1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Minik Melike ikinci kez öldü!

Minik Melike ikinci kez öldü!

Beyin ölümü gerçekleşen Melike’nin organlarının bağışlanmasına savcı engel olunca küçük kız başka bedenlerde hayat bulamadı. Umutla organ bekleyen hastalar da yıkıldı.

A+A-

Hürriyet gazetesi'nden Mesude Erşan'ın haberine göre, Gebze’de evlerinin önünde arabanın çarpması sonucu ağır yaralanan Melike Yıldırım (11), Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde yaşatılmaya çalışıldı. Ancak tüm uğraşılara rağmen kazadan 2 gün sonra, 15 Eylül’de kardiolog, nörolog, nöroşirürjiyen, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 doktor oy birliğiyle beyin ölümünün gerçekleştiğini saptadı. Anne Tutku ve baba Seçkin Yıldırım’a kızlarının organlarını bağışlayabilecekleri söylendi. Yıldırım Ailesi de gönülden kabul etti.

 

 

 

‘BEYİN ÖLÜMÜ ÖLÜM DEĞİL’

 

 

Ölüm trafik kazası sonucu olduğu için hastane polisi olayı Gebze Cumhuriyet Savcılığı’na bildirdi. Savcı Mustafa Aksu hastaneye geldi ve yasa gereği 4 uzmanın aldığı beyin ölümü kararının “ölüm olmadığı”nı söyledi. “Gerçek ölüm” olana kadar ne organların alınmasına ne de otopsi yapılmasına izin verdi. “Adli vakadır, organlarını alamazsınız” diyerek kararında ısrar etti.

 

 

 

POLİSİ BAŞINDA BEKLETTİ

 

 

 

Çayırova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli M.B. adlı polisi “gerçek ölüm” oluştuğunda haber vermesi için görevlendirdi. Yoğun bakım ünitesindeki Melike’nin başında “yeteri kadar polis kuvveti”nin beklemesini istedi. İki polis beyin ölümü gerçekleşen Melike’nin kalbi de durana kadar başında bekledi.

 

 

 

BAKANLIK İKNA EDEMEDİ

 

 

 

Bu arada gerek sağlık bakanlığı yetkileri, gerekse organ koordinatörlerinin saatler süren ikna çabaları savcıyı “beyin ölümü”nün gerçek ve tüm işlemlerin yasal olduğuna ikna etmeye yetmedi. Baba Seçkin Yıldırım’ın Gebze Cumhuriyet Savcılığı’na yazdığı dilekçeye de kulak asmadı. Organları almak için gelen ekipler elleri boş döndü. Kısa süre sonra beklendiği gibi Melike’nin kalbi de durdu. Başkalarına hayat verebilecek, kalp, akciğer, karaciğer, böbrekler başta olmak üzere organ ve dokuları toprağa verildi. Sağlık Bakanlığı, olayı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na taşıdı.

 

 

SAVCI SUÇ İŞLEDİ

 

 

Prof. Dr. Hakan Hakeri: “Savcı doktor yerine geçemez. Ölüme karar veremez. 4 hekimin kararına rağmen savcının “Hayır ölmemişti” demesi görevini kötüye kullanması anlamına gelir. Hatta suç işlemesi demek. HSYK genelgesine göre de savcının böyle bir durumda önceliği otopsi değil, organların alınmasına izin vererek insanların hayatını kurtarmak.”

 

 

MEVZUAT ÇOK AÇIK

 

 

TÜRKİYE’nin ilk organ nakli koordinatörlerinden Yrd. Doç. Dr. Ata Bozoklar Savcı Aksu’ya yasal düzenlemeleri hatırlatan kişilerden biriydi. Bozoklar, şunları söyledi: “Ortak çabamız organ bekleyen 60 bin hastanın savaşına destek verebilmek. Beyin ölümü bilimsel ve hukuki olarak ölümdür ve geri dönüşü yoktur. Beyin ölümünden sonra kısa zamanda kalp zaten durur. Mevzuat açık. Olayın adli olması, organların alınmasını engellemez. HSYK’nın genelgesi ve 2238 sayılı kanun çok açık. Sayın savcının takdirini kanunlardan ve bilimsel gerçeklerden yana kullanmadığını düşünüyorum.” 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.