1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Fetva-ül Cuma
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

Fetva-ül Cuma

A+A-

Yattık virüs kalktık virüs, çattık virüs battık virüs, yazacak konuşacak bir şey kalmadı sabah virüs akam virüs. 

Bildik şeyleri yazmamak için bir süre sessiz kalmayı tercih ettim. Lakin gördüm ki bu virüsten daha çok ekmek çıkar. Virüs fırsatçılarına karşı bizde fırsatı değerlendirip yanlışlarını toplumla paylaşalım istedik.

Efendim Cuma namazı konusu Emevilerden beri tartışıla gelen bir konu. Bizim de gençlik yıllarımız da çokça tartıştığımız ve fakat mevcut bilgilerle işin içinden çıkamadığımız da bir konu.

Bir defa şunun altını kalın çizerek ifade edeyim ki bugün din adına uyduğumuz, uyguladığımız birçok fiiller tarihi süreç içerisinde kimi zaman Kur’an’a uygun kimi zaman da uymayan kısımlarda kılıç zoruyla alınmış fetvalardır.

Cuma namazının en çok tartışılan konularında başında gelmesinin sebebi ise içtimaiyi bir ibadet (toplu kılınması) olması görüşü ve bugün ki anlamıyla devlet başkanı tarafından tek bir yerde kıldırılması gerektiği görüşü.

Cumanın dışında aranan şartlarından sayılan başa tutuşturulmuş bu iki madde zaten diğerlerini çöpe atıyor. Bu iki maddeyi de en sert biçimde Emevi ve Abbasi halifeleri uygulamış. Bu da işin garip tarafı?

Maksadımız vaktiyle tartışılan bu hassas ve hararetli konuyu tekrar gündemimize taşımak, küllenmiş anızı tekrar harlayıp yangına dönüştürmek değil hiç şüphesiz. Din adına uygulanan bu ve benzeri bir çok konunun Kur’ani bir referansının olmadığını, zamanın şartlarına göre alınmış fetvalar olduğunu bilin istedim.

Malumunuz geçte olsa virüsten dolayı iki hafta önce Cuma namazı da dahil vakit namazlarının camilerde kılınması askıya alındı ve evlerinizde kılın denildi. 

Bence de doğru bir karar ve öyle de olması gerekiyordu. Tek endişem bunun bir zaruri ihtiyaçtan kaynaklı alınan bir karar olduğu unutulup istismar edilerek kalıcı hale gelmesi. Tıpkı diğer fetvalar da olduğu gibi.

Aynı endişeyi taşıdığını tahmin ettiğim diyanette kendince önlem alıp sembolik te olsa müftülerle birlikte geçen hafta Cuma namazı icra ederek başka bir yanlışa kapı aralardılar.

Cumanın dışında ve içinde aranan onca şart anlatacaksınız sonra da bunları çöpe atarak gidip Cuma namazı icra edeceksiniz, olacak iş değil.

Ya insanlara doğruları anlatmak bu kadar mı zor? Ya da insanları aptal yerine koyup nasıl olsa anlatsak da anlamazlar en iyisi biz ne biliyorsak onu mu yapalım deniliyor?

Her konuyu Kur’an da aramak yerine bir çok konunun kainat kitabında olduğunu kabul etmek bu kadar mı zor? Devletler bir çok konuda kainat kitabına göre karar veremezler mi?

Alın size işte virüs. Bunu ister ilahi bir ceza olarak kabul edin ister çevresel faktörlerin ortaya çıkardığı bir salgın olarak görün. Her ne olarak görecekseniz görün ama çözüme dini bir referans aramak yerine kainat kitabındaki tecrübelerde aramak daha makul ve akıllıca değil mi?

Bu konuda devlet zorunlu olmadıkça sokağa çıkma diyorsa çıkma arkadaş. Biraz tutarlı olun, insanlara çıkma deyip kendiniz sembolik namazlarla uğraşmayın. Allah (CC) kimin ne için, ne yaptığını, niçin yaptığını en iyi bilen. Cemaatle aramız soğumasın derken aranıza da mesafeler icat edip arayı açmayın. İnşallah bugün aynı gaflet tekrarlanmaz.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile….

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.