1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. İnsanın içinde olacakmış!
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsanın içinde olacakmış!

A+A-

Eskiden beri duyduğum, çocuklarını zaptı rap edemeyen ailelerin söylediği bir söz vardı, Allah insanın içine verecek, içinde yoksa ne yapsan kafi gelmiyor diye. Özellikle her hangi bir dini yerlere bağlı olan dindar aileler çocuklarını farklı bir dünyada bulunca bu kaçamak cümlelerin arkasına sığınırlar.

Buna şiddetle karşıyım ve dinen de söylenmesi son derece sakıncalı bir söz olduğunu düşünüyorum. Maazallah farkında olmadan insanı dinden bile çıkarır. Zira kulağa biraz hoş gelse de nahoş bu cümleler isyan içeren, hatta Allah’ı suçlayan anlam içermektedir. Allah her bir canlıyı eksiksiz ve istinasız yaratmış. Azalarımız da istisnai durumlarda eksiklik görünse de iç alemimiz her hâlükârda mükemmel ve eksizsiz yaratılmıştır.  Yani Allah herkesin içinde olması gerekeni hem vermiş hem de eksiksiz vermiş. Fazlası var eksiği yok, görmesini bilene.

Geçenler de merak edip birkaç tane köpek eğitimiyle ilgili video izledim. Akıllı yaratılmış insan çocuğuna bir şeyler veremezken akılsız varlıklar olan hayvanı nasıl eğitip her istediğini yaptırıyor diye merak etmiştim. Çok çarpıcı bilgilerle karşılaştım. Evet Rabbimizin VEDUD (sevgi) sıfatı orada da tecelli ediyordu. Bütün canlıları sevgisinden yarattığı gerçeği gün gibi karşımıza çıkıyor. İnsandaki gibi fıtrata müdahale yok hayvanları eğitirken. Sadece onların iç aleminde olan sevgiyi kullanıyor eğiticiler. Hayvan bile sevgi dilinden anlıyor sokaklarda korkarak yaklaştığımız köpek kendisine gösterilen sevgiye sevinerek ve sevgiyle karşılık veriyor. Bu gerçekten muazaam bir şey. Lakin gelin görün ki aynı duyguyu kendi cinslerimizden olan insan neslimize uygulayamıyoruz. Burası da esef ve endişe verici bir durum.

Peki neden? Tabi birçok nedeni var ama sanırım bu sosyologların enine boyuna irdelemesi gereken bir konu. Ancak biz kendi tespit ettiğimiz bir iki örnekle yetinelim, alanımız olmayan konuda ahkâm kesmeyelim. Belki uzmanlarına ip ucu vermiş olalım. Bütün canlılar gibi insan türevi de fıtrat üzere yaratılır ve saf, temiz, pak bir iç alemiyle birlikte yaratılır. İlk öğreticiler de ebeveynlerdir. Eğer anne-baba aynı frekans da çocuğa yaklaşmıyorsa zaten ilk fıtrat zafiyeti burada başlıyor demektir. Biri aşırı sevgiyle korumacı yaklaşırken diğeri sevgiyi kıt gösterip kendi hayatının gerçeklerini aşılamaya kalkarsa o çocuğun fıtratıyla barışık gelişmesini beklemesin. Kanaatim odur ki çocuktaki fıtrat bozulmasının en büyüğü burada başlıyor. Anne sevgisiyle baba sevgisini ayırt edemeyen çocuk birini tercih etmek zorunda kalır. Bu ruh haliyle toplum karşısına çıkan çocuk artık gördüğü her şeyden etkilenip kendisi olmak yerine birilerine benzeme eğilimi gösterir. Çevresindeki parçalanmış sevgilerden kendisine uygun olanı alarak içindeki sevgiyi de böler. Aile de bulamadığı parçalanmış sevgiyi dışardaki bölünmüş sevgiyle giderme yoluna gider. Dışarıdaki sevginin çoğu da sevgi değil daha çok aldatmacadır. Çocuklar yanlış yapmaya başladıkça onları içinde olmamakla suçlarız. Birilerini suçlayarak belki kendimizi rahatlatırız ama bozulan fıtratı geri getiremeyiz. Sevginin büyüklüğünü görmek isteyen bu videoları izlesin. Hayat sevince güzel.

Haydi sağlıcakla kalın, takipte kalın. Selam ve dua ile…..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.