1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Küreselcilerin Savaşında İnsanlığın Sınavı
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Küreselcilerin Savaşında İnsanlığın Sınavı

A+A-

Çin’de bir anda ortaya çıkan Korona virüsü ile birlikte dünya teyakkuza geçti. Bununla birlikte de günlük üç konuşmamızdan ikisi, bu virüs üzerinde oldu ve her ihtimali yakinen takip ediyoruz,

Gözden kaçırmamamız gereken konular olduğu gibi, çıkarmamız gereken sonuçlar da var.

Öncelikle bu virüsün laboratuvar ortamında hazırlandığında sanırım birçoğumuz hemfikiriz. Ancak hazırlayanlarda bu işten ciddi zararlar gördü ya da görmekte. Gerçi şunu biliyoruz ki bu anlayış, kendi şahsi ya da ülkesel çıkarları için bütün bir insanlığı yok edebilecek kadar duygusuz ve acımasızlar.

ABD mi hazırladı yoksa Çin bütün dünyaya blöf mü yaptı tartışması mevzubahis. Çünkü virüsü kendi bünyesinde ciddi tedbir ve yaptırımlarla halleden Çin, bugün virüsten zarar gören Avrupa devletlerine yardım edecek düzeye geldi.

Tüm Dünya, virüs ile boğuşurken ABD, Almanya’ya otuz yedi bin asker gönderip ciddi bir silah yığınağı yaptı. Zaten kendi derdi ile uğraşmakta olan Avrupalının bununla uğraşacak zamanı bile olmadı. Hoş olsa bile ABD’ye itiraz edecek değillerdi, ama ilginç olan ABD’nin bunu hiç gürültüye sebebiyet vermeden yapması oldu.
İşin bir diğer tarafı da ABD’nin kendisi de bu virüsle mücadele halinde ve üstelik en hızlı kayıp veren üç ülkeden birisi olmasına rağmen ve öyle ki bazı eyaletlerinde sokağa çıkma yasağı uygulamak için askerlerini sokaklara salmışken, dünya üzerindeki küresel emellerinin peşindeki uygulamalarına devam etmekte.

İtalya ve İspanya ise Kovid 19’un çıktığı yer olan Çin’den bile çok daha fazla virüsten etkilenmiş ülkeler olarak, bu tehlike geçtiğinde Avrupa Birliğinin aslında kaldırılmış suni sınırlardan ibaret olduğunu idrak etmiş olacak. Korona, zaten yıkıma doğru giden AB’nin aslında sadece balondan ibaret olduğunu bir kez daha dünyaya göstermiş oldu. Bunun sonuçları asıl virüs olayı bittikten sonra ortaya çıkacak.

Virüsün Çin’in küresel güç olmasını engellemek ve ekonomik gücünü kırmak amaçlı ABD tarafından planlanmış olduğu iddia ediledursun, sorununu halletmiş gözüken Çin ise, düşen piyasalardan ve devletlerin içinde bulunduğu zor durumdan istifade ederek başta İtalya gibi ülkeler olmak üzere devletlerin milli kaynaklarına çökme peşinde.
Bu sefer de acaba virüsü planlayanın Çin mi olduğu düşüncesini akıllara getirmekte. Mümkün müdür? Elbette mümkün. Çünkü küresel hedefi olan bu emperyal kan dökücüler için, başka toplumların bir kıymeti olmadığı kadar kendi halklarının canının da bir değeri yoktur. Onlar için mühim olan sermayelerinin çıkarıdır.

Rusya ise virüsün diğerlerine göre daha az etkilediği ülkelerden biri fakat petrolün satış fiyatının maliyet fiyatından bile düşük seviyeye inmesine rağmen, Avrupa birliğinin işe yaramaz vaziyetinden faydalanıp İtalya’ya askeri araçlarının gözetiminde yardım ederek, kuyruğu dik tuttuğunu gösteriyor. İyice tükenen Avrupa’nın her yerine ABD üsler kurmaya devam ederken, Rusya ise kuzeyinden zaten kuşattığı yaşlı Avrupa’nın güneyine de iyice inme peşinde.

Dünya çok şeye gebe !

İnsanlık ağır bir sınav veriyor. Bu zamana kadar kendi ülkelerinde huzur ve safa içerisinde yaşayan Batı toplumlarının, savaş, açlık ve salgınlarla boğuşan toplulukları anlayabilmesi için bir düşünce zamanı. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, hiçbir şey eskisi gibi düşünülmeyecek.

Virüse karşı alınan önlemlerin bize idrak ettirdiği şeylerden biri de temizlik konusu! Bu konuda da insanlığın Peygamber efendimizi öğrenmeye ve anlamaya ihtiyacı var. Toplumların temiz ve huzurlu bir yapıya sahip olabilmesi o’nu anlamaktan ve onu kendine rehber edinmesinden geçiyor.

Tarih boyunca zaman zaman Müslüman beldelerde de gözükse de, kitlesel salgınlar hastalıklar daha çok İslam dışı beldelerden çıkıp zaman zaman da coğrafi yakınlıklar vesilesiyle Müslüman memleketlerine taşınmış ve tarihin o günkü şartlarında ciddi kayıplara sebebiyet vermiş.

Elbette salgın hastalıkların genelde Müslüman tandanslı olmamasının temel sebebi, İslam’daki gusül ve abdest gibi zorunlu olarak vücudu temiz tutma mecburiyetinin bulunması ve yine bunların yanında ibadetlerin uygulamasında da çevresel temizliğin de temel zorunluluk olması çok önemli bir etken.

Bunun yanında yenilebilecek ürünlerin temiz ve sağlıklı olmasına verdiği önem de İslam’ın ayrı bir erdemi olarak dikkat çekmekte. Tabi manevi olarak kul hakkı ile de kirletilmemiş olması da gerek. Tarihin bilinen ilk sosyoloğu olan İbni Haldun’un da insan yediklerinden ibarettir teorisinin de ne kadar isabetli bir tespit olduğuna da şahit oluyoruz.
Bu pencereden baktığımızda birinin artık Çinlilere de ayrıca her türlü pisliği yememesi gerektiğini de dikte etmesi gerekiyor. Bu kafayla yarasadan Korona, fareden sars bulaşması yetmez, bir başka yabanıl varlıktan da daha başka bir mikrop yayılması muhtemeldir. Bu bağlamda artık Çinlilerin her türlü pisliği de yemekten vazgeçmesi gerekiyor.
Her şeyi göz önüne koyduğumuzda, insanlığın şu durumdan ibret alması gerekmiyor mu sizce? Zira evrenin sahibi olan Allah bazen insanı bizzat kendisi, bazen de insanın kendi elleriyle cezalandırır! Üç ay önce bütün insanlığı kilitleyecek, sınırları kapattıracak, zengin fakir, güçlü güçsüz herkesi aynı insanları korkuya mahkum edecek gözle görülmeyecek bir güçten bahsetseydi, kaç kişi inanırdı?

İşte en kudretli insanın gücü, gözle görülmeyecek kadar ufak bir mikrop kadar bile değil. Bu acziyet, bazılarını evrenin yaratıcısı olan Allah’ı ve onun, insanların doğru yolu bulması için gönderdiği İslam’ı anlamak için çalışmaya yönlendirirken, kalbi mühürlenenlerin ise, İslam’a ve onun değerlerine karşı küfrünü artırıyor. Ne diyelim, düşünebilmelerini ve hidayet bulmalarını temenni ederiz.
Selametle kalın.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum