1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Sahte cennetin çocukları
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Sahte cennetin çocukları

A+A-

Aklın yolu birdir diye bir tabir vardır. Vardır var olmasına ama akıl da bir değil yollarda. Hele ki aklın önüne geçmiş nefisler varsa orada ne yol yoldur ne akıl akıldır. Kişiyi yöneten ve yönlendiren nefistir. Aklın yolunun bir olması için yolun da akla uygun şekilde işaretlenmesi elzemdir. Kaldı ki aklı veren kitabında yoldaki işaretlerini de vermiş, eğer kişi aklını yoldaki işaretlere göre kullanırsa zaten bir sıkıntı olmaz. Akis halde her yol farklı noktaya çıkacağı gibi her akılda kendine farklı yollar icat edecektir. Sonuçlarını da hep birlikte böyle pahalı ödeyerek göreceğiz.

Hasan Sabbah’tan sonra cennetle kandırılan ikinci bir örgüt olarak tarihe kayıt düşülecek FETÖ. Nitekim Sabbah’a da bir sohbette bu aklı veren Ömer Hayyam’dır. Öyle diyordu espriyle karışık Hayyam, "Bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara cennet verebilirsen onları yönetirsin." 
Darbe sonrası itirafçıların kulaklarımızda çınlayan ifadeleri de bunu haykırıyordu, 'bize cennet vaat ettiler.' 
Üstelik bunu da Said Nursi’nin kitaplarını kullanarak yapıyorlardı. Oysa ki Said Nursi, "Beni nefsini kurtarmaya çalışan hodgam bir adam mı zannediyorlar. Ben cemiyetin imanını kurtarmada dünyamı da feda ettim ahiretimi de. Seksen kusur senelik hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında esaret zindanlarında geçti. Gözümde ne cennet sevdası var ne de cehennem korkusu. Kur’anımız yeryüzünde Müslümansız kalırsa, cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selamette görürsem, cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur" diye haykırıyordu zalimlere karşı. FETÖ böyle düşünen bir adamın bırakın mensubu olmayı tırnağı dahi olamaz.
O zaman nedir bu yaşananlar?
Şunu peşinen ifade edeyim ki bendeniz FETÖ denen adamın 40 yıl bu örgütü kurup, yönetecek çapta ve kapasitede olduğuna inanmıyorum. Bu 40 yılı en az bir kırk yıl daha gerilere götürüp arkasındaki küresel güçleri de hesaba katın. Zira bu oynanan oyun ve darbe girişimi en başta İslam coğrafyasının tamamen dağılması için Müslümanlara karşı yapılmış bir organizasyon. Tıpkı tarihte zaman zaman ortaya çıkıp bu coğrafyayı kana bulayan yandaşları gibi. En can alıcı nokta ise bizim ihmal edip öğrenmediğimiz değerleri onlar üşenmeden öğrenip bizim değerlerimizle bizleri vuruyor olması. Eğer bizler Allah’ın rızası olmadan hiç kimsenin cennete giremeyeceğini bildiren, aklımıza yol haritasını çizen Kur’an’daki işaretleri öğrensek bunlar sahte cennetleriyle bizleri bu kadar kolay kandıramazlar. Hele ki kesin haram olan hudutları çiğneyerek girilecek böyle bir cennet olmadığını bilen bir Müslüman sahte cennet için dünyasını da berbat etmez. Asıl kendi hayatlarını zina ile, içki ile nefislerine bu dünyayı cennet gibi yaşatmışlar, başka hangi cenneti bekliyorlar beyinleri uyuşturulmuş bu insanlar? Demek her şey cennet için değilmiş, bunu da öğrenmiş oluyoruz. Bana göre bu birkaç aşamalı plandı. Bu planın aktörlerini ve faktörlerini görmezden gelerek çözüm üretemeyiz. Ehli dünya samimi dindarlar üzerinde baskı yapacaklar, bunlar da İslam adına onlara sahip çıkacaklar. Zarın kaç geldiğinin bunlar için hiçbir önemim yok, bir atışla kaç Müslümanı yok ederizi hesaplamışlar. Kaybeden hep samimi dindarlar olsun istemişler. Baksanıza öyle bir hale geldik ki günlük kullandığımız çoğu kelimeleri (abi abla vb.) kullanmaya korkar oldu herkes. Belki darbeyi gerçekleştiremediler ama planlarının bir kısmı uygulandı. Rabbimiz bunlara fırsat vermesin, inşallah diğer planlarını uygulamadan bu belayı başımızdan defetsin.
Haydi, kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.