1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Kim neye niye düşman?
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Kim neye niye düşman?

A+A-

Şu güzelim cennet vatanda yaşamak için her türlü imkan mevcutken kim neye, niye düşman akıl alır gibi değil. Ama herkesin kavga çıkarmak için de geçerli bir nedeni var elbet. Bu nedenlerden en önemlisi nefis ve yanlış anlama. Bunun için de son günlerin moda kelimesi “algı” birileri tarafında fevkalade iyi organize edilip millet birbirine düşürülüyor. Algı nasıl yönetiliyor diye soracak olursanız bunun da en önemli ayağı yazılı ve görsel medyanın payı tartışılmayacak kadar büyük. Pastanın büyüğü de bunların elinde, zira pastanın nerelerde kimlerin paylaştığını da en iyi bunlar biliyor. Ulusal büyük medya kuruluşları da bu fırsatları iyi değerlendiriyor. Bu yüzden büyük algı operasyonları önce buradan başlatılıyor.
Bu algı operasyonlarına en çok maruz kalan da bugünkü iktidar hiç şüphesiz. Ne var ki iktidar algı operasyonlarıyla uğraşırken altta vatandaş bunu nasıl görüyor, nasıl değerlendiriyor bunu kaçırıyor çoğu zaman. Zira algı operasyonları her ne kadar iktidara karşı yapılıyormuş gibi görünse de asıl hedef kitle vatandaş. Bu operasyonları gerçekleştirenler tabanda kendilerine yer bulamadıklarında başarılı olamayacaklarını da çok iyi biliyorlar. Onun içinde önce altta taban oluşturup sonra algıyı yüklüyorlar.  Tabanı da vatandaşın hassas olduğu konular üzerine kurguluyorlar. Bu konu da paralel yapının ülkeye ve insanımıza verdiği zarar tedavisi en zor tahribatlardan bir tanesi. Bugüne kadar başarılı olmalarının tek sebebi milletin dini hassasiyetlerini kullanmış olmaları. Kainat boşluk kabul etmiyor, tarihi süreç içerisinde dini konularda bazı yanlış uygulamalar millette derin boşluk oluşturdu. Bunlarda bu boşluktan yararlanıp müthiş bir algı operasyonları yaptılar. Aslında vatandaş yukarıdaki kavganın farkında bile değil.
Vatandaş neyin peşinde peki? Öncelikle şunu vurgulamak gerekir ki dini hassasiyetlerine karşın eksik bilgilerden dolayı dini algılara bir noktaya kadar reaksiyon gösteriyorlar. Asıl vatandaşı tedirgin eden derdi maişet, dünyevi endişe. Yani cebine girecek paraya bakıyor vatandaş. Haklarını yemeyelim kıt kanaat geçinen, “tek devletimize, milletimize, vatanımıza zarar gelmesin, insanlar ölmesin” diye aç kalmaya razı olan insanımızda var bizim. Tıpkı şehit olmadan önce evinin yakınındaki caminin temizlik masrafını üstlenen polis memurumuz Yalçın Yamaner gibi. Tıpkı 1 liralık  okul harçlığını Surlu ailelere yapılan yardım için veren Siverekli küçük kızımız Ebru Keskiner gibi. Her ikisi de yaptıkları iyiliklerle milyonların takdirini topladılar. Ne var ki yine milyonlar vur patlasın çal oynasın edasıyla sanki ülkemiz de hiç sorun yokmuş gibi nerde akşam orda sabah eğlenceleri gördükçe isyan bayrağını çekiyor. “Biz üç beş kuruşluk asgari ücretle aybaşını zor getiriyoruz bunların dünya umurunda değil” diye feveran eden vatandaşları da görüyoruz. Ülkenin doğusundakiler ölüm kalım savaşı verirken batısındakiler oyunda oynaşta. Üstelik buradan oraya insanların huzuru için ölüme giden kahraman güvenlik güçlerimize karşın oradan buralara gelip veya oradakilere sahip çıkma adına pervazsız açıklamalar yapan hainler halen algı peşindeler. Kimi medya da bunlara çanak tutuyor algı üstüne algı oluşturmaya çalışıyor. Biraz edep yahu, biraz onur, biraz haysiyet. Bunca musibetlerle uğraşırken sizler yeni belalar açmayın başımıza, edebinizle yaşayın. Algı da bir yere kadar. Şapka düşüp kel görününce açığa çıkar kim neye niye düşman. 
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar