1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Otomatik vites hastalığı!

Otomatik vites hastalığı!

Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan hareketsizlik, her yaştan insanı tehdit ediyor.

A+A-

Bu tehdidin, obezite, depresyon, Alzheimer gibi ciddi sorunları tetiklemesinin yanı sıra, yaş ayırt etmeksizin sebep olduğu bir tehlikesi daha var: Kan pıhtılaşmasına bağlı hastalıklar (Venöz tromboembolizm). Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, hastalığın risk faktörleri ile ilgili bilgi verirken, otomatik vitesli araba kullanmanın bile bu hastalıkları tetikleyebileceğini açıkladı. 

UVECD (Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği) tarafından düzenlenen 18. Ulusal Vasküler & Endovasküler Cerrahi Kongresi ve 9. Ulusal Fleboloji Kongresi, bu sene Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirildi. Kongre kapsamında yapılan basın toplantısında Kongre Başkanı ve UVECD Başkanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, Kongre Sekreteri ve UVECD Sekreteri Prof. Dr. H. Tankut Akay, Kongre Bilimsel Program Başkanı Prof. Dr. A. Kürşat Bozkurt konuşmacı olarak katıldı.

1600 katılımcı doktor ve hemşire tarafından takip edilen kongrede, son zamanlarda öne çıkan konular arasında yer alan Derin VenTromboz hastalığı ile ilgili güncel bilgiler paylaşıldı. Yapılan toplantıda, Dünya üzerindeki her 4 ölümden 1'inin nedeni olan kan pıhtılaşmasına bağlı hastalıklar (venöz tromboembolizm) ve komplikasyonlarının, her yıl 3 milyondan fazla hastanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirtildi.

Görülme sıklığı her geçen gün artmakta olan bu hastalık için en önemli risk faktörlerinden birinin hareketsizlik olduğunu vurgulayan Kongre Başkanı ve UVECD Başkanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, Derin VenTromboz hakkında şu bilgileri verdi:

“Venöz Tromboemboli, yaşamı tehdit eden, tedavi edilmediğinde başta akciğerler ve kalp olmak üzere tüm organların çalışmasını etkileyen oldukça ciddi ancak önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, hastane ölümlerinin 1. sırasında yer almaktadır. Aslında hastalık bu kadar korkutucuyken korunmak da bir o kadar kolay. ”

OTOMATİK VİTES HASTALIĞI

Hareketin önemini vurgulamak için ilginç bir örnek veren Köksal, otomatik ve düz vitesli araba kullanımı arasındaki farkı şöyle anlattı: Hareket noktasında düz vitesli araba kullananlar daha şanslı diyebiliriz. Yani buna otomatik vites sendromu ismini de verebiliriz. Çünkü düz viteste debriyaja basmak, bacakları ileri geri hareket ettirmek açısından çok faydalı.

KİMLER RİSK ALTINDA?

Kanser hastalarında, pıhtı oluşumu riski artığını kaydeden Köksal, sigara kullanımının da içeriğinde bulunan zararlı kimyasal maddeler yüzünden kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşmasına neden olduğunu söyledi. Ayrıca, hamilelik döneminde salgılanan hormonlar ve kan miktarının artmasıyla kanın pıhtılaşmaya eğilim gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Köksal, diğer risk faktörlerini şöyle sıraladı:

*Masa başında uzun süre hareketsiz çalışmak (büroda) veya ders çalışmak (öğrenciler) oyun vs nedenlerle bilgisayar başında zaman geçirmek.

*Uzun süren uçak veya araç (araba, otobüs, tren) ile seyahatler.

*Östrojen ve progesteron içeren doğum kontrol hapı ve hormon tedavisi.

*Uzamış hareketsizlik ve uzun süre yatakta kalmak (Uzamış yoğun bakım yatışı, hastanede yatış, felç nedeniyle yatağa bağlı kalmak vb.).

*Genel anestezi gerektiren uzamış ameliyatlar (Özellikle kalça çıkığı gibi büyük ortopedik ameliyatlar sonrasında).

*Bazı nadir görülen, kalıtımsal kan hastalıkları (FV Leiden mutasyonu, Protrombin gen Mutasyonu, AT III eksikliği, Protein-C veya Protein-S eksikliği vb.)

*Varis hastalığında genişleyen toplardamarlar içindeki türbülanakım nedeniyle kanın göllenmesi.

“HER 37 SANİYEDE BİR, BİR KİŞİ ÖLÜYOR”

Kongre Sekreteri ve UVECD Sekreteri Prof. Dr. H. Tankut Akay yapılan toplantıda Derin VenTrombozu ve Akciğer Embolisi belirtileri hakkında bilgi verdi.

Dünyada her 37 saniyede bir kişi bu hastalık yüzünden ölüyor. Uzun süre yatarak tedavi gören kişiler, uzun süre oturarak çalışanlar, gebeler, doğum kontrol hapı kullananlar, varis hastalığı olanlar, daha önce derin ven tromboz atlatanlar, uzun araba ve uçak yolculuğu yapacak olanlar, fazla alkol ve kahve içenler risk altında. Bizim buna karşı önerimiz bol bol su için ve sık sık hareket edin.

Karşımıza iki senaryo çıkıyor; ya bu pıhtı koparak akciğere gider akciğer embolisi oluşur ya da o pıhtı damar duvarında kalır ve bu da derin ven trombozunu ortaya çıkarır.

Derin VenTrombozu'nun belirtileri

*Genellikle aniden ortaya çıkan ve çoğu zaman baldır bölgesi civarında oluşan ağrı.

*Derin VenTrombozu'nda oluşan pıhtının büyüklüğü ve seviyesine bağlı olarak, değişik şekillerde ortaya çıkan şişlik. Eğer, pıhtı seviyesi kasık bölgesine kadar ulaşmışsa genellikle tüm bacak; eğer pıhtı diz toplardamarı seviyesinde ise baldırda şişme olur.

*Çoğu zaman bacak şişmesine, renk ve sıcaklık değişiklikleri eklenir.

Akciğer embolisinin belirtileri

Derin VenTrombozu bazen hiçbir belirti göstermez ve bacaktaki pıhtıdan kopan bir parçanın yol açtığı, akciğer embolisi gibi ölümcül bir komplikasyon meydana geldiğinde teşhis edilir.

*Açıklanamayan nefes darlığı
*Derin nefes alırken göğüste ve sırtta şiddetli, batma tarzı da olabilen ağrı
*Öksürük ile beraber kan tükürmek

Ofiste tuhaf bakışlara maruz kalmadan yapabileceğiniz bazı egzersizler var. Bunlar baldır kaslarını çalıştırmaya yönelik hareketler. Her gün saatte bir 5 dakika yeterli oluyor. Böylece günün sonunda yarım saat egzersiz yapmış oluyoruz. Bu hareketlerin yaygınlaşmasını sağlamak için de bir animasyon çekmek istiyoruz dernek olarak.

“TÜRKİYE’DE BU İLAÇLAR GERİ ÖDEME KAPSAMINDA”

Hastalığın tedavisi hakkında bilgi veren Kongre Bilimsel Program Başkanı Prof. Dr. Kürşat Bozkurt ise Derin VenTrombozu'nun geleneksel tedavisinin heparin ile antikoagulasyonu takiben oral antikoagulan tablet şeklinde olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: Bu hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler oldu. Şu an toplar damarları tıkanmasında çok etkili ilaçlar kullanıyoruz. Ayrıca bu ilaçlara çok kolay ulaşabiliyoruz. Türkiye’nin bir avantajı da dünyada geri ödeme kapsamına alınan ülkelerden birkaçı arasında olmamız. Türkiye tedavide kullanılan birçok aletleri de üretir duruma geldi. Bu kongrede yurtdışından gelen meslektaşlarımıza bunları da aktararak Türkiye’deki gelişmeleri aktarma fırsatı bulduk.

Tedavide damarın içerisine ince tellerle giriyoruz ve pıhtıyı eritiyoruz. Sonra bir ilaç zerk ederek akciğere gitmesi de engelleniyor. Yani tedavide oldukça iyi bir noktadayız.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.