1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. 'İzolasyon döneminde çocukla kurulan sıcak bağ korunmalı' uyarısı
'İzolasyon döneminde çocukla kurulan sıcak bağ korunmalı' uyarısı

'İzolasyon döneminde çocukla kurulan sıcak bağ korunmalı' uyarısı

İzolasyon süresince çocuklarıyla daha çok vakit geçiren ailelerin normalleşmeyle daha az bir arada olabildiğine dikkati çeken uzmanlar, izolasyon döneminde oluşan sıcak bağı korumanın yeni döneme alışmak için önemli olduğunu belirtiyor.

A+A-

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yaşanan izolasyon süresince daha çok vakit geçiren ailelerin normalleşmeyle daha az bir arada bulunduğuna dikkat çekilirken, uzmanlar bu süreçte çocukla oluşan sıcak bağı korumanın yeni döneme alışmak için önemli olduğunu vurguluyor.

Kovid-19 salgınının etkisinin azalması ve kontrollü sosyal hayata geçişle yaklaşık 3 aydır çocuklarıyla evlerine kapanan ebeveynler işlerine geri döndü.

Normale dönüşle anne, babalarla geçirilen zamanın azalmasının çocuklar ve ebeveynler üzerindeki etkisine ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Hicran Tülüce, yeni normalin hem ebeveynleri hem de çocukları zorlamasının doğal olduğunu söyledi.

Tülüce, koronavirüs salgınının aile yaşamı üzerinde büyük etkileri olduğunu anlatarak, çocukları korumak için eğitime ara verilip, kreşler ve anaokullarının da kapatılmasıyla dünyadaki tüm çocukların yüzde 60'ının, Türkiye'de de 1,5 milyondan fazla okul öncesi çağındaki çocuğun salgında anne babalarıyla evlerine kapandığını hatırlattı.

"Salgın ve izolasyon döneminde çocuklarla ilişkiler normalleşti"

Anne, babaların evden çalışması ya da işlerine ara vermek zorunda kalmasıyla salgın başlangıcındaki kaygının azalıp, yerini günü planlamaya ve çocuklarla geçirilen zamana bıraktığını belirten Tülüce, şöyle devam etti:

"Bu zor zamanlar önemli bir fırsat da yarattı; çocuklarla daha güçlü bir ilişki kurma fırsatı. Anne, babalar izolasyon döneminde çocukların ihtiyaçlarını, korkularını ve ilgi alanlarını daha da yakından izleme olanağı buldu. Aslında bir bakıma, salgın ve izolasyon döneminde çocuklarla ilişkiler normalleşti. Çünkü çocuklar hak ettikleri sevgiyi ve ilgiyi bu dönemde fazlasıyla aldılar. Stresli ve meşgul günlük yaşamlar, çocuklara olan ilgiyi bir miktar sınırlamıştı."

Hicran Tülüce, salgının bir yandan tüm yaşamı durdururken öte yandan aile içi ilişkileri derinleştirip, geliştirdiğini vurgulayarak, anne, baba ve çocukların birlikte gün boyu yaptığı etkinliklerle benzersiz bir dönem geçirdiğini, zorluklara rağmen bu dönemin onların zihninde güzel izler bırakan, kıymetli bir zaman dilimi olduğunu kaydetti.

İzolasyonun getirdiği zorlanmanın en büyük tesellisinin çocuklarla geçirilen bu zaman olduğunu ifade eden Tülüce, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu dönemde yaşanan güzel anılar, çocukların duygusal hafızasında özel ve anlamlı bir yere sahip olacak. Bir yetişkin olduklarında, 'Dünyada büyük bir salgın yaşandı, 2,5 ay eve kapandık ve bu zor süreci birbirimize zaman ayırarak geçirdik.' diyerek hatırlamaları, hem aile sevgisini ve bağlılığını hissetmelerinde hem de zorluklarla mücadelelerinde bir model oluşturacaktır."

İzolasyon sonrası yeni normale uyum sağlamak için zamana ihtiyaç olabilir

Tülüce, salgının etkisinin azalıp, normale dönüş sürecinin başlamasıyla anne, babaların işe, çocukların da kreş ve anaokullarına geri döndüğünü aktararak, bu yeni normalin hem çocukları hem de ebeveynleri zorlamasının doğal olduğunu ifade etti.

Psikolog Tülüce, "Yeni duruma uyum sağlamak için çocukların ve ebeveynlerin biraz zamana ihtiyacı olabilir. Bununla birlikte çok özel bir detay daha var. Birlikte geçirilen yoğun zamanların sona ermesi, hem çocukların hem de anne babaların birbirlerine özlemini ortaya çıkardı. Çünkü bu dönemde özel bir bağ oluşmuştu. Birçok duygusal anının biriktiği bu dönem, doğal olarak alışkanlıklar yarattı. Özellikle duygularımızla sıkı sıkıya bağlı olan alışkanlıkların değişmesi hem çocuklar hem de yetişkinler için her zaman kolay olmayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

"Yeni normale geçiş dönemi, çocukların yalnız kalma korkusunu tetikleyebilir"

Okul öncesi çağındaki çocukların önemli bir değişim olduğunu algılasalar da ne olduğunu tam kavrayamadıkları için öfkeli ya da hırçın davranışlar sergileyebileceklerini, içe kapanabileceklerini, uzun süre ebeveynleriyle sınırsız zaman geçirdikten sonra bu tür davranışların artabileceğini belirten Tülüce, şu bilgileri verdi:

"Yeni normale geçiş dönemi, çocukların yalnız kalma korkusunu tetikleyebilir. Konuşmada gerilemeler, alt ıslatma gibi problemler görülebilir, iştahta azalma veya artma olabilir. Çocuklara sabır ve tolerans göstermek, bu değişimlerin kalıcı olmayacağını bilmek önemli. Onlara zaman ayırmak, göz teması kurarak dikkatle dinlemek, destekleyici sözlerle karşılık vermek çok önemli. En önemlisi de onlara hem sözlerinizle hem de sarılarak sevginizi belli etmeniz ve güven vermenizdir. Çünkü çocukların anne babalarından en önemli beklentileri koşulsuz sevgi. Onlara sevdiğinizi söylemek ve hissettirmek, tüm yaşamları boyunca mutluluklarına ve sağlıklarına katkıda bulunuyor."

İşe dönen ailelere tavsiyeler

Tülüce, "İşe dönen anne, babalarda özlemle birlikte çocuklara karşı suçluluk duygusu oluşabilir. Burada en önemli nokta iş-yaşam dengesini akılda tutmak ve çocuklarla izolasyon döneminde geliştirilen özel bağı koruyabilmektir." dedi.

Hicran Tülüce, normale dönüş sürecinde çocuklarla ilişkideki özel bağı sürdürmek için ise şu tavsiyelerde bulundu:

"Çocuklarınızı eleştirmekten ve yanlışlarını göstermekten ziyade, olumlu yönlerini ve davranışlarını takdir edin. Bu hem olumlu davranışlarını teşvik eder, hem de ilişkileri güçlendirir. Onlara minik görev ve sorumluluklar verin, bu onların öz güvenlerini artırır. Çocukların seviyesine inerek göz teması kurmak, dikkatle dinlemek ve oyunlarına eşlik etmek, aranızdaki bağları geliştirir. Bazen uyumsuz davranışlar göstererek sizi zorlayabilirler. O dönemlerde olumlu bir şekilde isteğinizi ifade edin. Öfkeli hissettiğinizde beş derin nefes alın ve çocuğunuza olan sevginizi hatırlayın. Herkes bazen çocuklarına karşı hoş olmayan patlamalar yaşayabilir. Bu tür öfkeli tepkiler verirseniz, küçük bir özür dileyerek telafi edin. Çocuklara sevginizi göstermekte cömert olun. Onlara sevgiyle dokunmayı ve sarılmayı ihmal etmeyin. Şunu çok iyi biliyoruz ki sevgi en iyi ilaçtır." 

AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.