Bedrettin Naim ARSLAN

Bedrettin Naim ARSLAN

KÖŞE YAZARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Sanal Zehirlenme

A+A-

Her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz. Töremizden, inancımızdan, milli değerlerimizden…

Bir çok neden sıralayabiliriz. Okuma oranının düşmesi, okuma alışkanlığının gittikçe yok olması, kişisel egonun önlenemeyen artışı, devletin zaafı vb… her biri ayrı ayrı ele alınabilecek konu. Benim için en önemli olanı ise sanal zehirlenme. Bilginin bile bedava elde edilebildiği, sevabın ve günahın aynı anda yaşanabildiği, geniş bir alan gibi görünse de aslında daracık ve çıkmaz bir sokak gibi insanları kolayca hapsettiği, bununla kalmayıp, her yönüyle insanın hayatına etki ettiği, aslında zararı bilinse dahi insanların bu haliyle kabullendiği, hayatın bir parçası saydığı, her şeyin sahtesi, adı üzerinde sanal alem…

*

Yanlış kullanıyoruz çünkü… Birkaç saniye içerisinde dünyanın bir ucunda ki kişi ile aynı ekranda buluşturmasına rağmen, yazılan bir mektuptaki “Merhaba Arkadaşım” demenin zevkini vermemektedir. Ve öylesine hakim ki hayatımıza, sayesinde bir çok değerimizi kaybettik. Dostumuzun bir yakını vefat etse sarılmıyoruz mesela. Tak mesaj. Başın sağ olsun.  Ölene rahmet diliyorum… Boynuna sarıldığın andaki acısını paylaşma duygusunu verebildin mi ? Hayır…Eskiden millete mal olmuş cenazelere topluca katılınırdı. Rahmet de topluca dilenir di, lanet te. Ve o anın etkisi günlerce taze kalırdı hafızalarda. Şimdi öyle mi? Değiştirildik. Değişmemize göz yumuldu. Artık şehitlerimize sosyal medya üzerinden çok kolay bir şekilde rahmet diliyebiliyoruz. Ailesi ile çok basit bir şekilde paylaşabiliyoruz acısını. Aynı şey mi? Hayır…

*

Hemen her tv kanalında gündüz kuşağında benzer programlar var. Aman ne ilgi, ne alaka. Aldatılan kadın, kocası ve kocasının dostu kadın aynı karede. Konu ne? Kim haklı… Eskiden RTÜK değerlerimize aykırı, gayri ahlaki bulduğu programları denetler, gerekirse engellerdi. Sanırım görevi değişti. Sadece spikerlerin ağzından çıkanları denetliyor. Kimin karısı kiminle neredeymiş tartışılsın dursun. Kimin umurunda? Düşünmüyor değilim bazen. Aldatma, aldatılmanın şekli, pozisyonu mu değişti diye. Diyanet mi dediniz? O kurum artık ekonomi sözcülüğü yapmakla yetiniyor. Öylede kalsın bence. Sadece faiz ile kalalım. Maazallah bir de bu programlara :” Toplumun yanlışları görmesi açısından faydalıdır derse!....” Son faiz açıklaması ile, namazı gösteriş, hac farizasını turistik gezi olarak görenler devlet bankalarında kuyrukta... Zararın neresinden dönersek kardır.

*

Ne zaman okuyacağız? Ne zaman araştırarak kanaat sahibi olacağız? Bu millet ne zaman uyanacak?  Ne zaman Kur’an da anlatılanları direkt Kur’an mealinden değil de, tek katlı, ince uzun bir binanın karanlık bir odasında, başına doladığı 4 metre beyaz renkli bez takan , belki ilk okul mezunu bile olmayan sözüm ona hak dostlarından öğrenmemeyi başaracağız? Şu interneti yerinde, doğru kullanalım artık. Zehirlemesine izin vermeyelim. Her zehirin panzehiri var. Sosyal medyanın panzehiri, seni kumanda etmesi değil, senin ona hakim olabilmendir. 

Hatta biraz ayrılsak mı? Bir müddet kısıtlasak mı hayatımızda? Sevmeyi, hatta nefret etmeyi hatırlarız. Hatta yeniden öğreniriz eminim.

 

Benden söylemesi…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.