1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Liselere Geçiş Sınavı
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Liselere Geçiş Sınavı

A+A-

Pazar günü sayın bakanın basın toplantısını izledim televizyondan. Hatta whatsapp hattından bir iki de soru sordum toplantıdaki muhabir arkadaş vasıtasıyla. Birini sordu bakanda cevapladı. Ertesi gün basındaki haberler de ve köşe yazılarında hemen kendine yer buldu yeni sistemin açıklanması. Tabi her zaman ki gibi eleştiriler ayyuka çıktı. Hiç şüphesiz haklı olan da var, eleştirmiş olmak için konuşanda. CHP her zaman ki bildik açılamalarıyla bizi şaşırtmadı doğrusu. “İmam hatiplere zorunlu yönlendirme var”. Güler misin ağlar mısın cinsinden açıklama.

Sakın yanlış anlaşılmasın CHP’nin açıklamalarını hafife aldığım için böyle söylemiyorum, onlar her zaman gibi hazırdaki bilgileri veya başka bir deyişle karşı oldukları ne varsa ona refleks gösterme psikolojisiyle hareket ettikleri için saha çalışması yapmadan açıklamada bulunuyorlar. Keşke sağlıklı çalışmalar yapıp eksikleri bulup çatır çatır muhalefet yapsalar.

Gelelim bizim değerlendirmelerimize. Biz eğitimci değiliz ancak 3 tane çocuk okuttuk biri halen lisede okuyor. Yani sahada bire bir oynayan aktörüz. Eleştirilerin haklılık payı olmasına karşın her biri konunun bir kısmını eleştirip o kısma yaptığı yorum açık uçlu soru şeklinde bırakılıyor. Yani şunlar şunlar doğru ama şu ne olacak diye sorup çözümü söylemiyor. Ya arkadaşlar yaklaşık 2 milyon liseye gidecek öğrenciden bahsediliyor, her birinin bire bir sorununu çözmeye kalkarsak ne imkan yeter ne zaman. Ortak çözüm yolları üretmek lazım. Tabi bunu yaparken en temel sorunları veya eğitimin temel bileşenlerini göz önünde bulundurarak çözüm üretilmeli. Laf olsun diye yorum yapılmaz, yapanda da iyi niyet aranmaz.

Bir defa çocuğun eğitimine ve gelişimine etki eden faktörleri iyi analiz etmek lazım. İlk eğitim ailede başlar. Belki de en önemlisi ama herkes bunu es geçiyor maalesef. Bütün anne-babalar çocuklarının en iyi okullarda okumasını, en iyi yerlere gelmesini temenni ediyorlar. Gayet doğal bir istek ama bunu gerçekleştirmek için eğitimin ailede başladığını göz ardı ediyorlar. Mesela çoğu ailede kitap okuma alışkanlığı yok. Akşam istirahatleri genellikle tv başında veya günümüzde daha çoğunlukla internet veya telefon başında geçiyor. Çocuklara da sürekli kitap oku, ders yap telkin ediliyor. Oysa çocukların ilk örnek modeli anne-babadır, kendi yapmadığımız bir şeyi onlardan beklemek ne kadar sağlıklı bir yaklaşım. Buna daha çok örnekler verebiliriz ama diğer faktörlere yer ve zaman yetmeyeceği için biz sadece herkesin kendi eksiğini sorgulamayı temin ederek yetinelim.

Gelelim ikinci önemli faktöre. Okul öncesi en önemli faktörlerden bir tanesi de arkadaş çevresi. Aslında bu ailelerle birlikte de değerlendirilecek bir konu. Zira o yaşlardaki çocukların arkadaş seçme şansı yok. Bunu belirleyecek olan yine anne-babalar. Ancak ne var ki mevcut komşuluk ilişkilerinde fazla bir seçenek de yok. Mahalle ve bölge seçimi tamamen ekonomik koşullarla alakalı. İşin ucu dönüp dolaşıp paraya gelecek ama inanın onu içinden çıkmakta mümkün değil. Bu aşamada veliler mümkün mertebe aile ilişkilerinde çocukların varlığını göz ardı etmeden yapmalılar. Çocuklara yasak getirmek çözüm değil biraz kendi zevklerimizden fedakarlık etmemiz gerekiyor iyi bir öğrenci olabilmesi için.

Diğer en önemli faktör de okuldan önce öğretmen. Ailelerin fazlaca okul seçme şansı olmadığı yerde ilk aradığı hangi öğretmen daha iyi oluyor. Benimde bakana sorduğum soru öğretmenlerimizle ilgiliydi. Bakanın verdiği cevaptan tatmin olmadığımı söyleyeyim. Bakanın verdiği cevap, tüm öğretmenlerin KPSS sınavında iyi dereceler alarak bu görevlere getirildiğiydi. Halen okullarda çocuk döven öğretmenler varsa bana KPSS’den aldığı puanla öğretmenliğe yeterli olduğu anlatılamaz. Bendeniz de veli olarak kendi çocuklarımda buna benzer olaylar yaşadım. Öğretmen de insan, onlarda yanlış yapabilir savunmasını da kimse anlatmaya kalkmasın. Çünkü onlar bizlerin geleceğini yetiştiren, şekillendiren insanlar, onların sıradan davranışlar sergilemek gibi bir lüksleri olamaz. Benim öpmeye kıyamadığım çocuğumu dövme hakkını da kimse onlara vermez, veremez. Bir sorun varsa birlikte çözeriz, kendilerine her türlü yardım ve destek veririz ki bütün velilerin aynı düşündüğünü tahmin ediyorum, istisnalar hariç. Dolayısıyla eğitimde en önemli faktör öğretmenlerimizdir. Bu konu da yazılıp söylenecek çok şey var ama sayfamızın sınırını aştık, inşallah bir dahaki yazıda diğer önemli faktörleri de yazmak nasip olur.

Haydi sağlıcakla kalın, takipte kalın. Selam ve dua ile…   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.