• BIST 75.764
  • Altın 127,791
  • Dolar 3,3775
  • Euro 3,6436
  • İstanbul 7 °C
  • Kocaeli 6 °C
  • Ankara 0 °C

Engellilerin gözünden Recep Tayyip Erdoğan

Furkan Uğur EŞİTTİ

 

Efendim, aslında çok farklı bir konuyu işleyecektim. Ancak Cahit Hınıslıoğlu ağabeyimle bir istişare yaptıktan sonra aklıma doksanlı yılların Türkiye'si geldi.

İş bulamayan engellilerin kapı, kapı torpil aradığı zamanları hatırladım birden.

Okula kabul edilmeyen engelli annelerinin gözyaşlarını yeniden yüreğimin en derininde hissettim. Babaların yöneticilere sitemlerini yeniden duyar gibi oldum ve okula kabul edilmeyen engellilerin mahsun mahsun evlerine dönüp kendilerine açılacak kontenjanları bekledikleri günlere kıza kıza tuşlara dokundum.

Ve bizim mahallenin delikanlılarından bir tanesi olan o zamanın Tayyip ağabeysi, şimdiler de ise Cumhur'un Reisi olan bir yiğidin o yıllarda İstanbul belediye başkanı olduğu günler canlandı birden.  Ve bu yiğit adamın herkesin hayal olarak gördüğü işleri  başarmasından dolayı millet düşmanlarının korkmaya ve saldırmaya başladığı günlerin hiçte geride kalmadığını,  o dönemde içeriden saldırılan adama şimdilerde hem içeriden hem de dışarıdan saldırıların artarak devam ettiği bu günlere şanlı bir hizmet tarihi yazılarak nasıl gelindiğini düşündüm. Ve bu günleri bizlere yaşatan cenabı hakka şükürler ettim.  Herkesin bu olmaz bu yapılamaz dediği işleri yapan bu yiğit adam yapılamaz denen ne kadar iş varsa hepsini biz engelliler için yaptı.

 

Tayyip ağabey bir hayali daha gerçekleştirdi. Bir görme engelliyi kendisine belediye başkan danışmanı olarak aldı. Ve işte tamda o yıllarda bu gün engellilerin yaşadığı ak günlerin işaret fişeği atılmış oldu. Ak kadroların iktidara geldiği günler hafızalardaki yerini dün gibi taze tutuyor. 3 Kasım 2002 yılı engelliler için bir milat olarak kabul edilmeli desem aslında hiçte abartmış olmam. Şimdi gelin bu yiğit adamın engelliler için nasıl hizmetler yaptığını birlikte hatırlayalım.

 

·    Seçildiği büyükşehir belediye başkanlığının daha beşinci ayında yerel yönetimlerde Türkiye’de ilk defa Engelliler Koordinasyon Merkezi’ni kurdu ve törenle açılışını yaptı.

·     Evinden çıkamayan, Güneş’i bile göremeyen engellilerin evinden çıkıp hayatın güzellikleriyle tanışması ve hayata güçlü bir şekilde devam edebilmesi için ülkemizde İlk defa bir Engelliler Kampı açtı. Biliyor musunuz, dünyada çok az belediye engelli hemşerilerine bu hizmeti veriyor. İstanbul içinden ve dışından on binlercemiz bu hizmetten faydalandı.

·    Engellilerin engelsiz seyahat edebilmeleri için ilk defa İstanbul’da engellilere uygun otobüs alımını başlattı. Şu anda İstanbul’da neredeyse engel çıkaran otobüs kalmadı.

·   Saymakla bitmeyecek nice hizmetler. Ya Başbakanlığında?

Biliyor musunuz? Recep Tayyip Erdoğan öncesi;

 

·     3318 engelli bakılmak için bakımevlerinde sıra bekliyordu. "Ben öldükten sonra yavrum ne olacak?" acısını çekmeyen bu ıstırabı bilemez. Ya şimdi? Sıfır.

 

·     Sadece ailesi SSK’lı veya memur olan engelli çocuklar rehabilitasyon alabiliyordu. Ya şimdi? Hepsi.

 

·     Ağır bir engeli olan kardeşimize bakmak için aileden biri de çalışamıyor, adeta ailenin fakirleşmesine katkı yapıyordu. Ya şimdi? Her ay asgari ücret maaş alabiliyor.

 

·      "Sağlamlara hele bir bulalım" dendiği, sanki engelliler üretemez, çalışıp ülkesine, ailesine ve kendine faydalı olamaz sanıldığı dönemler yaşadık.

Ya şimdi? Yüz binlercemiz iş sahibi oldu, devlet memuru olma imkân vanaları sonuna kadar açıldı. Öğretmen olabilecek engelliden daha fazla sayıda kontenjanlar verildi.

 

·      "Hukuk önünde herkes eşit" deniyordu lakin birçok ilan veya açıklamalarda "Bedensel veya zihinsel sakatlığı olmamak" gibi çok çok özel şartlar belirtiliyordu.

Ya şimdi? Ayrımcılık suç ve dünyada bu ayrımcılığı yapanlar 6 aydan 1 yıla hapis cezasıyla yargılanıyor.

 

Hangi birini sayalım?

Sağlıktaki insan onuruna uygun değişimi mi?

Spordaki lisanslı engelli sporcu sayısının 2 binden 40 bine çıkması sonucunda uluslararası müsabakalarda ülkemizi gururla temsil etmemizi mi?

Önümüzden kalkan üniversite, kültür, din hizmetleri alanındaki engelleri mi yoksa kamunun, toplumun hatta ailemizin nazarındaki iade edilen itibarımızı mı?

İşte milat dememin sebepleri.

Gerisini engellilerin yüreklerine bırakıyorum vesselam.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Marmara Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 444 33 69 Faks : 0262 644 12 53