1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Mukayeseli seçim analizi
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Mukayeseli seçim analizi

A+A-

 

Cemalleddin Harzemşah seferlerinden zaferlerle dönen bir komutan. Yeni bir sefere çıkarken ahalinin ileri gelenleri; senden yeni zaferle dönmeni bekliyoruz derler. O ise; ben, savaşmakla memurum, zafer Allah’ın takdiridir. O’ nasip ederse zaferle dönerim. Zafer sarhoşluğuna kapılmadan zaferden zafere koşmuştur. Bu örnek şahsiyet üzerinden hareketle 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin analizini iyi yapmak lazım.

2002 den bu yana oylarını artırarak gelen Ak parti 7 Haziran seçimlerinden ciddi oy kayıpları yaşadı. Önce bu seçimleri iyi okumak gerekir. Haziran seçimlerinde seçmen teşkilatlarda büyük eksiklik gördü ve teşkilatları uyardı. 1 Kasım da ise evet hatalarınız var ama dışarıdan gelen ve iç destekli tehlike, hatlardan daha büyük olduğu için oyları tekrar yükseltiyorum dedi. Bu uyarıyı dikkate alıp zafer sarhoşluğuna kapılmamalı. Zira Türkiye’de yaklaşık % 10’luk bir seçmen kitlesi bütün siyasi partilere bu uyarıyı yapıyor. Ders çıkaranları ödüllendiriyor. Veya tam tersini yapıp cezalandırıyor. Bu iki seçimde de bu uyarıyı Ak partiye yaptı. Bir diğer uyarı ise bütün partileri kapsıyor. Millet olarak biz 90’lara dönmek istemiyoruz ve koalisyon hükümetleri de istemiyoruz. Bu uyarıyı maalesef diğer partiler çok da önemsemediler. Bundan sonra önemserler mi bilemeyiz ancak ne var ki artık Türk siyasetinde “kemik oy” tabir edilen seçmen kitlesi erimeye başladı. Millet siyasilerden daha fazla ülke menfaatlerini ve kendi çıkarlarını düşünmeye başladı. Milletsiz meclis olmayacağına göre meclise gidecek vekillerin bunu çok iyi değerlendirmeleri şart. Tabii bu seçimde Davutoğlu faktörünün de es geçilemeyeceğini vurguladıktan sonra Ak parti değerlendirmemizi kapatalım.

CHP’ye gelince, 13 yıllık ana muhalefet görevini üstlenmesine ve Atatürk’ün varisi bir parti olma özelliğine rağmen Ak parti karşısında fazla varlık gösterememiş mevcut oy potansiyelini korumuştur. Tabi iki seçimdir Kılıçdaroğlu’nun seçim sonrası ılımlı konuşmaları muhalefette alternatifsiz olduğu gerçeğini perçinlemiştir. Ne var ki en güçlü olduğu bölgelerde bile Ak partiyi de en güçlü rakibi haline getirmiştir. Ciddi revizyona ihtiyaçları var. Yaparlar mı bunu zaman gösterecek. Ama bu seçmen profilini iyi analiz etmezler ve ona göre tedbir almazlarsa diğer muhalefet partileri gibi onlarda potansiyellerini eritmekten başka bir şey yapmamış olurlar.   

Hiç şüphesiz ki bu seçimin en çok kaybedeni MHP’dir. Beklerdik ki seçim sonrası sağ duylu açıklamalar yapılsın, MHP’nin potansiyel seçmeni onere edilsin. Ancak şu ana kadar böyle bir açıklama gelmedi. Sayın Bahçeli’nin yaptığı yazılı açıklama tabanında fedakar hane çalışan partililerini teselliden uzak bir açıklama. Sanırım bu seçimde de milletin verdiği mesajı iyi okumamışlar. Hakeza HDP de aynı kaderi paylaşan diğer bir muhalefet partisi. Ne var ki ikinci defa parti olarak  girdikleri seçimde emanet oyların gitmesine rağmen  CHP’nin ardından üçüncü parti olarak meclise girmeyi başardılar. Ancak bu güne kadar ki politikalarını onlardan gözden geçirmek durumundalar. Zira MHP ve HDP bıçak sırtı siyasi partiler. O nedenler önümüzdeki dört yılda farklı siyasi argümanlar üretemezlerse bir daha ki seçimde barajın altında kalmaları muhtemeldir.

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki; 7 Haziran da millet nabız yokladı herkes eteklerindekini döksün diye 1 Kasımda da kararını verdi. Bütün siyasi partiler milletin sesine kulak verip kendisine ders çıkarmalı. Yoksa millet gereken dersi veriyor.

 

Selam ve dua ile hoşça kalın esen kalın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar