• BIST 75.764
  • Altın 127,791
  • Dolar 3,3775
  • Euro 3,6436
  • İstanbul 7 °C
  • Kocaeli 6 °C
  • Ankara 0 °C

Hakim güçler savaşı

Ahmet BEYZADE

 

Gecikmeli bir yazıyı daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Kurban bayramı sonrasıydı. Eski adıyla Tatar cami olan Osman Yılmaz caminin karşısındaki çay ocağında oturmuş arkadaşımı bekliyorum. Aynı mekanda benden büyük olduklarını tahmin ettiğim üç kişi ile bir de genç bir arkadaş hararetli bir şekilde sohbet ediyorlar. Aslında sohbette denmez caminin hocasını ve cemaati eleştiriyorlar. Tabi bunların şahsında da hükümete ver yansın ediyorlar.

Bu arkadaşlara göre, hoca yanlış vaazlar veriyor cemaatte birçok şeyi yanlış yapıyor ama kendileri ses çıkaramıyorlar. Nasıl çıkarsınlar ki, cemaatten bir kişi bile çıkıp sen haklısın deyip arkalarında durmuyor ki bu ağabeylerin. Yaşının 65 ve emekli öğretmen olduğunu söyleyen ağabeyimiz üstelik ayetlerle de tezini destekliyor. Buradan da hükümete yükleniyor; "İktidar olmadan önce bunlar, Hakimiyet Allah’ındır diyorlardı. İktidar olunca Cumhuriyetin değerlerine sarılıp hâkimiyet milletindir demeye başladılar."

'Ne oldu' diye de soruyor bu ağabeyimiz gıyabında hükümete, 'Zoru görünce, darbeleri yiyince nasıl da millete sarılıp hâkimiyet milletin diyorlar' diye inceden bam teline dokunduruyor. Ama bir sorun var, bu millet hükümetin yanlışlarını görmüyor ve bunlara halen destek veriyor. Üstelik bu fanileri de kimse dinlemiyor, destek vermiyorlar ki meramlarını anlatsınlar.

Epeyce sabırla dinledikten sonra söz isteyerek konuşmalara müdahil oldum. Size bir şey sormak istiyorum dedim. Sizler gördüğünüz yanlışlara destek bulamamaktan şikâyet ediyorsunuz, peki şimdi biri çıkıp sizin şu bilgileriniz yanlış derse siz hemen o yanlışı kabul edecek misiniz? Tabi dediler ya, yanlış yanlıştır, yanlışı savunamayız dediler.

Emekli öğretmen olduğunu söyleyen ağabeye dedim ki, hâkimiyet kayıtsız şartsız Allah’ındır. Hemen itiraz edip, olur mu öyle şey dedi. Bakın dedim, aldığınız nefesi veremediğiniz de hayat hakkınız elinizden alınıyorsa ve siz aldığınız nefese bile hâkim olamazken sizinle aynı düşünmeyen koca dünyaya nasıl hâkim olacaksınız?

Adamlar biraz da şaşırmış vaziyette beni dinlemeye devam ettiler. Evet, gerçekten hâkim olan Allah’tır. Fakat insana vermiş olduğu cüzi iradeyle bu hakkı yeryüzünde Allah adına kimin kullanacağı tartışmasıdır bütün bu kavgalar. Kimi Allah adına bunu millet kullansın der, kimi başkanlık der bunun adına, kimileri Parlamento der, kimileri de diktatörce kullanmak ister bu hakkı. Sonuçta kullanılacak bu hak bizlerin alıp veremeyeceğimiz son nefese kadar. Hâkim güç verdiği nefesi geri aldığından olay orada bitmiştir. Eğer ki insanoğlunun yeryüzü serüveni bu perspektiften değerlendirilirse insanoğlu meselelerinin büyük bir çoğunluğunu çözmüş olur. Aksi takdirde insanlar dünyevi menfaatler karışışında sen olacaktın ben olacaktım kavgasıyla huzuru da asayişi de her çözümü de savaş alanından ibaret görür dedim ve sustum. Kimseden çıt çıkmadı. Beklediğim arkadaş gelince müsaade isteyip oradan ayrıldım. Ama ne yazık ki bu tür temelsiz, mesnetsiz tartışmalar toplumumuzda halen devam etmektedir. Rabbim sonumuzu hayır eylesin inşallah.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Marmara Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 444 33 69 Faks : 0262 644 12 53