1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Kız verecek hırsız aranıyor!
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Kız verecek hırsız aranıyor!

A+A-

Sosyal paylaşım sitesi facebook’da hırsızlıkla ilgili bir paylaşım dikkatimi çekti. ‘Alternatifi yok diye hırsıza oy verenler başka taliplisi yok diye gelen hırsıza kızınızı verir misiniz?’ diyor vatandaşın biri.

O demiş demesine de bunu paylaşanların alnı secdeye gelen kişiler olması işi daha dramatize ediyor. Sanki hırsızlığın el kitabı var, 1’nci derece hırsızlık, 2’nci derece hırsızlık diye kategorilere ayrılmış, sen hırsızını seç diyor. Onur kırıcı bu benzetmeyi seçtiğiniz insanlar hırsız derken seçeni de suçluyor. Haklı da olabilir, o zaman ben de şu soruyu sorarım; hangi hırsız daha iyidir veya bana hırsızını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

Alın teri emek kutsaldır, bu emeği kim çalarsa çalsın, nasıl yaparsa yapsın hırsızlıktır, yapan da yaşarken bedelini ödemese bile ahirette mutlaka öder. Benim itiraz ettiğim nokta şu, at iziyle it izini birbirine karıştırsan kimin kim olduğunu saptaman da zor olur. Suçüstü yakalanan onca hırsıza hiçbir işlem yapamazken görmediğiniz insanları veya o camiaya ait herkesi töhmet altında bırakmak kaş yapayım derken göz çıkarmak olur. İçlerindeki masum insanları da aynı kategoriye koymuş olursunuz. Bütün ülkeyi ve vatandaşları ülkeyi hırsız sınıfına koyalım o zaman aradaki hırsız olmayan sırtarınca veririz cezayı.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki hırsızlıkla suçlamadan önce hırsızlığı tarifini yapmak lazım. Beni nazarımda bir kuruş çalanla trilyon çalan arasında hiç fark yok. Lakin öyle hırsızlıklar var ki adamlar kılıfına uydurmuş haram demiyor aşırdığına. Yıllarca “devlet malı deniz yemeyen k…z” diyerek yapıldı. Devlet yapar da vatandaş yapmaz mı diyenler örneğini temsilen yaptı bu işleri. Mesela ben hatırlıyorum kira geliri ödememek için kiracısında milyonlarca lira kira alan ev sahipleri kontrata da düşük kira geliri gösterip hem devletten hem kiracında çalmış olmadı mı? Binalarımız en az 12 en fazla 50-60 daireye kadar çıkıyor, bir bakın bakalım bina sakinleriyle yöneticiler arasındaki çıkan kavgalara kim kimi neyle suçluyor? Veya binanıza tadilat yaptırıyorsunuz, işi alan firma ne vaatler veriyor şunu da yaparım bunu da yaparım diye.

Bir de bunu bütçenize uyduruyor sizde şaşırıyorsunuz bu paraya bu kalite. Ama bir bakıyorsunuz ki göstermelik tadilat yapılıp on kat daha fazla kar edinilmiş. Ya da birlikte çalışan insanların işlerini yapmayıp onun işini de birileri yaptığında yapmayanın aldığı maaşın değeri ne oluyor? Ya bu iktidardan öncekilerin götürdükleri, onlar unutuldu meşrulaştı mı? Siyasilerin akrabalarının banka kurup vatandaşlardan parayı toplayıp içini de nasıl boşalttığı unutuldu. Üstelik onların hırsızlıkları ispat edildiği halde kimse çıkıp bu hırsızlara oy vermeyin demedi.

Bu tür örnekler öyle çok ki benim ülkemde hangisini sayayım. Sakın bu serzenişten benim AKP’li olduğum, hırsızlığı savunduğum anlaşılmasın. Tabi ki hırsızlık adi bir suçtur. Ama söyler misiniz saydıklarımızın hangisi yaptığının hırsızlık olduğunu itiraf ediyor? İğrenç benzetme de olduğu gibi kızınızı istemeyen gelen ben hırsızım der mi? Ya hırsız olan bayansa,  o zaman ne yapalım sayın paylaşımcılar?

Hırsızın cinsiyetinin erkek olduğuna nasıl hükmettiniz? Özet olarak şunu söylemek gerekir, zemini ve alt yapısı olan her şey toplumda neşvünema bulur ve çoğalır. Burada suçlamalar yapılırken sırf siyasi hezeyanlar yerine araştırılıp, ispat edilip hukuk kuralları çalıştırılmalı. Yoksa gün gelir hepimiz hırsız damgası yeriz.

Selam ve dua ile…. 

Önceki ve Sonraki Yazılar