1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Hayat kadınları
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayat kadınları

A+A-

Ben bu konuda yazmaktan imtina eder oldum lakin yaşadığımız toplumda bir türlü önünü alamadığımız sorunların başında geldiği için yazmaya devam ediyoruz. Şunu baştan altını kalın çizgilerle çizerek ifade edeyim ki, kadını aşağılık emellerine alet ederek bu çirkin yakıştırmayı yapanlar kim olursa olsun nefretle ve şiddetle kınıyorum. Kadın sadece çocuk doğurmaz aynı zamanda toplumları doğurur. Kimimizin anası, kimimizin karısı, kimimizin kız kardeşi, halası, teyzesidir kadın. Hayatın olmazsa olmaz varlıkları olan kadını hayat kadını diye nitelendirmek, bu seviyeye indirgemek başta yukarıda saydığımız kadın tiplemelerine hakarettir. İnsan kendi anasına, karısına, kızına hakaret eder mi?

Son zamanlarda aile yapımız iyice dejenere oldu, aileler de huzur bozuldu. Bu konu da refikimiz Sema Maraşlı ve Tuba Akbey İnan hanımefendiler ekibiyle çıkardıkları çocuk ve aile dergisinde canhıraş bir mücadele vermekteler. Ortak noktamız toplumun sürüklendiği uçurumda kadının rolü. Sağlıklı bir toplum inşa etmek, sağlıklı nesiller yetiştirmek için kadınların özverili ve fedakâr olması kaçınılmaz bir gerçek. Niye kadın sorusuna arkadaşımın bir serzenişiyle açıklık getireyim. Geçen hafta adam geldi, “vay anasına abi ya, dün o kadar uğraştım yanıma gelmek yerine kızanı (çocuğundan bahsediyor) aldı, gitti onun yanına yattı. İçler acısı bir durum. Hanımlar çocuklar sizin arkadaşlarınız değil, çocuğunuz. Onlarla arkadaş gibi olmayın. Zira onların bir tane anne-babası var ama çok arkadaşları olacak. Kocanızın hukukuyla çocuğunuzun hukukunu birbirine karıştırmayın. Bundan birkaç sene önce İstanbul’da bir seminerde bu konuyla ilgili bayan bir arkadaşla konuşuyoruz, ifade aynen şu “ valla biz kadınların canımız istemediği zaman, başımız bir ağrır, bir şey olur ama mutlaka bir bahanemiz olur yapmayız.” Kendisine dedim ki, siz kadınlar sürekli alış-veriş yapmayı seversiniz. Hatta evde olan bir çok şeyi vitrinlerde gördüğünüz de alacakmış gibi vitrinlerin başından ayrılmazsınız. Bu durumunuz komedi skeçlerine bile konu oluyor. Her gün vitrinlere bakmaktan bıkmıyorsunuz da kocanızın en doğal insani ihtiyacı için niye bahane arıyorsunuz? O ayrı bu ayrı. Evet hanımlar siz kocalarınızla aranızı ayırırsanız o da kendi hayatını devam ettirecek çareler aramaya başlar. Sizler kadar şanslı olmayan kadınlardan da hayat kadını sektörü oluşur. O kadınlara da yazık olur.
Doksanlı yıllarda da Fadime Şahin-Ali Kalkancı olayından ötürü bu konuyu tartışıyorduk. O zaman da bir çok bayan “iyi ki öyle yerler var da (Hayat kadınları sektörü) sokakta bizlere saldırmıyorlar”. Geldiğimiz noktada bunu iddia eden arkadaşlar acaba başlarını iki ellerinin arasına alıp yeniden düşündüler mi o zaman ki görüşlerini. Öyle ya o zamandan bu zamana çok şey değişti. Özge Can gibi nice genç kızlarımız evli sapık insanlar tarafından tecavüze yeltenip öldürüldüler. Umum hanelerin olması bu tür olayların önüne geçebildi mi? Veya bu tür olaylarda sizlerin de payı olduğunu düşündünüz mü? Artarak devam eden bu olaylar hiç düşünüldüğü izlenimi vermiyor. Evet hanımlar sizler çocuklarınıza iyi bir anne olurken “hayatım” diye sarılın kocalarınıza hayat kadınlığını yok edin, hatta kadına şiddet olaylarına hayat kadınlarına insanca yaşayacakları hayat temin etmeleri için destek vererek başlayın işe. Yoksa sağda solda kadına şiddet hayır levhaları asarak önüne geçemezsiniz. Her kadının aile ortamında insanca yaşama hakkı vardır. Siz bozulmaya yüz tutmuş aileleri kurtarın ki kadına şiddet sona ersin.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.