1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Ramazan ayının ardından-2
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan ayının ardından-2

A+A-

       Kıymetli kardeşlerim Ramazan ayının akabinde bir değerlendime yapalım demiştik fakat ancak Katar meselesini biraz konuşabilmiştik sizinle. Şimdi isterseniz diğer konuları ele alalım. Örneğin en çok tartışılan konulardan biri de şu temkin meselesi; Hani şu orucun başlangıç zamanı olan imsak vakti olayı. Buradan tekrar diyanete çağrı yapıyorum bu temkin olayına artık gelecek seneler için artık bir açıklama ve düzenleme getirin. Eğer varsa ki, bence de var; O zaman sabah namazı vakti girmeden önce, zaten 1982 yılına kadar uygulamada olan temkin zamanı uygulamasını takvimlerinizde uygulamaya koyun. Kaldı ki temkin uygulaması ayrıca bir tedbirdir. Zira henüz vakit var diye sahur yemeğine devam eden veya gözü saatte suyunu içmeye çalışan insanımızın üzerine pat diye ezan okunuyor. Yani lokması ağızdayken oruç imsak kesilmiş ve oruç zamanı başlamış oluyor. Saatlerce oruç tutacak olan insanımızın orucunu şüpheli duruma düşürmesi pek hoş olmasa gerek. Yalnız en azında bu sene yok efendim teravih  yok; yok daha neler orucu fazla tutuyoruz gibi, insanımızın kafasını karıştıran şahıslar Allahtan ki tv’lerde fazla gözükmedi. Gerçi birkaç kanalda o sürecin devamı olan kişiler de hepten yok değildi; Hem de bizim milli hassasiyetleri olduğunu zannettiğimiz bir kanal da, Kur’an müslümanlığı adı altında hadislere ve dinimizin sapasağlam bugünlere ulaşmasına vesile olan mezhep alimlerimize dil uzatan kişileri görmekse bizi derinden şaşırtmış ve de yaralamıştır…
        Buraya bir nokta koyup ve Ramazan ayının ortasında Kılıçdaroğlu neden yürümeye başladı konusunu değerlendirelim. Bu ülke de geçmiş yıllarda onca haksızlıklar yapıldı, sadece eğitim hakkını istediği için hapse atılanları mı istersin, yine başında örtü var diye ödülü elinden alınanları mı istersin, oğlunun yemin törenine katılamayan anneleri mi istersin…Hangisinden bahsedelim. Tam aksine ülkece maruz kaldığımız darbe girişiminde vatanının işgal edilmesine ve bayrağının indirilmesine engel olmak isteyen bu ülke halkından bir gecede ikiyüzelli şehit, ikibin yaralıdan mı bahsedelim. Veyahut teröristlerin uyguladığı çukur siyaseti sonrası ülkemizin uğradığı maddi ve manevi kayıplardan veya gezi olaylarından mı bahsedelim. Yada gazeteciliğin arkasına sığınarak ülkemize yapılan ihanetlerden mi… Bunların hiç birinde ülkesinin yanında saf tutmayanlar aksine bu isyan oluşumlarının yanında durdular. Buda yetmedi geçmişin pisliklerini düzeltmek için uğraşan devletimizi suçladılar. Şu anda ise ülkemiz bir milli mücadele ve yeniden bağımsızlık savaşı verirken ülke sırlarını ifşa eden ve dış güçlerle iş birliği yapmak gibi suçlardan dolayı tutuklanan birini desteklemek için eylem düzenleyenlerin azıcıkta olsa vicdanı var mı diye düşünmeden edemiyorum. Bu ülke de kaos ve kargaşanın kime yararı olacağını aksine ülkemize vereceği zararları hesap edememek yada hesaplayıp öyle yola çıkmayı art niyetli buluyorum. Allah korusun yarın bu yaptıkları eylemlerden dolayı ülkemizin başına bir şey gelse inanın yine ülkemizi suçlayacak ve kendilene toz kondurmayacaklardır; Allah şerlerinden muhafaza eylesin. Geçmişte de bu tarz olayları hep gördük ve okuduk; Zira dış güçler ne zaman aleyhimize bir kısım operasyonlar yapacak olsalar ya da elimizden bir şeyleri alacak olsalar bizi kendi içimizde çıkardıkları özgürlük ve demokrasi mavallı çıbanlarla uğraştırıp arkamızdan türlü işler çeviriyorlar. Geçmişte Musul, Kerkük meselelerinde bir andan patlayan isyanlar buna en bariz örneklerdendir. Bunların hiç biri bilinçsiz ve plansız değil. Zaten ne zaman azıcık ekonomik düzelme yaşasak, bir şeyler üretmeye başlasak, insanlığa huzur ve barış getirme aşamasına gelsek, akabinde bunları yaşamıyor muyuz. Ama hamdolsun aziz Türk milleti gözünü açtı, uyandı ve dostunu düşmanını daha net görebilme imkanı yakaladı. Ataları bin yıl İslama ve gerçek adalete hizmet etmiş olan bu milleti öyle adalet dövizi taşımakla baskı altına alamayacaklar ve ülkemize geri adım attıramayacaklar. Ama ben yine aynı şeyi söylüyorum, bunlar da eğitim problemidir ve gelecek yüzyılı, yüzyılları kurtarmanın, bu ülkenin her ferdini bizim yapmanın yolu, sağlam ve gerçekten milli bir eğitim sistemi ortaya koymaktan geçiyor. Allaha emanet olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum