1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Dokunulmazlık ve kamu vicdanı
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Dokunulmazlık ve kamu vicdanı

A+A-

Ülkenin hiçbir meselesi kalmamış, çözülecek hiçbir sorunumuz yok başta ana muhalefet lideri olmak üzer meclisteki çoğu vekil kalkmış dokunulmazlıkların hepsini kaldıralım diyor. Eski Türkiye alışkanlıklarından bir türlü vaz geçemiyorlar. Ya bu adamlar siyaset bilmiyorlar ya da beklentileri farklı. Siyaset üretemeyince eskiden yürüttükleri argümanlara sarılıyorlar. Değişmesi gereken bir anayasa ve uygulanamayan yasalar varken ille de dokunulmazlık diyorlar.
Şunu özellikle altını kalın çizgilerle çizerek ifade edeyim ki hiç kimse dokunulmaz değil, gerekirse herkese dokunulsun. Lakin at iziyle it izi bir birinden ayrılsın. Biliyorsunuz daha düne kadar parti kapatmak çok kolaydı ve adeta modaydı. Bundan en çokta bugünkü iktidar mensupları çektik. Bu yüzden de parti kapatmayı zorlaştırdılar. Niye, çünkü çalışabilecek insanlara zaten parti kapatılarak dokunuluyordu, hiç iş yapmayanlar da ellerini kollarını sallayarak mecliste dolanıyordu. Hep aynı düşüncedeki partiler kapatılıyor veya o düşüncedeki vekillerin bir yolu bulunup dokunulmazlığı kaldırılıyor, meclis dışına itiliyor ve de dokunuluyordu.  Oysa millet onları ülkenin sorunlarını çözsünler, millete verdikleri sözleri yerine getirsinler diye seçiyorlar. Yani dokunulmazlık kararı millete ait. Eğer beğenmezse bir sonraki seçimde o vekile dokunur ve bir daha seçmez. Dokunulmazlık kaldırılsın, birileri de milletin seçtiği vekile rahatça dokunsun ama arka planda birileri de rahatça hareket etsin. Yok öyle bir şey. Evet kaldırılsın ama önce değişmesi gereken kanunlar değişsin. Zaten vatandaşa isteyen istediği gibi dokunuyor, bırakın da vatandaş da dokunulması gerekenlere dokunsun.
Üniversitede okuyan çocuğu olan bir baba anlattı. Çocuğunun evine hırsız girmiş, ev sahibine ait televizyonu çalmış. Çocuk da hem polise hem ev sahibine haber vermiş. Aradan 6-7 ay geçtikten sonra hırsızlar yakalanmış. Çocuğu karakola çağırıp davacı olup olmadığını sormuşlar. Tabi bu konularda tecrübesi olmadığı için, önce ev sahibime sorayım demiş. Ev sahibi sen bilirsin demiş. Polis de verilen bilgi, sen davacı olmazsan 3 yıl yatar, davacı olursa 5 yıl. Şimdi çocuk kara kara düşünüp babasını aramış. Delikanlının vicdanı tamamen milletin vicdanı. Diyor ki; davacı olmasam, bunu meslek edinmiş bu insanlar 3 yıl yatıp çıkacak ve bir başkasının canını yakmaya devam edecekler. Şikayetçi olsam bu sefer beni takip edip, senin yüzünden iki yıl fazla yattık diyecekler. İki arada bir derede misali. Delikanlı yerden göğe kadar haklı. Şimdi sayın vekiller bu ülkeyi suç cenneti haline getiren böylesi önemli sorunlar varken, anne-babalar yarınları için bin bir zahmetle çocuklarının eğitimleri için mücadele ederken, birileri de hiç zahmet etmeden bu emekleri çalarken ve hırsızla mağduru karşı karşıya getiren böyle uygulamalar varken siz kimin dokunulmazlığı için çalışıyorsunuz. Vatandaşın, malına, canına ve dahi namusuna her gün birileri zaten dokunuyor ve elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Siz vatandaşa dokunulamayan ,vatandaşın canını, malını ve namusunu garanti altına alacak kanunları ve düzenlemeleri ne zaman düşünüp gereğini yapacaksınız? Bırakın dokunulmazlık muhabbetini günü gelince millet zaten dokunacak birilerine.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar