1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Meral Akşener, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi
Meral Akşener, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi

Meral Akşener, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme Sayın Erdoğan'ın geçeceğini, bu konuda adım atacağını düşünüyorum. Bakın göreceksiniz, zaman söyleyemem ama gidişatı öyle okuyorum." dedi.

A+A-

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle yemekli toplantıda bir araya geldi.

Partisinin kuruluş aşaması ve sırasında yaşanan zorlukları anlatan Akşener, seçime girebilmek için CHP'den 15 milletvekilinin geldiği süreci anımsatarak, "Ömrümün sonuna kadar bu 15 milletvekili arkadaşa ve Kılıçdaroğlu'nun tavrına teşekkür edeceğim." değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir sonraki seçimde Millet İttifakı'nın genişleyebileceği mesajını verdiğinin belirtilmesi üzerine, yeni kurulan ve kurulacak partilerin Türkiye ve seçmen açısından iyi olacağını, seçeneğin rekabeti artıracağını söyledi.

Siyasi alanın renklenmesinin demokrasiye hizmet edeceğini, var olan siyasi partileri de seçmenin taleplerine göre kendini düzeltmeye yönelteceğini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:

"Biz kurulmuş ve kurulacak siyasi partilerin oluşmasına faydalı olduğuna inandık. Ama biz rakibiz. Yani her iki siyasi partiyle de CHP ile de AK Parti ile de rakibiz. Çünkü hepimizin bir Türkiye tasavvuru var. Dolayısıyla yarının ne göstereceği konusunda bugünden konuşmayı doğru bulmuyorum. Rahmetli Demirel'in sözü var; doğmamış bebeğe don biçmek doğru değil."

Millet İttifakı'nın bir katolik nikahı değil, güç ve iş birliği olduğunu vurgulayan Akşener, şöyle devam etti:

"31 Mart'tan sonra seçmene baktığınız zaman bu ittifakın devamı konusunda bir irade var. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme Sayın Erdoğan'ın geçeceğini, bu konuda adım atacağını düşünüyorum. Bakın göreceksiniz, zaman söyleyemem ama gidişatı öyle okuyorum. Benim okumam bu, bilgiye dayanmıyor. Böyle bir adım atıldığında, 'buyurun bakalım' dendiğinde zaten o zaman ittifaklar nasıl bir şey olacak, ne olacak o konuda da bir şey söylemek mümkün değil. Ama arızalarından, enfekte olmuş alanlarından arındırılmış bir parlamenter sistemden bahsediyoruz."

Erdoğan'ın Türkiye'nin bu nefes alma problemini gördüğüne inandığını ifade eden Akşener, "Saray Sayın Erdoğan'ı kapattı, steril bir hale getirdi. Uzun zamandır Sayın Erdoğan'ın vatandaşla hasbıhal ettiğini gördünüz mü? Vatandaşın nabzını bilen, tanıyan, bununla yaşayan siyasi kişilik olmasına rağmen koptu gitti. Bu alan kendisinin 2023 ya da daha önce yapacaksa o seçimde seçilmesinin önüne geçer. Sayın Erdoğan'ın sağduyusunun, kendisi için sağduyusunun galip geleceğine inanıyorum. Dolayısıyla da buraya bir geçiş olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"Gitmezdim"

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın kitabından sahneye uyarlanan tiyatronun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu tarafından izlenildiğinin belirtilmesi üzerine Akşener, insanların tercihlerine karışmayı kendilerine yakıştıramadıklarını söyledi.

Akşener, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kim nereye, hangi yeri ziyarete gider, o bizi ilgilendirmez. CHP'nin kurumsal yapısı, oradaki fotoğrafın kurumsal sistem içinde bir karşılığı var mıdır? Onu da ben bilmiyorum. Bildiğim, Sayın Kılıçdaroğlu'nun HDP'nin PKK ile arasına mesafe koymadığı sürece CHP ile herhangi bir iletişimin bulunmayacağı şeklindeydi. Beyanatı var. Bu da bir değişiklik göstermediğine göre aileler üzerinde konuşmayı doğru bulmuyorum. Siyasilerin eşleri tiyatroya gitmiş. Megri megri de hiç Emine hanımdan bahsettim mi bugüne kadar? Hayır."

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu'nun, "Terörle arasına mesafe koymadan siyaset yapanları şirinlendirmeye matuf her adım teröre müsamahadır. Bu tiyatronun milletimize de kardeşliğimize de hiç bir hayrı yoktur." sözünü anımsatılmasına üzerine Akşener, şunları söyledi:

"Bizim arkadaşlarımız görüşlerini çok rahat ifade etme hakkına sahip. Arkadaşımızın sözüne saygı duyuyorum, fikrini söylüyor. Bizim HDP'ye yönelik tutumumuz belli. Ama kalkıp seçimde İçişleri Bakanı, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu'na 'Kandille sözleşme imzaladı' derse işte ondan sonra o şirinleştirmeler ortaya çıkar. Ben kadınların özne olduğu konularda konuşmamaya özen gösteriyorum. Gitmişler. Ne yapalım? Hiç Emine Erdoğan hanım efendinin eylemleriyle, tutumuyla ilgili bir kelime 2002'den beri hiç ağzımdan duydunuz mu?"

"Siz davet edilseniz gider miydiniz?" sorusuna Akşener, "Ben bir siyasi partinin genel başkanıyım ve bir kurumsal yapıyı temsil ediyorum, gitmezdim. Eşim davet edilse gider miydi? O da gitmezdi." yanıtını verdi.

"Erken seçim öngörmüyorum"

"Olası bir erken seçimde tekrar aday olur musunuz?" sorusu üzerine Akşener, şunları söyledi:

"Referandumdan başlayan süreçten itibaren kendimi bu millete borcunu ödeyen bir insan olarak konumlandırdım. Bunu tutum olarak görün, inceleyin. İnatla 'ben' deme gibi bir yönüm yok. Hepimizin nefes almaya ihtiyacı var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden gidildiği zaman insanları üzen taraf olmayız. Bugünden öyle olur, böyle olur deme imkanımız yok. Ama samimiyetle inanıyorum ki Sayın Erdoğan'ın bu duygusal, rasyonellikten uzak sistemin içinde o gerçekçi yanı ortaya çıkacak. Buna inanıyorum. 'İyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz' diye düşünüyorum. Bu şahsi fikrim, öngörülerim." 

Erken seçim olup olmayacağı yönündeki bir soruya ise Akşener, "Kendimi Sayın Erdoğan'ın yerine koyuyorum, elimizde 2023'e kadar bir süre var, niye onu ortadan kaldırasınız. Onun için erken seçim öngörmüyorum. Ama bu da bilgiye dayanmıyor. Sadece bir okuma bu. Durup dururken niye seçim yapsın?" diye konuştu.

"Bu alanı görebileceğini düşünüyorum"

Akşener, 7 Haziran seçimleri sürecinde kendisine atılan iftiranın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrunnisa Gül'ün kendisini aradığını ve Erdoğan ile 35 dakikalık bir konuşma yaptığını söyledi.

Konuyla ilgili hukuki süreci anlatan Akşener, "Bütün sanıklar beraat etti. Şimdi bu hakime hanım neyin yolunu açtı biliyor musunuz? Sayın Erdoğan'ın o hakime hanıma 'bunları beraat ettir' demesi imkansız. Sayın Erdoğan'ı tanıyorum. Ama hakime hanım acaba Cumhurbaşkanına yaranabilir miyim diye bu kararı verdi." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugünkü sistemle seçime gittiğinde seçilemeyeceğini, matematiksel olarak bunun mümkün olmadığını vurgulayan Akşener, "Bu alanı görebileceğini düşünüyorum. Buyurun, hep beraber oturalım 'ne yapabilirizi' söyleyebileceğini düşünüyorum." diye konuştu.

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesinin ittifak için bütün siyasi partilere yönelik ön şartları olduğunu ifade eden Akşener, "Yeni kurulan ve kurulacak partiler de dahil olmak üzere muhalefet partileri de bu noktadalar. Dolayısıyla bir problem yok. Buraya dönmek zorundayız. Türkiye'nin nefes almaya ihtiyacı var." diye konuştu.

Bunu gerçekleştirme konusunda öncülük yaptıklarını belirten Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Parlamenter sisteme geçmekle ilgili burada sadece bizle masaya oturulmuyor ki, yetmiyoruz zaten. CHP, Gelecek Partisi, kurulacak diğer siyasi parti dahil, AK Parti hep beraber bir masaya oturulup bunun yolu, yöntemi, sistemi kurulmalıdır ki herkes mutlu olsun. Gerçekten her canı sıkılanın değiştirmeyeceği bir alan haline dönüşsün. Seçim kazanmaya yönelik sorun var. Bu konu sağduyuya getirecektir diye düşünüyorum." 

"İYİ Parti seçmeninin Millet İttifakı'ndan yara aldığını düşünüyor musunuz?" sorusuna "Hayır" yanıtını veren Akşener, "AK Parti ile ittifak yapar mısınız?" sorusuna ise "Şimdi siz 'zillet, illet' diye konuşan küçük ortağın dengesini niye bozuyorsunuz, böyle bir soruyla?" cevabını verdi.

"Olmaz dediğiniz oluyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni anayasaya göre 3. kez aday olamayacağı yönündeki tartışmaların anımsatılması üzerine Akşener, "Hukukçular açısından öyle, doğrusu da o. Ama burası Türkiye diye baktığımız için biz gerçekleşebilecek hadiseler üzerinden konuşuyoruz. Olması gereken başka bir şey. Pek çok hukukçuyla görüştük. Genel Sekreterimiz hukukçu, aynı fikirdeyiz. Ama bakıyorsunuz, olmaz dediğiniz oluyor. İtiraz ediyorsunuz, söylüyorsunuz ama nefesiniz yetmiyor. Farzı muhal olan şeyler farzı mahal oluyor Türkiye'de." değerlendirmesinde bulundu.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven ve 5 üyenin görev süresinin 23 Ocak Perşembe günü dolacağının hatırlatılarak, "YSK'nin bu ekibine bir veda mesajınız olacak mı?" sorusu üzerine Akşener, gülerek, "Bir şey söylemeyeyim. Hayatta başarılar." dedi.

FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin açıklamalarla ilgili sorular üzerine Akşener, şu değerlendirmede bulundu:

"Netice itibarıyla bir siyasi partinin başına adaysınız. İddia koymuşsunuz ortalık yere. Bu 15 Mayıs'taki kongre meselesi, burada söylediklerim ilginç bir şekilde 15 Temmuz'dan sonra Başbakan olacağıma çevrildi.

Ben bazen yurtta barış, dünyada barış, bazı yerlerde yurtta sulh, cihanda sulh şeklinde dış politikada bu şablondan gidilmesi gerektiğini söyleyerek gezdim. Sonra bir sabah uyandım ki böyle bir durum olmuş. Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, benden bunu çıkaramayacaklar. Çünkü yok. Bunu da en iyi Sayın Erdoğan biliyor.

Herkesin elinde ne bilgi, belge varsa savcılara, hakimlere vermesi gerekir. Sürekli bu hususta bir sakız çiğneme hali var. Bu sakız çiğneme işlemi bir süre sonra bumerang gibi ilgililerin boynuna geçer. İYİ Parti olarak bu TRT'deki hanımefendinin okuduğu metindeki Yurtta Sulh Konseyini araştırmak için bir araştırma önergesi verdik. Küçük ve büyük ortak tarafından reddedildi. Yani bir siyasi parti 'bana verin, bize verin biz soruşturalım' diyebilir mi? Hakim yerine bir siyasi parti kendini koyabilir mi?" 

"Siz bir siyasi ayak olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna Akşener, 1997 yılı Temmuz ayı başından beri devlet sistemi içinde iktidar olarak yer almamış siyasi partilerde görev yapan bir siyasetçi olduğunu hatırlatarak cevap verdi.

"Kim kimdir" konusunda tevatürün, duyumun dışında bir bilgi sahibi olma imkanının bulunmadığını belirten Akşener, "Bir siyasetçinin, devamlı olarak aynı şeyi konuşması bu işin ciddiyetini bozma anlamına gelir. Herkes elindeki belgeyi, bilgiyi savcılara verecekler." dedi.

"Herkes aynaya baksın"

Kendisinin bu konuda çok çirkin şeylerle karşılaştığını belirten Akşener, şu ifadeleri kullandı:

"Bir düğünde çekilmiş ve tarafımızdan yayımlanmamış bir fotoğraf. Yanımda eşim, abimin kızı ve rahmetli abim oturuyor. Siyasetçiyim, pek çok insanla fotoğraf çektiriyorum. Benim yanımda oturan şahsı kaldırıp montaj yapıyorlar, Feto'yu koyuyorlar. Buna alıştık. Bu bir iftira. Kimse benim yan yana, karşı karşıya, tokalaşırken fotoğrafımı bulamayacak. Yok. Maalesef çok üzgünüm bulamayacaklar. Şimdi bunlara alıştık ama bu yapılamaz. Bu fotoğraftan benim eşim kaldırılıp, yanına ben oturuyorum ayakta FETÖ lideri... Bu Anadolu'da her manaya gelen bir şeydir kardeşim. Çok bu işin peşine düştüğünü söyleyen sistemin yaptığı bir iş. Bir avukat onu orada söylüyor, bir genel yayın yönetmeni alıyor, sonra arkadaşlar devreye giriyor o fotoğrafın gerçeği... Ayıptır, yani iftira atmanın da bir delikanlılığı, mertliği olmalı."

Akşener, verilen beyanatlarda mutlaka cinsiyetine ateş eden bir cümle olduğunu belirterek, "Ayıptır. Siyasi tutumumu davranışlarımı elbette en şiddetli şekilde herkes eleştirebilir. Ama 'FETÖ' diyerek FETÖ işini sulandırıp... Herkes aynaya baksın." diye konuştu.

 AA

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.