1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kocaeli’deki hayvan barınakları hayvanlar için işkence ve ölüm merkezleri
Kocaeli’deki hayvan barınakları hayvanlar için işkence ve ölüm merkezleri

Kocaeli’deki hayvan barınakları hayvanlar için işkence ve ölüm merkezleri

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu TBMM’de Düzenlediği Basın Toplantısında Gündemi Değerlendirdi.

A+A-

İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmek isteyen, iktidara karşı kadınlar direniyor!

İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmek isteyen, çekilmek isteyen iktidara karşı kadınlar direniyor. Dün Ankara Kadın Platformu’nun yapmak istediği gösteriye polis müdahale etti ve 33 kadını gözaltına aldı. Şimdi bunu anlamak mümkün değil çünkü yasa ve sözleşmeyi korumak için gösteri yapan kadınları gözaltına alan polislerin yaptığı nedir bunu sormak lazım. Bunu anlamak mümkün değil ama hepimiz iyi biliyoruz hukuksuz bir polis devletinde yaşıyoruz,işte şu görüntüler maalesef 21. Y.Y.’da Türkiye’de yaşanıyor, kadın haklarının ayaklar altına alındığı, hergün kadın cinayetlerinin işlendiği bir ülkede maalesef hakları ile ilgili önemli bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmemesini isteyen kadınlara yönelik polis şiddetini görüyoruz. Şiddete karşı mücadele eden kadınlara bu sefer de polis şiddeti uygulanıyor, darp ediliyorlar, hakarete maruz kalıyorlar ve gözaltına alınıyorlar ama biz kadını ile erkeği ile tüm insanlar bu kadınların yanındayız, İstanbul Sözleşmesi’nin yanındayız, hakkaniyetin yanındayız, eşitlik ve adaletin yanındayız. Bu görüntüleri de 21.Y.Y.’da ki Türkiye’de ki utanç görüntüleri olarak, demokrasi ve hukuktan uzaklaşmış iktidarın polisinin yaptığı utanç görüntüleri olarak sizlere gösteriyorum.

İstanbul ve Kocaeli Kandıra’daki belediye hayvan barınakları hayvanlar için işkence ve ölüm merkezlerine dönüşmüş durumdadır!

Arkadaşlar ben size geçen hafta İstanbul ve Kocaeli Kandıra’da ki hayvan barınakları ile ilgili bilgiler vermiştim ve o hayvan barınaklarında; kedilerin, köpeklerin iyi bakılmadığını, kısa sürede öldüğünü belirterek bu konu hakkında Kocaeli Büyükşehir ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri’nin açıklama yapmasını beklemiştim, halen de bekliyorum çünkü biz bu açıklamaları yaptıktan, bu skandal vakaları ortaya çıkardıktan sonra bize gelen yeni bilgiler de oldu ben bunları da size aktarmak isterim. Hayvanlar bizlere emanet olan canlılardır, onlar bizim dostlarımızdır, bizim arkadaşlarımızdır ve bizleri seven canlılardır, onları korumak, onların yaşamlarını sağlamak biz insanların gereğidir. İktidarlar da bunu sağlamak ile görevlidirler, açılan hayvan barınakları vardır güya hayvanlara hizmet etmektedir ama biz buraların iç yüzüne baktığımızda hayvan sağlığı ile ilgili gereken işlemlerin yapılmadığını ve bu yüzden bir takım sağlık nedenleri ile bu barınaklara getirilen hayvanların kısa sürede öldürüğünü ve çok yüksek miktarda öldüğünü de görüyoruz bu aslında çok önemli skandaldır. Ben tekrar bu konuyu gündem ediyorum, bu hayvanlar değersiz varlıklar değildir onlar bu dünyada bizimle beraber yaşayan canlılardır ve bize emanettirler onları korumak, onların sağlıklarını sağlamak bizlerin görevidir, bana bakın gelen bir ileti de ne deniyor? Onu size aktarmak isterim: Bir hayvan dostunun bize aktardığı iletiyi size okumak isterim değerli arkadaşlar, diyor ki: “Ben Gebze-Darıca-Çayırova ve Dilovasında ormanlık alanlar, OSB'de bulunan sokak hayvanlarını beslemekteyim. Kocaeli genelinde tüm ilçelerde ağır hasta, kırıklı ve yasaklı ırkların hepsi Kandıra Barınağı’na gönderilmektedir. Burada belli padoklar ziyarete açık, diğer yerler kapalıdır. Buraya haftada 10'a yakın yasaklı ırk tabir edilen can girmektedir. Ancak burada sayı 20-45 arasını asla geçmemektedir.” Neden? Çünkü bu hayvanlar oralara alındıktan bir müddet sonra, kısa süre sonra hayatını kaybetmektedir. % 15-20 oranında buralarda ölüm vakası olduğunu konunun uzmanları bize aktarıyorlar. Yine devam ediyoruz.  “Bu canların hastalandıkları, ailelerini özledikleri için yaşamayı reddettikleri, kısırlaştırma sırasında anesteziye alerjisi olduğu için öldükleri, kaçmaya çalışırken kafes tellerinde boğuldukları, aralarında çıkan kavgalarda öldükleri gibi nedenler sunulmaktadır. Burası yasaklı tabir edilen canlar için uygun koşulları taşımamaktadır. Bu canların çoğu çok uyumlu, ailenin yanında yetişmiş canlardır. Yasaklı ırk kavramının kaldırılması, bu canların ömür boyu kafeslerde olmaması, ailelerinden alınmaması, sahipsiz olanların da kurulacak komisyonla saldırgan olmayanların sahiplendirilmesi isteğimizdir.” Yasaklı ırk kavramını biraz açmaya çalışacağım değerli arkadaşlar. Hani böyle pitbull gibi bazı köpekler insanlara zarar verecek diye oralara getiriliyorlar aslında bu hayvanların bakımı ve terbiyesi dışarda yapılacak olsa saldırgan olmayacakları ve buralara getirmeyecekleri beyan ediliyor uzmanlar tarafından ama bu hayvanlar sanki buraya mahkummuş gibi bu hapishanelerde kalmaya zorunluymuş gibi getiriliyorlar ve kendilerini kısa sürede kilitleyen hayvanlar yaşamdan kopmakta ve ölmektedirler. Yine bu hayvan hakları savunucusu bize şunları aktarıyor: “Saldırgan olup orada olan canlar içinse, sadece yasaklı ırklar değil, uygun koşullar sağlanması, yıllardır olan kayıplar göz önüne alınarak şartların düzeltilmesi gerekir.” Çoğunlukla insanlar hayvan barınaklarında kırıkların tedavi edildiği sanıyor ve ayağı kırılan hayvanlar buraya gönderiliyor geçen hafta belirttiğimiz gibi Kandıra Hayvan Barınağı’na gönderilen bir kedi daha sonra sahibi tarafından öldüğü yönündeki beyan ile bulunmuştur ve hatta cenazesini dahi bulamamıştır sahibi çünkü cenazenin yakıldığı söylenmiştir demek ki ayağı kırık olan hayvanların hayvan barınağına gitmesi meselesinde çok büyük bir sıkıntı var çünkü bu konunun uzmanı olan bir kişi diyor ki: “Kırık ameliyatları yapılamamasına rağmen tüm ilçelerdeki kırıklı hastalar, platin gerekli durumlarda gelen hastaların durumları ne olmaktadır?” diye soruyor.  “Buraya ilk gelen tüm köpekler yavrular, hastalar, emziren anneler hep bir araya konulmakta müşahede kafesleri adı altında, buradaki bekleme sürecinde bulaşıcı hastalığı olanlar diğerlerine de bulaştırmaktadır. Tahlil için kitler bulunmadığından hastalıklarda teşhis konulması imkansız hale gelmekte. Müşahede alanında bekletilen tüm yavrular, bağışıklığı düşük canların hepsi kaybedilmektedir. Yavrular arasında bulaşıcı hastalıklar çok yaygındır.” Değerli arkadaşlar normalde Avrupa’da bir odada en fazla iki hayvanın bulunduğunu biliyoruz ama bizim Türkiye’de ki barınaklara baktığımızda bir odada belki yüzlerce hayvanın bulunduğu, işte hastalığı olan ile olmayanın bir arada bulunduğu ve hastalığı olmayanın da hastalandığını görüyoruz. O yüzden hayvan barınağında güya sağlık bulması için götürülen hayvanlar maalesef orada ölümle karşılaşmaktadır. “Aşıları da olmadığından bir arada olmaları aralarında tek bir hasta dahi olsa hepsine bulaşması demektir.” Diyor uzmanımız. “Barınak ortamı yavrular için uygun değildir.” ve barınakların ziyaretlerinde yine skandal olaylar var. Çok ağır hasta olanların dahil hiçbirine gerekli müdahalelerin yapılmadığı iddia ediliyor. “ Ziyaretimizde yemeden kesilmiş olan hiçbir hastada damar yolu göremedik.” Diyor uzmanlar. “Oraya gelen canlar kaderlerine terk edilmekte, gönüllüler burada olmadıkça, gerekli kurumlar tarafından denetlemeler gereğince yapılmadıkça şartlar düzelmeyecektir.” Diyor konunu uzmanları ve “Kandıra Hayvan Barınağı’nın bir ölüm kampı” olduğunu söylemektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hayvan Barınağı da bundan eksik değildir maalesef o da hem video görüntüleri hem de fotoğraflarını sergiliyoruz son derece vahim görüntüler ile hayvanların ölümüne yol açan yerlerdir, sanırım yetkililer orada hayvanlar ile uğraşmak yerine ölümlerini bekleyerek onlardan kurtulmayı tercih etmektedir. Bunlar son derece üzücü hadiselerdir kabul edebileceğimiz şeyler değildir değerli arkadaşlar. Tüm insanlığın dikkatini buna çekmek istiyorum. Bu ülkedeki bu topraklardaki tüm canlılar, cansızlar tarihi varlıklar, kültürel miraslar hepimizin koruması gereken şeylerdir değerli arkadaşlar.

1500 yıldır her türlü afete savaşa dayanan Galata Kulesi maalesef 18 yıllık Ak Parti iktidarına dayanamamıştır! Hasankeyf’i boğan elleri, Sultanahmet’in siluetini yok eden elleri, Dipsiz Gölü kurutan elleri bu sefer Galata Kulesine ulaşmıştır!

Bakın size bir başka önemli olay ile ilgili bir fotoğraf göstereceğim. Şu gördüğünüz fotoğraf Tarihi İstanbul’da ki Galata Kulesi’dir. Fakat bu Galata Kulesi’nde geçen gün ne oldu biliyor musunuz? Geçen gün şu gördüğünüz restorasyon çalışması yapıldı, bakanlık bir şirkete vermiş onlar da Galata Kulesi’nde güya restorasyon çalışması yapıyor ama hilti ile Galata Kulesi’nin dibine dalmışlar, yanlış duymuyorsunuz hilti ile Galata Kulesi’nin dibine dalmış güya sıva talimatı yapacak, o olmaması gereken bir işi yapıyor, demek ki hani hilti ile bunu yapmak işçilikten de kurtulma anlamında bir girişim o yüzden daha kolay olanı tercih etmişler. Şu fotoğraflar kamuoyuna yansımasa kim kime dum duma, kimsenin umrunda değil, firmada istediği gibi kolay ve ucuz bir işçilikle tarihi yapıyı böyle tahrip edebilecekti ve ettiği kadar da etmiş zaten, başka sadece burası değil ki değerli arkadaşlar. Bu iktidarın doğal varlıkları, kültürel mirası nasıl katlettiğini çok iyi biliyoruz, Hasankeyf’i boğan elleri, Salda’nın ince kumuna kamyon sokan elleri, Şile Kalesi’ni Sünger Bob’a çeviren elleri, Karadeniz’in Allah’ın çizdiği rotasını beğenmeyip kanal projesi çizen ellerini, Sultanahmet’in silüetini yok eden elleri, Dipsiz Gölü kurutan elleri, Kaz Dağları’nı traşlayıp kel yapan elleri çok iyi biliyoruz. İstanbul’da tarihi Fikirtepe’ye o korkunç ve biçimsiz gökdelenleri çok iyi biliyoruz bütün bunlar ile nasıl bir rant uğruna bu toprakları katlettiklerini, doğal varlıkları ve kültürel mirası yok ettiklerini çok iyi biliyoruz çünkü bütün bu varlıklara rant amacıyla yaklaşan bir iktidarın olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz değerli arkadaşlar.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.