları şeylerin ise belki müzisyenlik, dansözlük ya da balığın yanında rakı içmek hatta bundan da ötesi bu asil milletin evlatlarını yoldan çıkartacak her türlü ahlakdışı yaşam tarzının örnek olarak sunulduğu bir alan olduğunu görmemek mümkün değil. Zira yetmişli yıllarda tuz, ekmek ve gazyağı bulamayan bu milletin evlatlarının yaşadığı gariban Anadolu kasabalarına kadar o dönemde her türlü ahlaksızlığın peyda edildiği sinemayı ne amaçla soktular zannediyorsunuz. Sanat diye sundukları şeyin pornografik bir icra olduğu ve kalbinde utanma duygusu olan her insanın başını kaldırıp afişine bile bakmaya utanacağı filimleri yıllarca sanat diye yutturdular bu millete. Daha sonra ise komedi filmi diye bizi güldürdükleri filmlerde yıllarca dini değerlerimizi aşağıladılar. Recep, Şaban, Ramazan, Bayram, Ğaffar, Hamza gibi mübarek isimler dilimizde alay konusu oldu. Hoca, İmam, Cami gibi değerleri kıymetsizleştirdiler. Bizi güldüre güldüre okul, sınıf, öğretmen, öğrenci ilişkilerini, öğrenme disiplinini Hababam sınıfı gibi filmlerle dinamitlediler. İşte bu insanları bize yıllarca sanatçı diye, sanat yapıyoruz diye yutturdular. Ömrü yetenlerin bir çoğunun ne olduğunu zaten millet gördü, yetmeyenleri de Allah biliyor arkalarından bir şey söylemek uygun olmaz diyip geçelim fakat bu bizden gözüküpte, milletin dini ve milli değerlerine hakaret edenlerin, her fırsatta ülke aleyhine tertiplenmiş olaylara gönüllü elçi olanların aslında kim olduklarını öğrenmek için nüfus asıllarının nereden geldiğine ve eğer varsa dedelerinin yattığı yerlerin mezar taşlarındaki akrabalık bağlarının kimlere uzandığına da bakmak lazım.

       Çok şey var ama şunu söylemekle iktifa edelim ki öyle iki abuk subuk şarkı söylemekle, reklam ürünü sergilemekle, göbek sallamakla ya da toplumun ahlakına atom bombası atan ahlakdışı dizilerde boy göstermekle belki şarkıcı, dansöz yada oyuncu olabilirsiniz fakat sanatçı olamazsınız. Sanatçı bambaşka bir şey! Zira sanatçı dediğin, evrensel değerler ya da bir ülke ve milletin dini ve milli değerleri ile bütünleşen, topluma yol gösteren, geçmişten akıp gelen kültür varlığını geleceğe taşıyan, kolay ulaşılan değil, yılların emeği ile elde edilen bir güzelliğin temsilcisi olan, toplumun manevi mirasına katkı sağlayan ve o milletin bir medeniyet olmasında  ufuk açan bir icra sahibi demektir. Bir umut ki son zamanlarda kendi öz değerlerimizle beslenen mütedeyyin insanların bu camiada bir yer tutmaya başlaması, güzel işler yapabilme niyetiyle girdikleri bu alanda söz sahibi olabilmeleri ve devamında bu arkadaşlarımız o renkli dünyanın fitnelerine aldanmadan, şeytanın ve paranın esiri olmadan kendilerini korumayı başarabilir ve bu ülke ve aziz milletimiz için güzel işler üretmeye devam ederler.

       Kalın sağlıcakla inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum