1. YAZARLAR

  2. Serap ÇAKIR

  3. Eskiden ‘’Eskiye rağbet olmaz’’ dı
Serap ÇAKIR

Serap ÇAKIR

Yazarın Tüm Yazıları >

Eskiden ‘’Eskiye rağbet olmaz’’ dı

A+A-

Eskiden,yani eskiden derken yakın geçmişte insanların dilinde olan bazı sözler vardı.’’Eskiye rağbet olmaz’’,’’Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı’’,’’Eski çam bardak oldu’’ gibi… Bu tarz atasözlerini,yeniliklerin eskileri aratmadığı zamanlarda yaşarken çok kullanırdık.Günümüzde ise çoğu değerlerimiz gibi bu atasözlerimizde önemini yitirdi.

 

O günler güzeldi.Ve o günleri çoğu insan gibi bende arıyorum.Sanattan,siyasete,eğitimden,özel hayata,arkadaş,toplum,ahlak,komşuluk,bayramlar,mahallelerimiz  yani kısacası toplumsal yapımız,yaşantılarımız ''A dan Z'' ye değişim içerisinde. İyi anlamda mı değişiyoruz ? Kesinlikle hayır. Toplum olarak ilerleme,çağdaşlaşma adı altında yozlaşma yaşıyoruz ve ahlaksızlık aldı başını gidiyor.Buna ilerlemeden çok gerileme desem geçmişe saygısızlık olur.Değişik bir durumdayız.Bazılarına sorsanız medeniyet ilerliyor,teknoloji gelişiyor,ülke nüfusu arttığından dolayı bozulmalar oluyor ve  tabi ki en önemli sebep ise lüks çokmuş, tüm bu bozulmaların sebebi lüksün ortaya çıkmasıymış.

 

Ben böyle bahanelere sığınanlara diyorum ki zamanına göre her dönemde lüks vardı. Her dönemde maddiyatı iyi olanlar lüks içinde yaşıyordu.O zamanlar maddiyatı kısıtlı olanlar da günümüzde şimdikiler nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyordu. Bu dünyada olduğu gibi güzel ülkemizde de her dönemde lüks yaşantı vardı. İmparatorluk zamanlarında da hüküm süren imparatorlar, soylular gibi yüksek sınıfdakiler bulundukları zamana göre lüks içinde zevki sefa sürerek yaşamışlar.Zaman geçtikçe tek değişen unsur ve bu yozlaşmanın tek sebebi insanlar. Önceden insanlarda gurur ,ar ahlaki bütün duygular paranın lüksün önünde yer alırdı ve   herkeste iman duygusuyla gelen kanaatkarlık vardı. Kimse bulunduğu durumdan şikayet etmezdi.Güçleri yettiğince çalışan,ailelerinin rızıklarını kazanan babalar vardı. Annelerin genelde çalışmadığı zamanlardı ve her evde 3- 5 çocuk olurdu.Ne o çocuklar aç yetişti ne de hırsız,arsız oldular.

 

Bir babanın maaşı herkese yeterdi çalıştığı sürece 2-3 katlı ev yapar arabalarını alır ve doğru zaman ve yaşta emekli olur aldıkları emekli maaşı da ellerinde kalırdı. Paranın değeri vardı.Aile düzeni vardı. Şimdi aile boyu herkes çalışırsa bir şeyler yapılabiliyor.Maalesef küreselleşmenin getirdikleri yenilikler bizden çok şeyler götürdü.

 

Psikiyatri ilaçları nedir bilmezdik,intihar olayı doğru dürüst duymazdık,cinayetler,hastalıklar yaygın değildi.Genel olarak sağlıklı ve mutlu yaşanırdı.Şimdi ise sağlıksız ürünlerle sağlıksız beslenme sonucunda toplumumuzda çoluk çocuk,genç ,yaşlı farketmeden ruhsal ve fiziksel hastalıklar çok yaygınlaştı.Doğal ürün ve gıdalar bulmakta zorlanır hale geldik.İçtiğimiz su,yediğimiz besinler hakkında nasıl,ne şekilde üretiliyor ? sorularını düşünerek araştırma ihtiyacı duyar olduk.

 

Akşamları ailece oturup izlenesi programlar,kabareler,eğlendirici programlar olurdu.Hem eğitir,hem güldürüp düşündürür,hem öğreticiydiler.Televizyonlara bakıyorsun izlenecek hali kalmadı. Şimdi hangi kanalı açsan saçma sapan programlar var. Açıkoturumlar olurdu. Kendini,konuşmasını bilen siyasetçiler vardı. Siyasiler  bir araya gelerek programlarda halkın önünde kozlarını paylaşırlardı. Biz o zamanlar hiçbir siyasetçinin ağzından hakaret,aşağılama,kötü söz duymadık.Eleştiriler bile saygı çerçevesinde olurdu. Şimdi nasıl ? Genelde her akşam bazı kanallarda tartışma programları oluyor.Açtığım gibi kapatıyorum.Programlarda  gazeteci,üniversite görevlisi,üniversite öğretim üyesi ünvanlı kişiler kısaca siyasetçilerden başka herkes siyasetçi edasıyla ülke gündemini konuşup kafa şişiriyorlar.Gazeteci , eğitimcinin siyasetle ne işi olur ? Ya da ülke gündemini,sorunlarını ne kadar biliyorlarda çıkıp anlatmaya çalışıyorlar.Onların yaptıkları sadece kendi fikirlerini açıklamak.Halbu ki bize fikir açıklayacak değil halkın nabzını iyi tutan ve ülke sorunlarına açıklık getirip vatandaşların kafalarındaki soruları cevaplayacak yetkililerin konuşmaları lazım.İşi en iyi yapan bilir.İnsan yapmadığı bir işi hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilir ki ?  Ne günlere kaldık….

 

Bilgi kirlilikleri ve bunca olumsuzluklara karşı bizim yapabileceğimiz tek şey her anlamda enine boyuna araştırmacı olmak doğruyu bularak ,doğru düşünüp,doğru yaşamaya çalışmak.

Önceki ve Sonraki Yazılar