1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Ramazan ayının ardından
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan ayının ardından

A+A-

         Sevgili kardeşlerim, öncelikle hepinizin mübarek Ramazan Bayramı'nı tebrik ederek yazıma başlayayım. Ramazan Bayramı diyorum; çünkü birileri Ramazan kavramını bize unutturmak için geçmişte buna ısrarla 'şeker bayramı' dedi. Zaten en büyük sorunumuz da içi boşaltılan değerlerimiz değil mi?

İşte bu mübarek bayramında içini boşaltmak amacıyla; Oysa aslında bir aylık nefis terbiyesi ve tezkiyesinin ardından serbestçe yiyip içme ve insanların birbirlerine güzel tatlı şeyler ikramını bir anda şeker bayramı adına çevirmeyi çok iyi niyetli algılamak zor. Fakat hamd olsun bu olguyu da yavaş yavaş kırıyoruz. Biz bu güzel ayın ardından yaşadılarımızı kısaca onları değerlendirelim. 
          Önce isterseniz Cumhurbaşkanımızın Amerika'yı ziyaretini ele alalım. Reisin Amerika ziyaretinde her zaman olduğu gibi Amerika'nın tarih sahnesine çıktığı zaman diliminden beri oynadığı oyunun bir başka perdesini gördük yine. Eğer karşısında güçlü bir Türkiye varsa, şirin gözüken bize övgü dolu sözler kullanan ve biz istediğimizi aldığımızı zannetteğimiz andan itibaren aslında o saygının ve şirinliklerin arkasından hemen şeytani planlarını devreye sokan bir Amerika gördük yine. Akabinde olanlar belli zaten, bize verilen onca taahhüdün, göz boyayan ifadelerin ardından, lafta kalan sözler, isimlerini yazsak neredeyse alfabenin yarısını yazmamız gereken terör örgütlerine verilen silahlar, Ortadoğu'da Daeş ve PKK türevleriyle al gülüm ver gülüm oyunları. Ve yine sadece Ortadoğu'da değil, Amerika denilen şeytanlar ülkesinin dünyanın neresinde baskı altından tuttmak istediği bir Müslüman topluluk varsa orada Daeş adına eylemler düzenletmeye varacak derecede yazmaya kalksak kitaplar alacak kadar çok oyunları… Yani Amerika ve tabiki es geçmemek gerekiyor ki eşittir İngiltere, kendi elleriyle oluşturduğu Daeş sayesinde bir değil on kuşu aynı anda vuruyor. Hulasa bize yaptığı şirinliklerin akabinde, daha dün "Daeş’i Amerika kurdu" diyen Trump efendi, çevirdiği kirli işlere devam amacıyla daha seçilmeden marjinal ifadeler kullandığı İslam ülkeleriyle görüşmek üzere dibimizdeki coğrafyaya koştu. Üzerlerinde taşıdıkları İslam ülkesi liderleri kavramı ile zerre kadar uyuşmayan naylon liderse ellerine kılıç alarak sallamaya başadılar. Oysa İslam ülkelerinin sözde liderleri yaptıkları o saçma danslar eşliğinde kılıç sallarken Trump’ın ağzından dökülen alaycı gülüş ve salyaları farkedemeyecek kadar acziyet duygusu ve Siyonizme hizmet aşkı içerisindeydiler. Ve kokusu da tahmin ettiğimiz gibi hemen akabinde çıktı. Yok ben Trump paşanın Amerika'nın borçlarını Araplara ödeteceğim diyip de gerçekten iki gün içerisinde beşyüz milyar dolara yakın tahsilat yapmasını kastetmiyorum. O da başka bir vakıa; fakat malum Katar hadiseside başka bir gönüllü kölelik gerçeği olarak çıktı karşımıza. Oysa neden korkuyorsunuz kardeşim elliüç ülke demek neredeyse dünyanın yarı ülke sayısı. Ama kafalarınızda sözde yalancı koltuklarınızı korumak güdüsüyle gelişen kölelik duygusu ve gönüllü İngiliz hizmetkarlığı olunca sonuç bu oluyor işte. Oysa meşhur sarı öküz hikayesini hepimiz biliriz. Vakıa budur ve kendinize güldürüyorsunuz sadece. Fakat hamd olsun Katar önce Allah'ın inayeti sonra da ülkemizden aldığı cesaretle onurlu bir duruş sergiledi. Açıkçası biz de diğer Arap ülkeleri gibi 'bize bir satış yapar mı' diye düşünmedik değil. Fakat çok şükür şu ana kadar böyle bir durum olmadı. İnşalah da onurlu duruşunu korur. Oysa bu sözde krallar bilmezler mi ki bu işler sırayla ve Trump ve türevleri dün Irak’a, Suriye’ye oynadıkları oyunu bugün Katar’a yarın size oynayacaklar ve sizler de bu oyunu bozmadıkça bu puzzle’ın birer parçası olacaksınız. Gelin şu aziz ülkenin etrafında birleşin görün bakın dünyaya nasıl yönetiyoruz Allah'ın izniyle. Ama nerede o günler değil mi, çünkü sizin yetiştirilme amacınız belli! Zira örneğini ülkesinin paramparça olmasına sebep olan ve ülkesinde onca dış gücün at oynatmasına rağmen hala Suriye’nin toprak bütünlüğü diyen Türkiye’ye karşı düşmanca tavırlar sergileyen Esed’i de görüyoruz. Evet nihayetinde o da ait olduğu mihraklara hizmet ediyor. Neyse biz neler yazmak için tuşlara basmıştık ama tek bir konuyu konuşabildik. İnşallah kalan konularımızı diğer yazılarımızda konuşmak üzere Allah'a emanet olun, kalın sağlıcakla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum