1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Durdurun şu adamları!
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Durdurun şu adamları!

A+A-

          Sevgili okurlarım bugün tam da Ramazan ayına birkaç gün kala beynimize sürekli hucüm eden ve artık tahammülümüzü zorlayan bir konuyu işleyeceğiz. Malum Peygamberimizin vefatından itibaren bir çok İslam alimi yaptıkları hassas araştırmalarla ve yazdıkları kitaplarla İslam dininin sapasağlam bir şekilde bizlere kadar ulaşmasına vesile olmuşlar. Fakat bunun ötesinde Ehli-sünnet dediğimiz çizgiden bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde ayrılarak yanlışa sapanlar da olmuştur. Biz bunların hepsini ayrı ayrı anlatıp İslam'a verdikleri zararı ve hangi yapılanma ve mihraklara alan açtıklarını saatlerce değerlendirebiliriz. Ama biz hızla günümüze gelelim. 
           28 Şubat sürecinde egemen olduğunu düşünenlerin, namaz kılanları bile takibe aldığı, TV ekranlarında dini bir kavramın dahi kullanılmasına tahammüllerinin olmadığı dönemde, her nedense kimse müdahale etmeden bu sürecin ekran tetikçisi olan bazı sunucuların programlarında eline Kuran’ı alarak 'Buna tabi olun' diye bağırararak, iyi niyetli Anadolu insanının da helal olsun, böyle bir dönemde bu cümleleri kurabilecek adam var dedirtip, arkasından da Kuran’dan başka kaynak tanımam, diyerek insanların gönüllerinde ki Kuran ve Sünnet bütünlüğünü yıkmaya çalışanları gördük. O süreçten günümüze kadar namazın üç vakit olduğunu mu iddia etmediler, kendince tefsir yazıp içerisine çıplak kadın figürü koyanları mı görmedik, her kurban bayramı öncesi tavuktan, horozdan kurban olduğunu söyleyenleri ise hepimiz ibretle izledik. Her Ramazan ayının iftarı yada sahurunda belki insaf ehli biri çıkarda bir şeyler anlatır diye televizyonunu açan insanımız, adının başına ilahiyatçı yazan bazı kişilerin bütün egosuyla koltuğuna yaslanıp, oruçları nasıl yanlış tuttuğumuzu, teravih diye bir namazın olmadığını, sünnetin kaynak olmadığını, hatta namaz diye bir şeyin olmadığını iddia eden, uğraşları ve çalışmaları ile dinimizin bugünlere kadar sapasaplam ulaşmasına vesile olan İmam Azam ve Şafii gibi mezhep alimlerine, İmam Buhari ve Müslim gibi hadis alimlerine karşı saygısız bir üslupla saldıran, Kuran, Sünnet bütünlüğüne saldıran ve İslam binasını baltalayabilmek için nefret kusanları gördük. 
            İşini beyefendice yapan, mukaddesatımıza inançlarımıza ve değerlerimize saygılı olan kıymetli hocalarımızı tenzih ediyorum, fakat bir kimliğin altına sığındırılarak hala devam eden, Sünnet-Hadis düşmanlığı ve geçmişte dinimizin bugünlere sağlam bir şekilde ulaşmasına vesile olan müçtehit alimlere karşı takınılan ukalaca tavırlar artık hepimizin midesini bulandırmaktardır. İlahiyatçı olsun ya da olmasın her kim ekranlardan bizim bindörtyüz yıldır sadakatle yaşamaya çalıştığımız inançlarımıza, ibadetlerimize, Kuran’ı Kerim'in tebliğicisi ve açıklayıcısı olan Peygamber efendimizin sünnetine-hadislere, araştırmaları, kitapları, yetiştirdikleri öğrencileri ve ekolleriyle sağlam islam anlayışının günümüze ulaşmasına vesile olan müçtehit mezhep alimlerine dil uzatan bu saygısız ve egoist insanlara ben bir müslüman olarak artık tahammül edemiyorum. Ve buradan YÖK’e sesleniyorum, bu kendini ilahiyatçı olarak anıtan veya ilahiyatçı kimliğinin altına sığınarak değerlerimize ibadetlerimize saldıran kişileri durdurun. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı, artık sesini çıkar ve kutsallarımıza, inançlarımıza, yaşadığımız değerlerimize hakaret eden ve toplumun kafasını karıştırmaya çalışan bu adamlara artık dur diyin. 
             Allah'ın selamı üzerinize olsun

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum