1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Hayat şekillenmeleri
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayat şekillenmeleri

A+A-

Yer de ve gök de, kâinatın her bir zerresinde Rabbimizin Müzeyyin ismiyle tecelli eden sanat harikaları vardır. Yer yüzünü şekillendiren envaı çeşit bitki, her coğrafyanın kendine has ayrı ayrı çiçekleri, ağaçları, dağları, ovaları, denizleri, nehirleri her biri farklı şekiller de ve güzelliklerde. Beşer eli değmeyen bütün bu güzellikler nasıl şekillendirilmişlerse o özellikleriyle bizim aklımıza, dimağımıza ve beğenimize hitap ediyor adeta. Bunlar görünür yönleri, birde çıplak gözle göremeyeceğimiz ve fakat bugün teknolojik imkânlarla keşfedebildiğimiz iç âlemlerindeki şekiller var ki muazzam bir sanat harikası. Her biri kendilerine verilen irade dâhilinde hareket diyorlar.

Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en hayırlısı) olarak yaratılmış insan ise ayrı bir şekil. Görünürdeki fiziki boyutu bir yana iç âlemindeki harikulade sanatı idrak etmek akıl terazimizin tartacağı şeyler değil. Zaten iç dünyasını göremeyen insan dış dünyasına verdiği zararları bile fark edemeden iç dünyasına da dışarıdan zarar vermekte. Hâlbuki kâinattaki insanı anlamak için insandaki kainata bakmak bile kendisine verilen cüzi iradeyi külli iradenin emriyle nasıl şekillendireceğine dair önemli bir ip ucu. Her biri bir ayet hükmündeki en küçük hücrelerimizi de dâhil olmak üzere insanının iç ve dış dünyasını şekillendirebilmesi için yazılı kaynak olan Kur’an ayetlerini de çok iyi anlamamız gerekiyor.
Rabbimizin Müzeyyin sanatı karşısında acze düşen insan acaba kâinattaki insanı ve insandaki kainatı vahyin ışığında algılıyor mu? Bırakın kâinatın üzerindekilerin şekliyle oynamayı en büyük bozduğu insanın kendi şekli. Hem de öyle bir şekil ki şekilden şekile giren bir şekil. Hatta gençlerin bir de sloganı var, saçlarım şekil, önümden çekil. Tabii bizim kastettiğimiz saç şekli değil ama o da şekil bozulmalarının değişik bir boyutu. Üstat NFK dediği gibi, insan bu su misali akar ya, girdiği kabın, aktığı nehrin şekline göre şekillenen insandan bahsediyoruz. Herkes içinde bulunduğu grubun, cemaatin, tarikatın, örgütün, adına artık ne derseniz deyin onların şekline bürünüyorlar. İnsan elinin değdiği coğrafyalar, hava, su, aklınıza ne geliyorsa hepsi değiştiği gibi insandan yine kendi elleriyle kendini değiştirip Rabbimizin Müzeyyin ismiyle sanatla yarattığı güzelliğini, özelliğini, daha önemlisi fıtratını bozarak en büyük ihaneti kendisine yapıyor. Yaratıldığı haliyle kalabilse belki de sadece kendiyle barışık değil Rabbiyle de çok iyi diyalog içinde olacak ama gelin görün ki insan kendisine verilen cüzi iradeyi kendi fıtratını yaşamak için değil ya nefsini yaşamak için ya da içinde olduğu veya bağlı bulduğu topluluğun, grubun, cemaatin, örgütün şekliyle şekillendiği için hem Rabbinden, hem kendinden hem de ahiret nimetlerinden uzaklaşıyor. Tabi dünyamızda huzur bulmuyor, bulamıyor. Şeklimizi de Kur’an’la şekillendirmediğimiz sürece dünyamızın durulacağı yok.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.